ABD'nin okyanus gözlem sistemini dağıtma planı, hava durumu tahminlerinin doğruluğunu 'ciddi şekilde düşürecek' ve dünyayı iklim değişikliği ve deniz seviyesi yükselmesi konusunda 'kör uçmaya' mahkum edecek. Bilim insanları, Trump yönetiminin önerdiği bu adımın, küresel ölçekte kullanılan okyanus verilerinin toplanmasını durduracağı ve bunun uzun vadede hem ABD hem de diğer ülkeler için telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açacağı konusunda uyarıyor.
Gelişmenin Arka Planı
Okyanus Gözlemleri Girişimi (OOI), ABD Ulusal Bilim Vakfı (NSF) tarafından finanse edilen ve dünya okyanuslarının fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerini sürekli olarak izleyen bir sistemdir. Atlantik, Pasifik ve Güney Okyanusu'nda yer alan sabit ve hareketli platformlardan oluşan bu ağ, deniz yüzeyi sıcaklığı, tuzluluk oranı, akıntılar ve karbon emilimi gibi hayati verileri sağlıyor. Trump yönetiminin 2026 bütçe teklifi, OOI'ye ayrılan 55 milyon dolarlık fonun kesilmesini öngörüyor. Bilim insanları bu kararın, sadece ABD'nin değil, aynı zamanda Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) gibi uluslararası kuruluşların da yararlandığı veri akışını baltalayacağını belirtiyor.
OOI'nin kaldırılması, özellikle kasırga tahminleri, El Niño ve La Niña döngülerinin izlenmesi ve küresel iklim modellerinin iyileştirilmesi açısından kritik öneme sahip. Uzmanlar, sistemin devre dışı bırakılmasının, 20 yıllık bir veri birikimini kesintiye uğratarak iklim bilimi araştırmalarını onlarca yıl geriye atacağını ifade ediyor.
Küresel Etkiler ve Tepkiler
Avrupa Birliği ve Japonya'nın da aralarında bulunduğu birçok ülke, ABD'nin bu hamlesine sert tepki gösterdi. Avrupa Uzay Ajansı (ESA) yetkilileri, okyanus gözlemlerinin küresel bir kamu malı olduğunu ve tek bir ülkenin bütçe kısıtlamaları nedeniyle bu sistemin çökertilmesinin kabul edilemez olduğunu söylüyor. BM İklim Değişikliği Paneli (IPCC) eski başkanı Dr. Rajendra Pachauri, 'Okyanuslar gezegenimizin iklim düzenleyicisidir. Onları izlemeyi bırakırsak, gelecekteki seller, kuraklıklar ve deniz seviyesi yükselişi konusunda adeta körleşiriz' dedi.
Trump yönetimi ise sistemin maliyetini gerekçe göstererek, özel sektörün benzer verileri sağlayabileceğini iddia ediyor. Ancak bilim çevreleri, özel şirketlerin bu tür uzun vadeli, kâr amacı gütmeyen araştırmalara yatırım yapmayacağını savunuyor. Okyanus gözlem sisteminin kaldırılması, deniz ticareti, balıkçılık ve kıyı yönetimi gibi sektörleri de olumsuz etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye gibi denizlerle çevrili ve kıyı bölgelerinde yoğun nüfusa sahip bir ülke için doğrudan endişe kaynağıdır. Okyanus verilerindeki eksiklik, Akdeniz ve Karadeniz'de hava tahminlerini ve deniz seviyesi projeksiyonlarını etkileyebilir. Türkiye'nin iklim değişikliğine uyum stratejileri, küresel okyanus verilerine bağımlıdır; bu veriler olmadan kıyı erozyonu, balıkçılık kaynakları ve deniz trafiği yönetiminde aksaklıklar yaşanabilir. Ayrıca, ABD'nin bu kararı, uluslararası iş birliğinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Türkiye, bu tür küresel izleme sistemlerinin sürdürülmesi için diplomatik girişimlerde bulunmalı, kendi deniz araştırma kapasitesini artırmalıdır.