Eski ABD Başkanı Joe Biden, 11 Eylül 2001 terör saldırılarının 25. yıl dönümünde New York'taki Ground Zero'da düzenlenecek anma törenine katılacak. NewsNation'ın Çarşamba günü doğruladığı bilgiye göre, Biden'ın sözcüsü eski başkanın 11 Eylül anma etkinliğine katılma planlarını ağa teyit etti. Tören, saldırıların gerçekleştiği Dünya Ticaret Merkezi'nin bulunduğu alanda yapılacak.
11 Eylül saldırılarının 25. yılı: Biden Ground Zero'da
2001 yılında El Kaide tarafından gerçekleştirilen ve yaklaşık 3 bin kişinin hayatını kaybettiği 11 Eylül saldırılarının üzerinden çeyrek asır geçti. New York'taki Dünya Ticaret Merkezi kulelerine, Pentagon'a ve Pensilvanya'da düşürülen United Airlines 93 sefer sayılı uçağa yönelik saldırılar, ABD tarihinin en ölümcül terör eylemi olarak kayıtlara geçti.
Biden'ın katılacağı tören, her yıl olduğu gibi Ground Zero'daki Ulusal 11 Eylül Anıtı'nda düzenlenecek. Etkinlikte saldırılarda hayatını kaybedenlerin isimleri okunacak ve kurbanlar anılacak. 25. yıl dönümü olması nedeniyle törenin bu yıl daha geniş katılımlı olması ve eski başkanların yanı sıra üst düzey yetkililerin de yer alması bekleniyor.
Biden'ın anma törenine katılma kararı, ABD'de 11 Eylül saldırılarının ulusal hafızadaki yerini ve terörle mücadelede siyasi sürekliliği göstermesi açısından önem taşıyor. Eski başkanın törende yapacağı konuşmada birlik ve dayanışma mesajları vermesi bekleniyor. Ancak etkinliğin detaylarına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Bölgesel ve küresel boyut: 11 Eylül sonrası dünya düzeni
11 Eylül saldırıları, sadece ABD'yi değil, tüm dünyayı derinden etkileyen bir dönüm noktası oldu. Saldırıların ardından ABD öncülüğünde başlatılan "Teröre Karşı Küresel Savaş", Afganistan ve Irak müdahalelerini beraberinde getirdi. Bu süreç, Orta Doğu'da yıllarca süren istikrarsızlığa, milyonlarca insanın yerinden edilmesine ve küresel güvenlik mimarisinin yeniden şekillenmesine yol açtı.
NATO, 11 Eylül sonrasında tarihinde ilk kez 5. Madde'yi işleterek ABD'ye destek verdi. Bu, ittifakın kolektif savunma ilkesinin somut bir yansıması oldu. Ancak yıllar içinde Afganistan'daki NATO misyonu ve Irak savaşı, ittifak içinde görüş ayrılıklarını da beraberinde getirdi.
25. yıl dönümü, küresel terörle mücadelenin geldiği noktayı değerlendirmek için de bir fırsat sunuyor. El Kaide lideri Usame bin Ladin 2011'de öldürüldü, ancak terör örgütleri farklı formlarda varlığını sürdürüyor. IŞİD gibi yeni yapılar ortaya çıktı, siber terörizm ve radikalleşme yeni tehdit alanları olarak öne çıktı. ABD'nin 2021'de Afganistan'dan çekilmesi, bölgede güç boşluğu yarattı ve terörle mücadelede yeni tartışmaları başlattı.
11 Eylül, aynı zamanda ABD'nin ulusal güvenlik politikalarını kökten değiştirdi. Vatan Güvenlik Bakanlığı'nın kurulması, istihbarat reformları ve gözetim programları bu dönemin ürünü. Saldırılar, küresel havacılık güvenliğinden göç politikalarına kadar pek çok alanda kalıcı değişikliklere yol açtı.
Biden'ın törene katılması, 25 yıl sonra bile 11 Eylül'ün ABD siyasetindeki merkezi yerini koruduğunu gösteriyor. Anma törenleri, siyasi ayrılıklara rağmen ulusal birlik vurgusunun yapıldığı ender anlardan biri olarak öne çıkıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, 11 Eylül saldırılarının ardından terörle mücadelede uluslararası koalisyonun parçası oldu ve NATO içindeki dayanışmayı güçlendirdi. Ancak yıllar içinde özellikle Suriye ve Irak'taki gelişmeler, Türkiye'nin güvenlik öncelikleri ile ABD'nin bölgesel stratejileri arasında farklılıklar doğurdu. PKK/YPG ile mücadelede yaşanan görüş ayrılıkları, iki müttefik arasında gerilim yarattı. 11 Eylül sonrası dönemde Türkiye, terörle mücadelede kendi sınır güvenliğini önceliklendirirken, aynı zamanda bölgesel istikrarın sağlanması için diplomatik girişimlerde bulundu. Biden'ın anma törenine katılması, Türkiye-ABD ilişkilerinde doğrudan bir etki yaratmasa da, terörle mücadelede ortak hafıza ve iş birliği vurgusu açısından sembolik bir önem taşıyor.