ABD yönetimi, işgal altındaki Batı Şeria'nın Nablus kentine bağlı Kuşra köyünde Yahudi yerleşimcilerin Filistinlilere ait evleri yaklaşık bir haftadır kuşatma altında tutmasını sert bir dille kınadı. Washington'dan yapılan açıklamada, bu eylemlerin bölgedeki şiddeti artırdığı ve iki devletli çözüm vizyonunu baltaladığı belirtildi. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, yerleşimci şiddetinin kabul edilemez olduğunu vurgulayarak İsrail güvenlik güçlerini sivilleri korumaya çağırdı.
Kuşra'da Yaşananlar: Bir Haftadır Süren Kuşatma
Batı Şeria'nın kuzeyindeki Kuşra köyünde, silahlı Yahudi yerleşimciler bir haftadır birden fazla Filistinli ailenin evini kuşatmış durumda. Görgü tanıklarının aktardığına göre, yerleşimciler evlerin çevresine barikatlar kurarak giriş çıkışları engelliyor, ayrıca mülklere zarar veriyor. Köy sakinleri, kuşatma nedeniyle temel ihtiyaçlara erişimde ciddi sıkıntı yaşadıklarını, çocukların okula gidemediğini, hasta ve yaşlıların sağlık hizmeti alamadığını ifade ediyor.
İsrail ordusu, bölgede güvenlik güçlerinin bulunduğunu ancak yerleşimcilere müdahale edilmediğini öne sürüyor. Filistin resmi ajansı WAFA'ya göre, kuşatma sırasında bazı Filistinli gençler ile yerleşimciler arasında çatışmalar çıktı, en az altı Filistinli yaralandı. İsrail insan hakları örgütü B'Tselem, bu tür yerleşimci saldırılarının sistematik olduğunu ve İsrail'in işgal politikasının bir parçası olarak görülmesi gerektiğini belirtti.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Artan Gerilim ve Uluslararası Tepkiler
Kuşra'daki bu gelişme, Batı Şeria'da son aylarda artan yerleşimci şiddeti bağlamında ele alınıyor. Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA) verilerine göre, 2024 yılında yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik saldırılarında ciddi bir artış yaşandı. Bu saldırılar, uluslararası toplumun İsrail'e yönelik eleştirilerini güçlendirirken, ABD'nin açıklaması da bu baskıların bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler de benzer şekilde yerleşimci şiddetini kınayarak İsrail'i uluslararası hukuka uymaya çağırdı. Ancak İsrail hükümeti, bu tür eleştirileri reddediyor ve yerleşimleri 'Yahudi halkının tarihi toprakları' olarak nitelendiriyor. Batı Şeria'daki bu gerginlik, bölgede zaten kırılgan olan ateşkesin korunmasını daha da zorlaştırıyor. Filistinli yetkililer, uluslararası toplumun sadece kınamakla kalmayıp İsrail üzerinde gerçek bir baskı oluşturması gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin Kuşra'daki kuşatmayı kınaması, Türkiye'nin uzun süredir savunduğu Filistin hakları tezini uluslararası platformda güçlendiriyor. Ankara, yerleşimci şiddetinin ve işgal politikalarının iki devletli çözümü imkânsız hale getirdiğini her fırsatta dile getiriyor. Bu gelişme, Türkiye'nin bölgedeki diplomatik girişimlerine yeni bir zemin hazırlarken, özellikle İslam İşbirliği Teşkilatı ve Birleşmiş Milletler nezdindeki çabalarına meşruiyet katıyor. Ayrıca, Türk kamuoyunun yoğun ilgi gösterdiği Filistin meselesinde, ABD'nin tutum değişikliği ihtimali bölgesel dengeleri etkileyebilir. Türkiye'nin, bu süreçte Filistinli sivil toplum örgütleriyle dayanışmasını artırarak insani yardımları sürdürmesi bekleniyor.