İsrail güçleri, işgal altındaki Batı Şeria'nın farklı noktalarında eş zamanlı askeri operasyonlar düzenliyor. Cenin, Nablus, El-Halil, Ramallah ve Tulkerem kentlerinde yoğunlaşan harekatlarda Filistinli gruplarla İsrail askerleri arasında çatışmalar yaşanıyor. Yerel sağlık kaynakları, çok sayıda yaralı olduğunu bildirirken, İsrail ordusu ise 'terörle mücadele' kapsamında operasyonların sürdüğünü açıkladı. Görgü tanıkları, İsrail askerlerinin ev baskınları düzenlediğini, onlarca kişiyi gözaltına aldığını ve bazı binalara el koyduğunu aktarıyor.
Operasyonların Arka Planı
Son operasyonlar, Gazze'de 7 Ekim 2023'te başlayan geniş çaplı çatışmaların Batı Şeria'ya sıçramasına neden oldu. İsrail, Hamas ve diğer Filistinli silahlı gruplara yönelik operasyonları yoğunlaştırırken, Batı Şeria'da neredeyse her gün baskınlar düzenleniyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre 2023 yılının başından bu yana Batı Şeria'da 200'den fazla Filistinli öldürüldü, binlercesi yaralandı. İsrail'in yerleşimci şiddeti ve toprak gaspları da artış gösterdi. Filistin Yönetimi ise bu operasyonları 'savaş suçu' olarak nitelendiriyor ve uluslararası topluma müdahale çağrısı yapıyor.
Özellikle Cenin kentinde düzenlenen askeri operasyonlarda, ağır silahlar ve buldozerler kullanılıyor. İsrail, bu bölgedeki Filistinli silahlı grupların 'terör yuvalarını' dağıtmak istediğini belirtiyor. Ancak yerel halk, operasyonların sivil altyapıya büyük zarar verdiğini, su ve elektrik şebekelerinin tahrip olduğunu ifade ediyor. Filistin Kızılayı, sağlık ekiplerinin bölgeye erişiminin kısıtlandığını ve yaralılara ulaşmakta zorlandığını duyurdu.
Bölgesel ve Küresel Tepkiler
Uluslararası toplum, Batı Şeria'daki tırmanışa karşı tepkisini artırıyor. Avrupa Birliği, operasyonların durdurulmasını ve uluslararası hukuka uyulmasını talep etti. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, taraflara itidal çağrısında bulundu. ABD ise, İsrail'in kendini savunma hakkını desteklerken, sivil kayıpların en aza indirilmesi gerektiğini vurguluyor. Arap Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı, Filistin'e destek mesajları yayımladı. İran ve Hizbullah ise, 'direniş ekseni' üzerinden Filistinli gruplara destek sinyali verdi. Bu durum, bölgesel bir çatışmaya dönüşme riskini artırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Batı Şeria'daki askeri harekatların tırmanması, Türkiye'nin Filistin'e yönelik dış politikasında hassas bir döneme denk geliyor. Ankara, iki devletli çözümü savunurken, İsrail'in eylemlerini 'işgal politikası' olarak kınamaya devam ediyor. Ancak Türkiye, ekonomik ilişkileri ve enerji alanındaki iş birliği nedeniyle İsrail'le tam bir kopuştan kaçınıyor. Bölgedeki bu gerginlik, Türkiye'nin hem Arap dünyasındaki nüfuzunu hem de Filistin davasındaki liderlik rolünü etkileyebilir. Öte yandan, sıcak çatışma Türkiye'nin güney sınırlarına yakın bir istikrarsızlık alanı oluşturuyor. Bu durum, sığınmacı akışı ve güvenlik riski açısından Ankara'yı yakından ilgilendiriyor.