ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Temsilciler Meclisi Yollar ve Araçlar Komitesi’nde yaptığı açıklamada, Trump yönetiminin federal akaryakıt vergisini (gas tax) kaldırmak için Kongre’ye resmen başvurduğunu duyurdu. Bloomberg’in aktardığı bilgiye göre Beyaz Saray, bu adımla Amerikalı tüketicilerin pompa fiyatları üzerindeki yükünü hafifletmeyi ve enflasyon baskısını azaltmayı amaçlıyor. Vergi, şu anda galon başına 18,4 sent olarak uygulanıyor ve Karayolları Güven Fonu’na (Highway Trust Fund) aktarılıyor.
Gelişmenin arka planı
Federal akaryakıt vergisi, 1932 yılından bu yana ABD’nin karayolu altyapısının finansmanında kritik bir rol oynuyor. Trump yönetimi, bu verginin kaldırılmasının tüketicilere doğrudan yansıyacağını ve akaryakıt fiyatlarında anında bir düşüş sağlayacağını savunuyor. Ancak eleştirmenler, bu hamlenin Karayolları Güven Fonu’nu yıllık yaklaşık 40 milyar dolarlık gelirden mahrum bırakacağına ve altyapı projelerini tehlikeye atacağına dikkat çekiyor. Bessent ise komite üyelerine, altyapı harcamalarının alternatif kaynaklarla finanse edilebileceğini belirtti.
Vergi indirimi, Trump’ın seçim kampanyasında vaat ettiği “Amerikalıları enflasyondan koruma” söyleminin bir parçası olarak görülüyor. ABD’de akaryakıt fiyatları, son iki yılda küresel enerji krizi ve OPEC+ üretim kesintileriyle yükselmişti. Ortalama benzin fiyatı şu anda galon başına 3,50 dolar seviyesinde seyrediyor. Verginin kaldırılması halinde pompa fiyatlarında galon başına yaklaşık 18 sentlik bir düşüş bekleniyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD’nin bu hamlesi, küresel petrol piyasalarında dengeleri değiştirebilir. Dünyanın en büyük petrol tüketicisi olan ABD’de akaryakıt vergisinin kaldırılması, talebi artırarak uluslararası petrol fiyatlarını yukarı çekebilir. Özellikle Suudi Arabistan ve Rusya gibi büyük üreticiler, bu gelişmeyi yakından izliyor. Ayrıca ABD’nin vergi indirimi, Avrupa Birliği’nin karbon vergisi politikalarıyla çelişiyor. AB, iklim hedefleri doğrultusunda fosil yakıt tüketimini azaltmak için vergileri artırma eğilimindeyken, ABD’nin bu adımı küresel iklim politikaları açısından tartışma yaratıyor.
Ekonomik açıdan bakıldığında, bu vergi indirimi kısa vadede tüketici harcamalarını canlandırabilir ve Trump yönetimine popülarite kazandırabilir. Ancak uzun vadede altyapı finansmanındaki boşluk, eyalet ve federal bütçelerde ek yük oluşturabilir. Kongre’deki Demokratlar, fon açığının kapatılmaması halinde karayolu güvenliği ve bakım projelerinin aksayacağı uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD’nin akaryakıt vergisini kaldırma girişimi, küresel petrol fiyatları üzerinde yukarı yönlü bir baskı oluşturabilir. Türkiye, enerjide büyük ölçüde dışa bağımlı bir ülke olarak petrol fiyatlarındaki artıştan doğrudan etkilenir. Artan enerji maliyetleri, cari açığı büyütebilir ve akaryakıt fiyatlarındaki dalgalanma enflasyonu tetikleyebilir. Ayrıca ABD’nin bu politikası, küresel enerji arzındaki belirsizlikleri artırarak Türkiye’nin enerji ithalat stratejisini yeniden değerlendirmesini gerektirebilir. Türkiye’nin, vergi indirimi sonrası oluşabilecek talep artışına karşı alternatif tedarik kaynakları ve enerji verimliliği önlemlerini güçlendirmesi önem taşıyor.