Hindistan Başbakanı Narendra Modi'nin Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Zirvesi kapsamında gerçekleştireceği ziyaret, ülkesinin önümüzdeki dönemdeki dış politika öncelikleri açısından kritik bir döneme işaret ediyor. Zirve, Hindistan'ın İran, Tacikistan ve diğer Orta Asya ülkeleriyle ilişkilerini güçlendirmesi, Eylül ayında düzenlenecek BRICS Zirvesi'ne yönelik hazırlıklar yapması ve 2028-2029 dönemi için Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) geçici üyeliği hedefini ilerletmesi için bir platform olarak görülüyor.
Zirvenin Arka Planı ve Hindistan'ın Öncelikleri
ŞİÖ Zirvesi, Hindistan'ın bölgesel ve küresel meselelerde aktif bir rol üstlenme arzusunun bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Özellikle İran ile ilişkiler, uluslararası yaptırımların hafifletilmesi ve bölgesel bağlantısallık projeleri açısından önem taşıyor. Hindistan, İran'daki Çabahar Limanı'nı geliştirerek Afganistan ve Orta Asya'ya erişimini genişletmeyi hedefliyor. Bu proje, Pakistan üzerinden kara bağlantısının olmaması nedeniyle Hindistan için stratejik bir önem arz ediyor.
Zirvede ayrıca, uzun süredir bekleyen Hindistan-Orta Asya Zirvesi'nin planlanması da ele alınacak. Covid-19 salgını nedeniyle ertelenen bu zirve, Hindistan'ın Orta Asya ülkeleriyle (Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Özbekistan) ticari, kültürel ve güvenlik işbirliğini derinleştirme potansiyeli taşıyor. Hindistan, bölgede artan Çin etkisine karşı alternatif bir ortak olarak kendini konumlandırmaya çalışıyor.
BRICS Zirvesi ve BMGK Üyeliği: Küresel Hedefler
Modi'nin ziyaretindeki bir diğer önemli gündem maddesi, Eylül ayında Rusya'nın ev sahipliğinde yapılacak BRICS Zirvesi. Hindistan, BRICS platformunu ABD merkezli uluslararası finans sistemine alternatif arayışında ve gelişmekte olan ülkelerin sesini güçlendirmede önemli bir mekanizma olarak görüyor. Zirvede, yeni üyelerin katılımı, ortak para birimi veya alternatif ödeme sistemleri gibi konuların ele alınması bekleniyor. Hindistan, bu süreçte kendi çıkarlarını koruyarak dengeli bir yaklaşım sergilemeye çalışacak.
BMGK'nın 2028-2029 dönemi için geçici üyelik hedefi ise Hindistan'ın kalıcı üyelik talebine giden yolda bir basamak olarak görülüyor. Hindistan, bu süreçte Asya-Pasifik grubundan adaylığını desteklemeleri için bölge ülkelerinin oylarını almaya çalışacak. Bu bağlamda, ŞİÖ zirvesindeki ikili görüşmeler, oy tabanını genişletmek için önemli bir fırsat sunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hindistan'ın bu girişimleri, Asya'daki güç dengeleri açısından da kritik bir döneme denk geliyor. Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi'nin yanı sıra Orta Asya'daki artan etkinliği, Hindistan'ı bölgede daha görünür olmaya itiyor. Öte yandan, Rusya'nın Ukrayna işgali sonrası Batı ile ilişkileri gerilirken, ŞİÖ ve BRICS gibi platformlar Moskova için de hayati önem taşıyor. Bu durum, Hindistan'ın hem Batı hem de Rusya-Çin ekseni arasındaki denge politikasını daha da karmaşık hale getiriyor.
İran'ın nükleer programı ve bölgesel gerilimler de zirvenin arka planını oluşturuyor. Hindistan, İran ile enerji işbirliğini sürdürürken, ABD yaptırımlarına karşı dikkatli bir denge izliyor. Uzmanlar, Hindistan'ın bu ziyarette İran'a yönelik pragmatik bir yaklaşım sergilemesini ve Çabahar Limanı projesini canlandırmak için yeni adımlar atmasını bekliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişmeler, Türkiye'nin Orta Asya ve Güney Asya politikaları açısından dolaylı ama önemli etkiler içeriyor. Türkiye, tarihsel ve kültürel bağları nedeniyle Orta Asya'da nüfuz sahibi ülkelerden biri. Hindistan'ın bölgeye açılımı, Türkiye'nin buradaki ekonomik ve siyasi manevra alanını etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin de BRICS'e ilgisi göz önüne alındığında, bu grubun genişleme süreci Ankara'nın alternatif arayışlarını şekillendirebilir. BMGK reformu tartışmalarında Türkiye'nin de benzer talepleri bulunuyor; bu nedenle Hindistan'ın adaylık süreci, uluslararası sistemin temsiliyeti konusundaki tartışmaları güçlendirebilir.