Keir Starmer, Birleşik Krallık'ın son yıllarda yaşadığı ekonomik durgunluk, siyasi istikrarsızlık ve toplumsal bölünmeler karşısında etkisiz kalan başbakanlar kervanına katıldı. İngiltere, Brexit sonrası dönemde artan enflasyon, sağlık sistemi çöküşü ve bölgesel eşitsizliklerle boğuşurken, üst üste gelen başbakanların bu sorunlara kalıcı çözüm üretemediği görülüyor. Starmer'ın vaat ettiği reformlar, bütçe kısıtlamaları ve iç siyasi çekişmeler nedeniyle rafa kalkmış durumda.
Artan Sorunlar ve Yönetim Zaafiyeti
İngiltere'de son beş yılda dört farklı başbakan görev yaptı. Boris Johnson'ın parti skandalları, Liz Truss'ın 49 günlük kısa başbakanlığı ve Rishi Sunak'ın istifa eden hükümeti, ülkeyi derin bir siyasi krize sürükledi. Keir Starmer'ın İşçi Partisi, 2024 genel seçimlerinde büyük bir zafer kazanarak iktidara geldiğinde, umutlar yüksekti. Ancak Starmer, partisi içindeki muhalefet ve sınırlı mali kaynaklar nedeniyle sağlık, eğitim ve altyapı alanındaki radikal vaatlerini yerine getiremedi. Özellikle Ulusal Sağlık Sistemi (NHS) krizi derinleşirken, ekonomik büyüme rakamları beklentilerin altında kaldı. Ülke genelinde artan yaşam maliyeti, hükümete olan güveni erozyona uğrattı.
Starmer, popülist söylemler yerine teknokratik bir yaklaşım benimsemeyi tercih etti. Ancak bu tutum, tabanındaki sol kanadı hayal kırıklığına uğrattı. İşçi Partisi'nin geleneksel seçmen tabanı olan işçi sınıfı, ekonomik politikaların yetersizliği nedeniyle partiden uzaklaşıyor. Öte yandan, Muhafazakar Parti'nin zayıflamasına rağmen Reform UK gibi sağ popülist partilerin yükselişi, Starmer'ın işini zorlaştırıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İngiltere'nin iç sorunları, uluslararası alandaki pozisyonunu da zayıflatıyor. Brexit sonrası Avrupa Birliği ile ilişkileri düzeltme çabaları sınırlı kaldı. ABD Başkanı ile yapılan ticaret anlaşmaları da beklentileri karşılamadı. Küresel enflasyon ve enerji krizi, İngiltere'yi diğer Avrupa ülkelerine göre daha sert vurdu. Ülkenin savunma harcamaları ve uluslararası yardım taahhütleri sorgulanmaya başlandı. Özellikle İskoçya'daki bağımsızlık talepleri, merkezi hükümetin zayıflığını artırarak Birleşik Krallık'ın bütünlüğünü tehdit ediyor. Kuzey İrlanda Protokolü konusundaki belirsizlikler de devam ederken, Starmer'ın bu sorunlara net bir çözüm sunamaması, ülkenin itibarını zedeliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Birleşik Krallık'ın iç siyasi krizi ve Starmer'ın başarısızlığı, Türkiye açısından dolaylı etkiler yaratabilir. İngiltere, Türkiye'nin önemli bir ticaret ortağı ve NATO müttefiki olarak kalırken, zayıf bir İngiltere, savunma işbirliklerini ve ticaret hacmini olumsuz etkileyebilir. Özellikle Brexit sonrası serbest ticaret anlaşması müzakerelerinde İngiltere'nin eli zayıflayabilir. Ayrıca, Kıbrıs ve Doğu Akdeniz konularında İngiltere'nin pozisyonu, iç sorunlar nedeniyle öngörülemez hale gelebilir. Türkiye'nin, İngiltere'deki bu istikrarsızlığa karşı alternatif ticaret ve diplomasi rotalarını güçlendirmesinde fayda var.