Belçika'daki birkaç üniversitenin rektörü, Gazze'li burslu öğrencilerin ülkeye kabulü konusunda hükümetin uzlaşmaya varamamasını sert bir dille eleştirdi. Belçika haber ajansı Belga'nın aktardığına göre, rektörler Pazartesi günü Flaman gazetesi De Standaard'da yayımladıkları açık mektupta, 13 Filistinli öğrencinin gelişi etrafındaki siyasi kilitlenmeyi kınadı. Ülkedeki üniversitelerin bu öğrencilere burs sağlamak için hazırlık yapmasına rağmen, federal hükümetin göç ve güvenlik konularındaki anlaşmazlığı nedeniyle süreç askıya alınmış durumda. Rektörler, kararın bir an önce verilmesi çağrısında bulunarak, akademik özgürlük ve insani sorumluluk vurgusu yaptı.
Siyasi Tıkanıklığın Arka Planı
Belçika'da federal hükümet, koalisyon ortakları arasındaki görüş ayrılıkları nedeniyle Gazze'li öğrencilerin kabulü konusunda ortak bir tutum belirleyemedi. Özellikle göçmen karşıtı partilerin, Filistinli öğrencilerin ülkeye girişinin güvenlik riski oluşturabileceği yönündeki itirazları süreci tıkadı. Buna karşın, üniversite rektörleri ve insan hakları savunucuları, bu öğrencilerin savaş mağduru olduğunu ve eğitim haklarının engellenmemesi gerektiğini savunuyor. Açık mektupta, Belçika'nın uluslararası yükümlülüklerine ve insani değerlerine vurgu yapıldı. Rektörler, hükümetin bir an önce net bir karar alması gerektiğini, aksi halde üniversitelerin kendi inisiyatifleriyle hareket edebileceğini belirtti. Belçika, daha önce Ukraynalı ve Suriyeli öğrencilere benzer burs programları düzenlemişti; bu kez Gazzeli öğrenciler için benzer bir adımın atılması bekleniyordu. Ancak İsrail-Hamas çatışmasının yarattığı siyasi hassasiyet, karar alma sürecini zorlaştırıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Belçika'daki bu tartışma, Avrupa genelinde Filistin yanlısı ve İsrail yanlısı tutumlar arasındaki gerilimin bir yansıması olarak görülüyor. Son aylarda birçok Avrupa ülkesinde üniversite kampüslerinde protestolar düzenlenmiş, öğrenciler Filistinli akranlarına destek çağrısı yapmıştı. Belçika'daki siyasi tıkanıklık, Avrupa Birliği'nin Gazze konusundaki bölünmüş tutumunu da gözler önüne seriyor. Öte yandan, Gazze'deki insani kriz derinleşirken, eğitim olanaklarından mahrum kalan gençler için uluslararası burs programları kritik önem taşıyor. Belçika'nın kararı, diğer Avrupa ülkeleri için de emsal teşkil edebilir. Eğer öğrenciler kabul edilirse, bu, İsrail'e karşı dengeli bir insani adım olarak yorumlanacak; reddedilirse, Filistin yanlısı kamuoyunda hayal kırıklığı yaratacak. AB dış politika şefi Josep Borrell, geçtiğimiz günlerde üye ülkelere Gazze'den gelen öğrencilere kapılarını açma çağrısı yapmıştı. Ancak ulusal hükümetlerin göç politikaları ve iç siyasi dengeler, bu çağrının hayata geçirilmesini zorlaştırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Belçika'daki bu gelişme, Türkiye'nin Filistin meselesindeki aktif diplomasisi açısından önemli bir test niteliği taşıyor. Türkiye, uzun süredir Gazze'deki insani krize dikkat çekiyor ve Filistinli öğrencilere yönelik burs programları yürütüyor. Belçika'nın yaşadığı siyasi tıkanıklık, Avrupa'da Filistinli sivillere yönelik insani yardımların ne denli siyasi engellerle karşılaştığını gösteriyor. Türkiye, bu tür durumlarda uluslararası platformlarda girişimlerde bulunarak, Gazze'li gençlerin eğitim hakkını savunabilir. Ayrıca, Avrupa'daki bu tür tartışmalar, Türkiye'nin bölgesel bir aktör olarak insani diplomasi alanındaki etkinliğini artırma fırsatı sunuyor. Türk üniversiteleri, Gazze'den gelen öğrencilere kapılarını açarak uluslararası kamuoyunda olumlu bir imaj çizebilir. Öte yandan, Belçika'daki siyasi belirsizlik, AB'nin Filistin politikasındaki bölünmüşlüğü derinleştirirken, Türkiye'nin sesini daha gür çıkarmasına zemin hazırlayabilir.