Barış Kurulu'nun (Board of Peace) Gazze Özel Temsilcisi Nik, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, Gazze'deki yönetim organının feshine ilişkin hükümet kararının, savaş sonrası bölgenin yönetimi için bir yol haritasına ulaşmak amacıyla yürütülen müzakerelerin tamamlanmasının önemini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti. Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre, ABD merkezli sosyal medya platformu X üzerinden yapılan paylaşımda Nik, bu kararın Gazze'nin geleceğine yönelik siyasi boşluğu doldurma çabalarını hızlandırdığını vurguladı.
Gelişmenin arka planı: Yönetim organının feshi
Gazze'deki yönetim organı, İsrail'in 7 Ekim 2023'te başlattığı büyük çaplı askeri operasyonun ardından fiilen işlevsiz hale gelmişti. Filistin Yönetimi'nin Gazze üzerindeki kontrolü 2007'den bu yana sınırlıyken, Hamas'ın yönetimi de savaş koşullarında çökmüş durumda. Pazartesi günü alınan karar, bu yönetim organının resmen lağvedilmesi anlamına geliyor. Uzmanlar, bu adımın Gazze'deki siyasi boşluğu daha da derinleştireceğini ve acil bir çözüm ihtiyacını artırdığını belirtiyor.
Barış Kurulu, 2023 sonbaharından bu yana Gazze'de kalıcı bir ateşkes ve savaş sonrası yönetim modeli oluşturulması için arabuluculuk çabalarını sürdürüyor. Kurulun başını çektiği yol haritası müzakerelerinde, Filistin Yönetimi'nin yeniden yapılandırılması, uluslararası gözetim mekanizmaları ve Gazze'nin yeniden inşası gibi başlıklar ele alınıyor. Ancak taraflar arasındaki derin görüş ayrılıkları nedeniyle müzakereler henüz somut bir sonuca ulaşmış değil.
Nik, açıklamasında "Yönetim organının feshi, siyasi boşluğun doldurulması için müzakere masasına dönülmesinin ne kadar hayati olduğunu gösteriyor. Aksi takdirde Gazze, daha büyük bir kaosa sürüklenebilir" ifadelerine yer verdi. Barış Kurulu, müzakerelerin hızlandırılması ve nihai bir anlaşmaya varılması için tüm taraflara çağrıda bulundu.
Bölgesel ve küresel boyut: Gazze'nin geleceği belirsiz
Gazze'deki yönetim boşluğu, yalnızca Filistin iç siyasetini değil, tüm Ortadoğu dengelerini etkileyen bir kriz haline gelmiş durumda. İsrail, savaş sonrası Gazze'de Filistin Yönetimi'nin yeniden hakimiyet kurmasına sıcak bakmazken, uluslararası toplum iki devletli çözüm perspektifinde Filistin Yönetimi'nin rolünü vurguluyor. ABD ve Avrupa Birliği, Gazze'nin yeniden inşasında Filistin Yönetimi'nin merkezde olması gerektiğini savunuyor. Ancak Mısır, Katar ve Birleşmiş Milletler de dahil olmak üzere bölgesel aktörler, farklı modeller üzerinde çalışıyor.
Analistler, yönetim organının feshinin, İsrail'in Gazze'yi işgal altında tutma planlarına zemin hazırlayabileceği uyarısında bulunuyor. Öte yandan, Hamas'ın siyasi kanadının yeniden yapılanma çabaları da belirsizliğini koruyor. Bölgedeki diğer gelişmeler arasında, İran'ın Gazze'deki gruplara desteğini sürdürmesi ve Yemen'deki Husilerin Kızıldeniz'de ticari gemilere yönelik saldırıları, krizi daha da karmaşık hale getiriyor.
Barış Kurulu'nun yol haritası müzakereleri, Ekim ayından bu yana devam eden savaşın ardından Gazze'de sürdürülebilir bir yönetim modeli oluşturmanın zorluklarını ortaya koyuyor. Uzmanlara göre, bu süreçte tarafların taviz vermesi ve uluslararası güvencelerin sağlanması kritik önem taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki gelişmeleri yakından takip etmekte olup, Filistin halkının meşru temsilcisi olarak Filistin Yönetimi'nin güçlendirilmesini desteklemektedir. Yönetim organının feshi, Türkiye'nin savaş sonrası Gazze için öngördüğü modeli –Filistin Yönetimi'nin yeniden yapılandırılması ve uluslararası gözetim– daha da önemli hale getirmektedir. Türkiye, bu süreçte arabuluculuk rolü üstlenerek, bölgesel istikrara katkı sağlayabilir. Ancak İsrail'in mevcut tutumu ve bölgesel aktörler arasındaki farklılıklar, Türkiye'nin inisiyatifini sınırlayabilir. Ankara, insani yardım ve yeniden inşa çabalarında etkin bir rol oynarken, iki devletli çözümden yana net duruşunu korumaktadır.