ABD Temsilciler Meclisi, Yüksek Mahkeme'nin yargıç sayısını dokuz ile sınırlayan anayasa değişikliği teklifini reddetti. Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, Demokratları mahkemenin bağımsızlığını ve bütünlüğünü savunmaya karşı oy kullanmakla eleştirdi. Teklif, özellikle Demokratların Yüksek Mahkeme'yi genişletme çağrılarına karşı bir önlem olarak sunuldu.
Değişiklik Teklifinin Arka Planı
Yüksek Mahkeme'nin yargıç sayısı Anayasa'da açıkça belirtilmemiş; 1869'dan bu yana dokuz yargıç görev yapıyor. Son yıllarda Demokratlar, özellikle eski Başkan Donald Trump döneminde üç yargıç atanmasının ardından mahkemenin muhafazakâr çoğunluğa kaydığını savunarak, mahkemeyi genişletme (court-packing) fikrini tartışmaya açtı. Cumhuriyetçiler ise bunu bir güç gaspı olarak görüyor ve yargı bağımsızlığını korumak için anayasal güvence istiyor.
Temsilciler Meclisi'nde yapılan oylamada, anayasa değişikliği teklifi gerekli üçte iki çoğunluğu sağlayamayarak reddedildi. Oylama sırasında Cumhuriyetçiler teklifi desteklerken, Demokratların büyük çoğunluğu karşı oy kullandı. Johnson, oylama sonrası yaptığı açıklamada, "Demokratlar, mahkemenin bütünlüğünü savunmak yerine onu siyasi bir araç haline getirmeyi tercih ediyor" dedi.
Siyasi Yansımalar ve Gelecek Perspektifi
Bu oylama, ABD'de yargı reformu tartışmalarının ne kadar kutuplaştığını gözler önüne seriyor. Anayasa değişikliği süreci, hem Temsilciler Meclisi hem Senato'da üçte iki çoğunluk, ardından eyaletlerin dörtte üçünün onayını gerektiriyor; bu da son derece zor bir yol. Demokratlar, Yüksek Mahkeme'nin son dönemdeki muhafazakâr kararlarını (kürtaj hakkı, silah kontrolü, iklim düzenlemeleri) gerekçe göstererek yapısal değişiklik çağrılarını sürdürüyor. Cumhuriyetçiler ise mahkemenin mevcut yapısının korunması gerektiğini savunuyor.
Uzmanlara göre, bu oylama sembolik bir adım olmanın ötesine geçemeyecek; zira anayasa değişikliği için gereken geniş uzlaşma şu anki siyasi iklimde imkânsız görünüyor. Ancak konu, 2024 seçimleri öncesinde her iki partinin de tabanını mobilize etmek için kullanacağı bir koz olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki bu iç siyasi gelişme, doğrudan Türkiye'yi etkilememekle birlikte, ABD'nin yargı sistemi ve siyasi istikrarına dair algıyı etkileyebilir. Türkiye, ABD ile stratejik ilişkilerinde (Suriye, NATO, savunma sanayi, FETÖ iadesi gibi konularda) yargı ve siyasi karar alma mekanizmalarının işleyişini yakından takip ediyor. ABD'de yargı atamaları ve mahkeme yapısı üzerine yaşanan bu tür tartışmalar, Türkiye'nin Washington'daki muhataplarının önceliklerini ve zamanlamasını dolaylı olarak etkileyebilir. Ayrıca, ABD'nin iç kutuplaşması, küresel liderlik kapasitesi ve dış politika tutarlılığı konusunda soru işaretleri yaratıyor; bu da Türkiye gibi bölgesel aktörlerin manevra alanını genişletebilir.