İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, salı günü Başbakan Binyamin Netanyahu'yu, kendisini dışarıda bırakan ve ABD tarafından desteklenen bir hükümet kurmayı planlamakla suçladı. Ben-Gvir, ABD merkezli sosyal medya platformu X'te yaptığı paylaşımda, Netanyahu'nun 'ABD yönetimine söz verdiğini' öne sürdü. Bu açıklama, İsrail koalisyon hükümeti içindeki gerilimin son göstergesi olarak dikkat çekti.
Gelişmenin arka planı
Itamar Ben-Gvir, aşırı sağcı Otzma Yehudit partisinin lideri ve mevcut koalisyonda Ulusal Güvenlik Bakanı olarak görev yapıyor. Netanyahu'nun başbakanlığındaki koalisyon, 2022 yılı sonunda kuruldu ve aralarında Ben-Gvir'in partisinin de bulunduğu çeşitli sağcı ve dindar partilerden oluşuyor. Ancak son aylarda, özellikle Gazze savaşı ve yargı reformu konularında koalisyon içinde ciddi anlaşmazlıklar yaşanıyor.
Ben-Gvir'in suçlaması, İsrail'in savaş sonrası Gazze politikası ve Batı Şeria'daki gerilimle ilgili farklılıklardan kaynaklanıyor. Netanyahu'nun, ABD Başkanı Joe Biden yönetimiyle ilişkileri yumuşatmak ve uluslararası baskıyı azaltmak için Ben-Gvir'siz bir hükümet seçeneğini değerlendirdiği iddia ediliyor. ABD, özellikle Ben-Gvir'in sert söylemleri ve yerleşim politikaları nedeniyle rahatsızlığını dile getirmişti.
Ben-Gvir, X'teki paylaşımında, Netanyahu'nun 'ABD yönetimine Ben-Gvir'siz bir hükümet kurma sözü verdiğini' belirtti. Ancak Netanyahu ofisinden henüz resmi bir yanıt gelmedi. İsrail basınında çıkan haberlere göre, ABD yönetimi, İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonlarını ve yerleşim faaliyetlerini eleştiriyor ve daha ılımlı bir hükümetle çalışmayı tercih edebilir.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, İsrail iç siyasetindeki kutuplaşmanın derinleştiğini gösteriyor. Netanyahu, koalisyon ortaklarını bir arada tutmaya çalışırken, bir yandan da ABD ile ilişkileri dengelemek zorunda. ABD, İsrail'in en önemli müttefiki ve askeri yardım sağlayıcısı konumunda. Biden yönetimi, İsrail'in Gazze'deki sivil kayıpları ve yerleşim genişlemesi konusundaki endişelerini defalarca dile getirdi.
Ben-Gvir'in açıklaması, aynı zamanda İsrail'in savaş sonrası Gazze'nin geleceğine dair belirsizlikleri de yansıtıyor. ABD, Gazze'nin yeniden inşası ve yönetimi konusunda Filistinlilerin öncülüğünde bir çözümü desteklerken, Ben-Gvir ve müttefikleri daha sert bir çizgi izliyor. Bu farklılık, koalisyonun geleceğini tehlikeye atabilir.
Uluslararası toplum, İsrail'deki siyasi istikrarsızlığı yakından takip ediyor. Orta Doğu'da tansiyonun yüksek olduğu bir dönemde, İsrail hükümetindeki çatlaklar, bölgesel dengeleri de etkileyebilir. Özellikle İran nükleer anlaşması, Lübnan sınırındaki gerilim ve Suriye'deki gelişmeler, İsrail'in dış politikasını şekillendiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail'deki siyasi gelişmeleri ve koalisyon içi çekişmeleri, bölgesel istikrar açısından yakından izliyor. Ben-Gvir'in ABD destekli hükümet iddiası, Türkiye'nin Filistin politikası ve Gazze'deki insani kriz konusundaki tutumunu doğrudan etkilemezken, İsrail'in iç siyasetindeki belirsizlik, Türkiye-İsrail ilişkilerinde normalleşme sürecini yavaşlatabilir. Türkiye, Filistin devletinin tanınması ve Gazze'ye insani yardım konusunda aktif diplomasi yürütüyor. İsrail'deki koalisyon krizi, ABD'nin bölgedeki arabuluculuk rolünü de etkileyebilir ve Türkiye'nin arabuluculuk girişimlerine alan açabilir. Ayrıca, İsrail'in Gazze sonrası planlarına dair belirsizlik, Türkiye'nin bölgesel güvenlik hesaplarında dikkate aldığı bir faktör.