ABD Başkanı Donald Trump, selefi Joe Biden döneminde yaşanan yasa dışı göç dalgasının ülkede konut fiyatlarını yüzde 30 oranında yükselttiğini öne süren bir araştırmayı gündeme taşıdı. Trump'ın bu iddiası, Amerikan siyasetinde göç ve konut krizini birbirine bağlayan tartışmaları yeniden alevlendirdi. Peki veriler gerçekten bu iddiayı destekliyor mu? Uzmanlar, konut fiyatlarındaki artışın tek bir faktöre bağlanamayacağını, pandemi sonrası talep patlaması, faiz oranları ve arz darboğazının daha belirleyici olduğunu belirtiyor.
Trump'ın İddiasının Arkasındaki Çalışma
Trump'ın referans gösterdiği araştırma, sağ eğilimli düşünce kuruluşu Federation for American Immigration Reform (FAIR) tarafından yayımlandı. Çalışma, Biden yönetimi sırasında ülkeye giren yasa dışı göçmen sayısının konut talebini yapay olarak şişirdiğini ve bunun da fiyatları yukarı çektiğini iddia ediyor. FAIR'in tahminlerine göre, 2021-2024 arasında yaklaşık 8 milyon yasa dışı göçmen ABD'ye giriş yaptı ve bu durum konut piyasasında arz-talep dengesini bozdu. Ancak bağımsız iktisatçılar, FAIR'in metodolojisini sorguluyor. Öncelikle, yasa dışı göçmenlerin konut talebine etkisini ölçmek oldukça zor; çoğu kayıt dışı ekonomide çalıştığı için resmi verilere yansımıyor. Ayrıca, konut fiyatlarındaki yüzde 30'luk artışın büyük bölümü 2020-2022 arasında, yani Biden'ın göç politikalarının henüz tam şekillenmediği dönemde yaşandı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'deki konut fiyat artışı sadece göçle açıklanamayacak kadar karmaşık bir tablo çiziyor. Federal Reserve'in faiz oranlarını yükseltmesi, inşaat maliyetlerindeki artış ve pandemi sonrası uzaktan çalışmanın yaygınlaşmasıyla banliyölerde konut talebinin patlaması fiyatların yükselmesinde başlıca etkenler oldu. Küresel ölçekte ise benzer bir konut krizi birçok gelişmiş ülkede görülüyor. Özellikle Kanada, Avustralya ve Birleşik Krallık'ta da göçün konut fiyatlarına etkisi tartışılıyor. Ancak uzmanlar, göçün uzun vadede ekonomik büyümeye katkı sağladığını, kısa vadeli fiyat dalgalanmalarının ise arz politikalarıyla yönetilebileceğini vurguluyor. Trump'ın bu konuyu seçim kampanyasında kullanması, göç karşıtı söylemini güçlendirme çabası olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki bu tartışma, Türkiye'de de benzer bir gündemi akla getiriyor. Türkiye'de son yıllarda yaşanan yoğun göç dalgası, özellikle büyük şehirlerde kira ve konut fiyatlarını etkilemiş durumda. Ancak burada da tek faktör göç değil; döviz kuru dalgalanmaları, inşaat sektöründeki daralma ve yüksek enflasyon fiyatları belirleyen ana unsurlar. Türkiye'nin konut politikalarını sadece göç üzerinden değil, yapısal reformlarla ele alması gerekiyor. Aksi takdirde, popülist söylemler kısa vadede oy getirse de uzun vadede çözüm üretmekte yetersiz kalıyor.