İsrail yerleşimcilerinin Batı Şeria'nın Nablus kentine bağlı Qusra köyünde Filistinli evlerine yönelik kuşatmasının üzerinden bir hafta geçerken, insan hakları aktivisti Netanael Hanadaro FRANCE 24'e yaptığı açıklamada bölgede yaşananları ilk elden aktardı. Hanadaro, sivil toplum kuruluşu üyeleriyle birlikte yaya olarak ulaştıkları izole evlere gıda bıraktıklarını, kuşatma altındaki ailelerin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını belirtti.
Qusra'da Kuşatma Günleri
Qusra köyü, uzun süredir İsrail yerleşimcilerinin ve güvenlik güçlerinin baskısı altında olan Batı Şeria'daki Filistin topluluklarından biri. Son haftalarda yerleşimcilerin köye yönelik saldırıları yoğunlaştı. Hanadaro'nun aktardığına göre, yerleşimciler köyün bazı bölgelerine erişimi engelleyerek Filistinli aileleri adeta abluka altına aldı. Bu durum, özellikle yaşlılar ve çocuklar için ciddi bir insani krize yol açıyor.
Aktivist, kuşatma altındaki evlere ulaşmanın giderek güçleştiğini, İsrail ordusunun bölgede sık sık devriye gezdiğini ve yerleşimcilerin provokasyonlarının arttığını ifade etti. Hanadaro, “Biz sivil toplum olarak sadece insani yardım ulaştırmaya çalışıyoruz, ancak her adımda engellerle karşılaşıyoruz” dedi. Kuşatma altındaki ailelerin gıda, su ve tıbbi malzeme sıkıntısı çektiğini, bazılarının evlerinden çıkamadığını söyledi.
Qusra'daki bu durum, Batı Şeria'da artan yerleşimci şiddeti ve toprak gasplarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2023 ve 2024 yıllarında Batı Şeria'da yerleşimci saldırılarında belirgin bir artış yaşandı. Uluslararası toplum, İsrail'in yerleşim politikalarını defalarca kınasa da, sahadaki durum kötüleşmeye devam ediyor.
Bölgesel ve Uluslararası Tepkiler
Qusra'daki kuşatma, Filistin yönetimi tarafından sert bir şekilde kınandı. Filistin Dışişleri Bakanlığı, uluslararası topluma İsrail üzerinde baskı kurma çağrısında bulundu. Arap Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı da benzer açıklamalarla dayanışma mesajı verdi. Ancak İsrail hükümetinden konuya ilişkin henüz resmi bir yorum gelmedi.
Uluslararası insan hakları örgütleri, İsrail'in yerleşimci şiddetini engelleme yükümlülüğünü hatırlatarak, sivillerin korunması için acil adımlar atılmasını istedi. Amnesty International ve Human Rights Watch, bölgedeki gelişmeleri yakından takip ettiklerini ve raporlar hazırladıklarını duyurdu. Batı Şeria'daki bu tür olaylar, Orta Doğu'daki barış sürecini daha da karmaşık hale getiriyor ve iki devletli çözüm umutlarını zayıflatıyor.
Uzmanlar, yerleşimci şiddetinin yalnızca Filistinlilerin günlük yaşamını etkilemekle kalmayıp, bölgede yeni bir çatışma dalgasını tetikleyebileceği uyarısında bulunuyor. Özellikle İsrail hükümetinin sağ kanadının yerleşimcilere verdiği destek, durumun daha da kötüleşmesine yol açabilir. Qusra'daki kuşatmanın ne kadar süreceği ve tarafların nasıl bir tutum alacağı merak konusu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Qusra'daki yerleşimci kuşatması, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği desteği bir kez daha gündeme getirdi. Türkiye, geçmişte olduğu gibi, Filistin halkının yanında yer alarak uluslararası platformlarda İsrail'i kınayan açıklamalar yapması bekleniyor. Bu tür olaylar, Türkiye'nin İsrail ile ilişkilerinde hassas bir denge kurmasını gerektiriyor. Ankara'nın bölgedeki insani krizlere duyarlılığı, Türkiye'nin Orta Doğu'daki etkinliğini artırabilir. Ancak, İsrail ile son dönemde normalleşme adımları atan Türkiye'nin, bu tür gelişmeler karşısında izleyeceği politika, bölgesel dengeler açısından önem taşıyor. Türkiye'nin Filistin'e yönelik insani yardımlarını sürdürmesi ve diplomatik girişimlerde bulunması beklenen adımlar arasında.