İsrail askerleri, işgal altındaki Batı Şeria'nın Hebron kentinde binlerce sakinin yerinden edilmesine yol açan askeri operasyonu protesto etmek için toplanan Filistinlilere ses bombası attı. Olay, İsraillilerin seçim sandığına gittiği gün yaşandı. Görgü tanıklarına göre, İsrail güçleri göstericileri dağıtmak için ses bombası kullandı ve arbede sırasında bazı kişiler hafif yaralandı.
Operasyonun Arka Planı
İsrail ordusu, Hebron'un güneyinde yer alan ve Filistinlilerin yoğun olarak yaşadığı mahallelerde günlerdir süren yıkım faaliyetlerini sürdürüyor. Askeri yetkililer, operasyonun güvenlik gerekçesiyle yapıldığını savunurken, Filistinliler evlerinin ve geçim kaynaklarının yok edildiğini belirtiyor. Yerel kaynaklara göre, son bir hafta içinde yüzlerce konut ve iş yeri yıkıldı; binlerce kişi çadır kentlere ve akrabalarının yanına sığınmak zorunda kaldı.
Hebron, Batı Şeria'nın en büyük ve en gergin kentlerinden biri. Kentte yaklaşık 200 bin Filistinli yaşıyor; ayrıca yüzlerce Yahudi yerleşimci, İsrail askerlerinin koruması altında kentin merkezindeki yerleşim birimlerinde ikamet ediyor. Bu durum, günlük yaşamda sık sık çatışmalara ve gerilimlere sahne oluyor.
Seçim Gününde Gerilim
Protesto gösterisi, İsrail'de halkın yeni hükümeti belirlemek için sandık başına gittiği 27 Ekim günü düzenlendi. Filistinliler, uluslararası toplumun dikkatini çekmek amacıyla seçim gününü seçtiklerini ifade etti. Göstericiler, "Evlerimizi yıkmayın", "Özgür Filistin" sloganları attı. İsrail polisi, gösterinin yapıldığı bölgede geniş güvenlik önlemleri aldı; bazı yollara barikatlar kuruldu.
Uluslararası insan hakları örgütleri, İsrail'in yıkım politikasını uluslararası hukuka aykırı buluyor. Amnesty International ve Human Rights Watch, son operasyonlarda sivillerin zorla yerinden edilmesinin Cenevre Sözleşmeleri'ne aykırı olduğunu savunuyor. İsrail ise yıkımların "yasadışı inşaat" ve "güvenlik tehdidi" gerekçesiyle yapıldığını öne sürüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Batı Şeria'daki olaylar, Orta Doğu barış sürecini de doğrudan etkiliyor. Filistin yönetimi, son gelişmeleri BM Güvenlik Konseyi'ne taşıma hazırlığı yapıyor. ABD yönetimi ise taraflara itidal çağrısında bulunurken, İsrail'in güvenlik kaygılarını da vurguluyor. Avrupa Birliği, yerleşim faaliyetlerinin ve yıkımların barış sürecine zarar verdiğini açıkladı.
Uzmanlar, Hebron'daki operasyonun İsrail iç siyasetiyle de bağlantılı olduğunu belirtiyor. Seçim gününde yaşanan bu tür olaylar, hem İsrail'deki sağcı partilerin söylemlerini sertleştirmesine hem de Filistin tarafında radikal grupların güç kazanmasına yol açabilir. Ayrıca, Batı Şeria'daki istikrarsızlık, Ürdün gibi komşu ülkeleri de güvenlik açısından endişelendiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına uzun yıllardır güçlü destek veriyor ve İsrail'in Batı Şeria'daki yıkım politikalarını sert biçimde eleştiriyor. Son gelişme, Ankara'nın Filistin yönetimiyle dayanışmasını pekiştirebilir ve İsrail ile yürütülen normalleşme sürecini yavaşlatabilir. Ayrıca, bölgedeki tırmanma, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'daki diplomatik girişimlerinde Filistin kartını daha fazla kullanmasına zemin hazırlayabilir. Türk kamuoyunda da geniş yankı uyandıran olaylar, hükümetin dış politika söylemini etkileyecektir.