Belçika'da Temmuz ayında yaşanan şiddetli sıcak hava dalgası, ülke genelinde 1.200'den fazla kişinin ölümüne yol açtı. Yetkililer, özellikle yaşlı ve kronik hastalığı olan bireylerin etkilendiği bu krizde, acil durum hatlarının yetersiz kaldığını kabul etti. Ülkenin 112 acil çağrı hattı, yoğun talep karşısında çökerken, sağlık sisteminin aşırı hava olaylarına hazırlıksız yakalandığı ortaya çıktı.
Sıcak Hava Dalgasının Boyutları ve Acil Servislerdeki Kaos
Belçika Kraliyet Meteoroloji Enstitüsü (IRM), sıcaklıkların 40 santigrat dereceyi aştığı günlerde ülke tarihinin en yüksek sıcaklık rekorlarının kırıldığını açıkladı. Özellikle Brüksel, Anvers ve Liège gibi büyük şehirlerde sıcaklık, insan sağlığı için kritik eşik olan 35 derecenin üzerinde seyretti. Uzmanlar, bu tür aşırı hava olaylarının iklim değişikliği nedeniyle daha sık yaşanacağı uyarısında bulunuyor.
Kriz sırasında Belçika'nın acil durum yönetim sistemi büyük bir sınav verdi. Ülke genelinde 112 acil çağrı merkezine gelen ihbar sayısı, normalin iki katına çıkarken, hatların kapasitesi yetersiz kaldı. Yerel basında çıkan haberlere göre, birçok vatandaş saatlerce hatta beklemek zorunda kalırken, bazı durumlarda ambulansların olay yerine ulaşması 45 dakikayı buldu. Belçika Sağlık Bakanı Frank Vandenbroucke, mecliste yaptığı açıklamada, “Kriz anında acil servislerimiz beklenen performansı gösteremedi. Bu durumdan ders çıkarmalıyız” dedi.
Muhalefet partileri ise hükümeti yetersiz hazırlık ve altyapı eksiklikleri nedeniyle sert bir dille eleştirdi. Flaman milliyetçisi N-VA partisi milletvekili, “Her yaz aynı senaryoyu yaşıyoruz. Sıcak hava dalgaları artık bir istisna değil, norm haline geldi. Hükümetin hazırlıksız olması kabul edilemez” ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Avrupa Sıcak Hava Dalgalarıyla Sınanıyor
Belçika'daki bu trajedi, Avrupa genelinde artan sıcak hava dalgalarının sağlık sistemleri üzerindeki baskısını bir kez daha gözler önüne serdi. Geçtiğimiz yıl İngiltere, Fransa ve İspanya'da da benzer ölümlü sıcak hava dalgaları yaşanmış, binlerce kişi hayatını kaybetmişti. Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), Avrupa'nın diğer kıtalara kıyasla daha hızlı ısındığını ve bu durumun kıta genelinde acil durum planlarının revize edilmesini zorunlu kıldığını belirtiyor.
Uzmanlar, Belçika örneğindeki gibi acil durum hatlarının çökmesinin, iklim değişikliğine uyum politikalarının ihmal edilmesinin doğrudan bir sonucu olduğunu vurguluyor. Avrupa Komisyonu, üye ülkelere yönelik 'İklim Direnci' programı kapsamında acil durum yönetim sistemlerinin modernizasyonu için fon sağlarken, Belçika'nın bu fonları henüz etkin kullanmadığı eleştirileri yapılıyor. Öte yandan, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) de aşırı sıcaklıkların kalp ve solunum rahatsızlıkları başta olmak üzere ölümcül sağlık sorunlarını tetiklediğini hatırlatarak, sağlık çalışanlarının bu konuda eğitilmesi gerektiğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Belçika'daki bu hadise, iklim değişikliğinin yol açtığı aşırı hava olaylarının tüm Avrupa'yı etkilediğini ve ülkelerin hazırlık seviyelerinin hayati önem taşıdığını göstermektedir. Türkiye de benzer sıcak hava dalgalarına maruz kalan bir Akdeniz ülkesi olarak, özellikle yaz aylarında artan sıcaklıkların sağlık sistemi üzerinde yarattığı baskıyı yakından takip etmelidir. Acil durum yönetim sistemlerinin, 112 hattının kapasitesinin ve hastanelerin soğutma altyapısının güçlendirilmesi, Türkiye için de öncelikli hale gelmelidir. Ayrıca, iklim değişikliğine uyum politikaları kapsamında, kamuoyunun bilinçlendirilmesi ve risk gruplarının korunmasına yönelik tedbirlerin artırılması gerekmektedir.