Kuzey İrlanda'nın başkenti Belfast'ta, aşırı sağcı grupların kışkırttığı göçmen karşıtı şiddet olayları bir Suriyeli aileye ait süpermarketi yerle bir etti. Olay, Pazar akşamı şehir merkezine yakın bir bölgede yaşandı. Polis, yaklaşık 200 kişilik bir kalabalığın önce sloganlarla yürüyüş yaptığını, ardından iş yerine saldırarak yağmaladığını ve kundakladığını bildirdi. Saldırıda ölen ya da yaralanan olmazken, maddi hasar büyük. Süpermarketin sahibi Suriyeli mülteci aile, olayı 'beklenen bir felaket' olarak nitelendirdi.
Arka Plan: Artan Göçmen Karşıtlığı ve Provokasyonlar
Belfast'taki bu şiddet eylemi, son aylarda Kuzey İrlanda'da yükselen göçmen karşıtı söylemlerin bir yansıması. Aşırı sağcı gruplar, sosyal medyada mültecilerin yerel halkın işlerini elinden aldığı ve suç oranlarını artırdığı yönünde dezenformasyon yayıyor. Polis, olay öncesinde benzer çağrılar yapıldığını ancak güvenlik önlemlerinin yetersiz kaldığını kabul etti. Suriyeli mülteci aile, 2015'ten beri Belfast'ta yaşıyor ve işlettikleri 'Şam Süpermarketi' bölgedeki tek Arap marketi olarak biliniyordu. Aile fertleri, saldırı sonrası yaptıkları açıklamada, 'Bir süredir tehdit alıyorduk. Polise bildirdik ama önlem alınmadı. Bunun olacağını biliyorduk' ifadelerini kullandı.
Olayın ardından bölgede yaşayan diğer göçmenler de endişeli. Sivil toplum kuruluşları, hükümeti yabancı düşmanı saldırılara karşı daha sert tedbirler almaya çağırdı. Kuzey İrlanda polis teşkilatı PSNI, soruşturmanın sürdüğünü ve şimdiye kadar iki kişinin gözaltına alındığını duyurdu. Ancak yerel kaynaklar, bu tür saldırıların cezasız kalmasının toplumsal kutuplaşmayı derinleştirebileceği uyarısında bulunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Avrupa'da Yükselen Aşırı Sağ Dalga
Belfast'taki saldırı, Avrupa genelinde göçmen karşıtı hareketlerin yeniden canlandığı bir döneme denk geldi. Fransa, Almanya ve İsveç'te de benzer olaylar yaşanıyor. Özellikle sosyal medyada organize olan aşırı sağcı gruplar, mülteci kamplarına ve göçmen işletmelerine yönelik saldırıları koordine ediyor. Uzmanlar, bu durumun Brexit sonrası Kuzey İrlanda'da artan siyasi istikrarsızlıkla bağlantılı olduğunu belirtiyor. Ayrıca, İngiltere'deki Ruanda planı ve sığınmacı politikalarındaki belirsizlik, toplumdaki gerilimi körüklüyor.
Suriyeli ailenin yaşadığı bu trajedi, savaştan kaçan mültecilerin Avrupa'da bile güvende olmadığını gösteriyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), olayı kınayarak üye ülkeleri yabancı düşmanı şiddetle mücadele konusunda daha kararlı olmaya çağırdı. Avrupa Birliği ise konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Suriyeli mültecilere ev sahipliği yapan ülkelerin başında geliyor. Belfast'taki bu saldırı, Avrupa'da yükselen göçmen karşıtlığının Suriyelileri de hedef aldığını gösteriyor. Türk dış politikası açısından bu durum, sığınmacıların güvenliğinin sağlanması ve Avrupa ülkelerinin yabancı düşmanı söylemlerle mücadele konusunda daha etkin olması gerektiğini ortaya koyuyor. Ayrıca, Türkiye'nin Suriyeli mültecilerin gönüllü geri dönüşü için yürüttüğü çalışmaların, Avrupa'daki bu tür olaylar nedeniyle daha da önem kazandığı söylenebilir.