Hindistan'ın Etkin Doğu Politikası (Act East Policy), yalnızca stratejik söylemlerle değil, Kuzeydoğu Hindistan'ın kalkınması ve bölgesel entegrasyonuyla da değerlendirilmelidir. Bu politikanın hayata geçirilmesinde kilit rol oynayan BIMSTEC (Bengal Körfezi Çok Sektörlü Teknik ve Ekonomik İşbirliği Girişimi), Hindistan'ın doğu komşularıyla bağlantısını güçlendiren ve bölgeyi Güneydoğu Asya'ya açılan bir kapı haline getiren önemli bir mekanizmadır. Ancak Kuzeydoğu Hindistan'ın altyapı, bağlantı ve güvenlik sorunları, bu politikanın başarısını doğrudan etkileyen faktörler arasında yer alıyor.
Gelişmenin Arka Planı: BIMSTEC ve Kuzeydoğu Hindistan'ın Stratejik Önemi
1997 yılında kurulan BIMSTEC, Hindistan, Bangladeş, Myanmar, Sri Lanka, Tayland, Nepal ve Butan'dan oluşan yedi üyeli bir bölgesel örgüttür. Örgütün temel amacı, üye ülkeler arasında ticaret, yatırım, teknoloji ve enerji alanlarında işbirliğini artırarak Güney ve Güneydoğu Asya arasında bir köprü işlevi görmektir. Hindistan için BIMSTEC, özellikle Kuzeydoğu eyaletlerinin gelişimi açısından kritik bir öneme sahiptir. Assam, Meghalaya, Mizoram, Manipur, Nagaland, Tripura ve Sikkim gibi eyaletler, coğrafi olarak Hindistan'ın geri kalanından dar bir kara koridoru (Siliguri Koridoru) ile ayrılmış durumdadır. Bu bölgeler, Myanmar, Bangladeş, Butan ve Nepal ile sınır komşusudur ve BIMSTEC aracılığıyla bu ülkelere açılan bir pencere sunar. Ancak yıllardır süren çatışmalar, etnik gerilimler, yetersiz altyapı ve lojistik zorluklar, bölgenin potansiyelini tam olarak kullanmasını engellemektedir.
Hindistan'ın Etkin Doğu Politikası, 2014 yılında Narendra Modi hükümeti tarafından duyurulmuş ve ASEAN ülkeleriyle ilişkileri derinleştirmeyi, aynı zamanda komşularla bağlantıyı artırmayı hedeflemiştir. Politikanın merkezinde, Kuzeydoğu Hindistan'ın bir “bağlantı merkezi” haline getirilmesi yer alır. Bu çerçevede, Myanmar üzerinden Tayland'a uzanan karayolu ve demiryolu projeleri, sınır ötesi enerji hatları ve dijital altyapı yatırımları planlanmıştır. Ancak bu projelerin çoğu, özellikle Myanmar'daki iç savaş, Bangladeş ile su paylaşımı anlaşmazlıkları ve bölgedeki güvenlik sorunları nedeniyle yavaş ilerlemektedir. BIMSTEC, bu engelleri aşmak için bir platform olarak görülse de, örgütün etkinliği üye ülkeler arasındaki siyasi irade farklılıkları ve kurumsal kapasite eksiklikleri nedeniyle sınırlı kalmıştır.
Bölgesel ve Küresel Boyut: BIMSTEC'in Geleceği ve Hindistan'ın Rolü
BIMSTEC, SAARC'ın (Güney Asya Bölgesel İşbirliği Teşkilatı) Hindistan-Pakistan gerginliği nedeniyle zayıflamasından sonra Hindistan için daha cazip bir bölgesel yapı haline gelmiştir. Örgüt, 2023 yılında Colombo'da düzenlenen 6. Zirve'de 2026 yılına kadar bir serbest ticaret anlaşması (FTA) hedefini yeniden teyit etmiş ve deniz güvenliği, terörle mücadele ve afet yönetimi gibi alanlarda işbirliğini artırma kararı almıştır. Ancak FTA müzakereleri, tarım ürünleri, tekstil ve hizmet sektörlerindeki korumacılık nedeniyle yıllardır tıkanmış durumdadır. Ayrıca, Çin'in Bengal Körfezi'ndeki artan nüfuzu (Örneğin, Myanmar'daki Kyaukphyu limanı ve Bangladeş'teki altyapı yatırımları) Hindistan'ı BIMSTEC'i daha aktif kullanmaya itmektedir.
Kuzeydoğu Hindistan açısından BIMSTEC, sadece ekonomik entegrasyon değil, aynı zamanda bölgeye barış ve istikrar getirme potansiyeli taşımaktadır. Sınır ötesi bağlantı projeleri, etnik gruplar arası ticareti ve kültürel alışverişi artırabilir, böylece çatışmaları azaltabilir. Örneğin, Hindistan-Myanmar sınırındaki Moreh-Tamu sınır kapısı, iki ülke arasındaki ticaretin canlanmasını sağlamış, ancak güvenlik endişeleri ve altyapı eksiklikleri bu potansiyeli sınırlamıştır. Benzer şekilde, Bangladeş ile Akhaura-Agartala demiryolu bağlantısı 2022'de tamamlanmış olsa da, daha büyük projeler (örneğin, Rupsha demiryolu köprüsü) hala beklemektedir. Hindistan'ın Kuzeydoğu'da barışı tesis etmek için imzaladığı uzlaşma anlaşmaları (Assam'daki Bodo anlaşması ve Nagaland'daki NSCN-IM ile görüşmeler) da BIMSTEC'in sağladığı ekonomik fırsatlarla desteklenmelidir. Aksi takdirde, bölge bir kez daha ihmal edilmiş ve çatışmalara sürüklenmiş hissedebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
BIMSTEC ve Hindistan'ın kuzeydoğu politikası, Türkiye için doğrudan bir bağlantı içermese de küresel güç dengeleri açısından önemlidir. Hindistan'ın Çin karşısında bölgesel işbirliğini güçlendirme çabaları, Asya'daki jeopolitik rekabeti derinleştirmektedir. Türkiye, Orta Asya ve Kafkaslar'da benzer bir bölgesel işbirliği modelini (örneğin, Türk Devletleri Teşkilatı) uygularken, BIMSTEC'in başarısı veya başarısızlığı, bölgesel örgütlerin etkinliğine dair dersler sunabilir. Ayrıca, Hindistan'ın Doğu politikası, Türkiye'nin Güney Asya'daki ticari ve diplomatik ilişkilerini çeşitlendirme stratejisiyle örtüşebilir. Özellikle Bangladeş ve Myanmar gibi ülkelerle Türkiye'nin geliştirdiği bağlar, BIMSTEC bölgesindeki altyapı projelerine Türk firmalarının katılımı için bir giriş kapısı olabilir. Sonuç olarak, bu gelişmeler Türkiye'nin çok kutuplu dünyada dengeli bir dış politika izlemesine yardımcı olabilecek küresel eğilimlerin bir parçasıdır.