Belçika, Avrupa Birliği (AB) ülkeleri arasında Filistin devletini tanıyan ülkeler kervanına katılmaya hazırlanıyor. Brüksel yönetiminin bu yöndeki adımı, özellikle Hamas'ın sivil idari yapısını feshetmesinin ardından ivme kazandı. Belçika Dışişleri Bakanlığı'ndan üst düzey bir yetkili, konuya ilişkin değerlendirmelerin sürdüğünü ve yakın zamanda bir karar alınabileceğini belirtti. Bu gelişme, İsrail-Filistin sorununda uluslararası kamuoyunun Filistin lehine dönmeye başladığı bir dönemde gerçekleşiyor.
Gelişmenin arka planı
Belçika'nın Filistin devletini tanıma girişimi, aslında uzun süredir devam eden bir tartışmanın sonucu. Ülkenin Fransızca konuşulan Valonya bölgesi daha önce de Filistin devletini tanıma yönünde adımlar atmıştı. Şimdi ise federal düzeyde bir karar alınması bekleniyor. Belçika'nın bu hamlesi, İsveç ve İrlanda gibi ülkelerin ardından AB içinde Filistin devletini tanıyan ülkeler listesine eklenmesi anlamına geliyor.
Belçika Başbakanı Alexander De Croo, daha önce yaptığı açıklamada, iki devletli çözüme verdikleri desteğin altını çizmiş ve bu çerçevede Filistin devletinin tanınmasının barış sürecine katkı sağlayacağını vurgulamıştı. De Croo, ayrıca AB'nin bu konuda daha net bir duruş sergilemesi gerektiğine işaret etti.
Bölgesel ve küresel boyut
Belçika'nın bu adımı, AB içinde Filistin devletinin tanınması yönünde artan bir eğilimin parçası olarak değerlendiriliyor. İsveç 2014 yılında Filistin devletini tanıyan ilk AB ülkesi olurken, 2021'de İrlanda'nın ardından Malta ve Slovenya da bu yönde adımlar attı. Ancak Almanya, Fransa ve Hollanda gibi büyük AB ülkeleri henüz bu adımı atmış değil. Belçika'nın kararı, özellikle İsrail ile ilişkilerde yeni bir gerilime yol açabilir. İsrail Dışişleri Bakanlığı, daha önce Filistin devletini tanıyan ülkelere yönelik sert tepkiler gösterdiği biliniyor. Öte yandan, Filistin Yönetimi bu tür tanımaları memnuniyetle karşılarken, Hamas'ın sivil yapısını feshetmesi, Filistin tarafında da bir yeniden yapılanma sürecine işaret ediyor.
Bölgesel düzeyde, Belçika'nın bu hamlesi, ABD yönetiminin de iki devletli çözümü desteklemesine rağmen somut bir adım atmaması nedeniyle önem taşıyor. AB'nin daha aktif bir rol üstlenmesi, barış sürecine ivme kazandırabilir. Ancak, İsrail'in işgal politikaları ve yerleşim faaliyetleri, bu tür tanımaların sembolik kalmaya devam etmesine neden olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin devletinin tanınması yönünde uzun süredir uluslararası platformlarda çağrıda bulunuyor. Belçika gibi bir AB ülkesinin bu adımı atması, Ankara'nın bu konudaki tutumuna destek anlamına geliyor. Türkiye, İsrail-Filistin sorununda iki devletli çözümü savunurken, Filistin yönetimiyle yakın işbirliği içinde. Belçika'nın kararı, AB içinde Türkiye'nin de dahil olduğu platformlarda benzer adımların atılmasını teşvik edebilir. Öte yandan, Türkiye'nin İsrail ile son dönemde yaşadığı gerginlikler göz önüne alındığında, bu gelişme diplomatik olarak Ankara'nın elini güçlendirebilir. Ancak, somut bir etki yaratması için daha fazla ülkenin bu yönde adım atması gerekiyor.