Bangladeş'te kızamık salgınında hayatını kaybedenlerin sayısı 1.030'a yükseldi. Sağlık yetkilileri, son 24 saat içinde 8 çocuğun daha kızamık nedeniyle hayatını kaybettiğini açıkladı. Güney Asya ülkesi, geçmişte kızamığa karşı sürü bağışıklığına sahipti; ancak son yıllarda aşı kapsamının düşmesiyle bu bağışıklık kaybedildi ve salgın hızla yayıldı.
Salgının Arka Planı ve Aşı Kapsamındaki Düşüş
Bangladeş, 2000'li yıllarda kızamık eliminasyonu programında önemli ilerleme kaydetmiş ve toplum bağışıklığı sayesinde salgınları büyük ölçüde kontrol altına almıştı. Ancak son yıllarda aşı kapsamında ciddi bir gerileme yaşandı. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve UNICEF verilerine göre, Bangladeş'te kızamık içeren aşıların ilk dozunu alan çocukların oranı 2019'da %86 iken, 2023'te %82'ye düştü. İkinci dozda ise bu oran %70'in altına indi. Uzmanlar, bu düşüşün temel nedenleri arasında Kovid-19 pandemisi sırasında aşı hizmetlerinin aksaması, sağlık sistemindeki yetersizlikler, aşı tereddüdü ve yetersiz bütçe olduğunu belirtiyor.
Salgın özellikle ülkenin kuzey ve doğu bölgelerindeki yoksul kesimlerde yoğunlaşmış durumda. Başkent Dakka ve çevresinde de vakalar artıyor. Sağlık Bakanlığı, salgını kontrol altına almak için acil aşı kampanyaları başlattığını duyurdu. Ancak sağlık altyapısının zayıf olduğu kırsal bölgelerde aşılamanın istenen seviyeye ulaşması zaman alabilir. Yetkililer, özellikle 1-5 yaş arası çocukların risk altında olduğunu vurguluyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bangladeş'teki salgın, Güney Asya'da kızamık vakalarının yeniden artışa geçtiği bir döneme denk geliyor. Pakistan, Afganistan ve Hindistan'ın bazı bölgelerinde de benzer şekilde aşı kapsamı düşüklüğü nedeniyle kızamık salgınları görülüyor. Dünya Sağlık Örgütü, 2023'te küresel kızamık vakalarında %79 artış olduğunu ve bunun önlenebilir ölümlere yol açtığını raporladı. Pandemi sonrası aşılamanın aksaması, dünya genelinde milyonlarca çocuğu korumasız bıraktı. Kızamık, son derece bulaşıcı bir hastalık olup, toplum bağışıklığının %95'in üzerinde olması gerekiyor. Bu oranın altına düşen ülkelerde salgınlar kaçınılmaz hale geliyor.
Bangladeş'teki salgın, aynı zamanda ülkenin sağlık sistemindeki yapısal sorunları da gözler önüne seriyor. Sağlık harcamalarının GSYH'ye oranı %2,5 civarında ve kişi başına düşen sağlık harcaması düşük. Aşı tedarik zincirinde yaşanan sorunlar, soğuk zincir eksiklikleri ve sağlık personeli yetersizliği, salgınla mücadeleyi zorlaştırıyor. Uluslararası kuruluşlar, Bangladeş'e acil destek çağrısı yapıyor. UNICEF ve WHO, ülkeye ek aşı ve sağlık ekipmanı göndermeyi planlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Bangladeş ile yakın ilişkilere sahip olup, özellikle insani yardım ve kalkınma işbirliği alanında işbirliği yapmaktadır. TİKA ve Türk Kızılayı, Bangladeş'te sağlık altyapısının güçlendirilmesi ve aşı kampanyalarına destek konusunda potansiyel rol üstlenebilir. Ayrıca, salgının bölgesel istikrarı tehdit etmesi ve göç hareketlerini tetiklemesi durumunda Türkiye'nin bölgesel güvenlik politikaları etkilenebilir. Türkiye, kendi aşı üretim kapasitesini kullanarak Bangladeş'e destek sağlayarak yumuşak gücünü artırabilir. Ancak doğrudan bir Türkiye etkisi sınırlı olup, daha çok küresel sağlık güvenliği bağlamında işbirliği imkânı sunmaktadır.