Batı Şera'da yaşayan Filistinli işçiler, İsrail'de çalışma umuduyla hayatlarını tehlikeye atıyor. Çalışma izni alamayan yüzlerce Filistinli, İsrail'e ulaşabilmek için çöp kamyonlarının konteynırlarına gizleniyor. “Ölmekten korkuyorduk” diyen işçiler, her gün bu tehlikeli yolculuğu göze alıyor. İsrail askerlerinin denetimlerinden kaçmak için yerel saatle sabah 04:00'te yola çıkan bu işçiler, inşaat ve tarım sektöründe düşük ücretlerle çalışarak ailelerini geçindirmeye çalışıyor.
Gelişmenin Arka Planı
İsrail'in Batı Şera'ya uyguladığı sıkı abluka ve çalışma izni kısıtlamaları, Filistinli işçileri yasa dışı yollara itiyor. İsrail Çalışma Bakanlığı'nın verilerine göre, resmi olarak İsrail'de çalışan Filistinli sayısı yaklaşık 100 bin iken, kayıt dışı çalışanların sayısı bunun iki katı. İzin alamayan işçiler, insan tacirlerinin yardımıyla veya bireysel olarak sınırı geçmeye çalışıyor. Çöp konteynırları, bu yolculukta en sık kullanılan yöntemlerden biri haline geldi.
Middle East Eye'ın haberine göre, 30 yaşındaki Ahmed, her sabah saat 03:00'te uyanıyor ve bir arkadaşının kullandığı çöp kamyonuna binmek için belirlenen noktaya gidiyor. “Konteynırın içinde saatlerce kalıyoruz. Hava çok kötü kokuyor, nefes almak zor. Ama başka çaremiz yok” diyor. İsrail polisinin ve askerlerinin sık sık devriye gezdiği bölgede yakalanan işçiler, gözaltına alınıp para cezasına çarptırılıyor veya sınır dışı ediliyor.
Bölgesel Boyut
Bu durum, sadece bir insanlık dramı değil, aynı zamanda İsrail-Filistin çatışmasının ekonomik boyutunu da gözler önüne seriyor. Filistin ekonomisi, İsrail'e bağımlı bir yapıya sahip. Batı Şera'da işsizlik oranı %30 civarında seyrederken, Gazze'de bu oran %70'e ulaşıyor. İsrail'de çalışan Filistinliler, ülkelerindeki ortalama ücretin iki katını kazanabiliyor. Bu nedenle, birçok aile için yasa dışı yollarla İsrail'e gitmek, hayatta kalma mücadelesinin bir parçası.
Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri, İsrail'i Filistinli işçilerin haklarını ihlal etmekle suçluyor. Ancak İsrail hükümeti, güvenlik gerekçeleriyle çalışma izinlerini kısıtladığını savunuyor. Bu kısıtlamalar, özellikle 2023'teki gerginliklerin ardından daha da arttı. Filistinli işçilerin bu tehlikeli yolculuğu, bölgedeki ekonomik eşitsizliğin ve siyasi çözümsüzlüğün bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği destekle bilinse de, bu haber doğrudan Türk dış politikasını etkileyecek bir gelişme içermiyor. Ancak bölgesel istikrarsızlık, dolaylı olarak Türkiye'yi de etkileyebilir. İsrail-Filistin çatışmasının derinleşmesi, Ortadoğu'da yeni göç dalgalarına yol açabilir; bu da Türkiye'nin güney sınırında güvenlik risklerini artırabilir. Ayrıca, Filistinli işçilerin yaşadığı insanlık dramı, Türkiye'nin İslam İşbirliği Teşkilatı gibi platformlarda Filistin'e destek söylemlerini güçlendirebilir. Ekonomik açıdan ise, Türkiye'nin Filistin ile artan ticari ilişkileri düşünüldüğünde, bölgedeki ekonomik dengesizliklerin giderilmesi, Türk şirketlerinin bölgedeki yatırımları için olumlu olacaktır.