Rusya'nın Baltık Denizi'nde seyreden özel bir doğal gaz tankerine ağır makineli tüfekler monte ettiği ortaya çıktı. Bu gelişme, Moskova'nın Ukrayna savaşının ardından ticari gemilerine yönelik olası saldırılardan duyduğu endişenin arttığını gösteriyor. Görüntülerde, Rus bayrağı taşıyan 'Pskov' adlı sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tankerinin güvertesine monte edilen ağır makineli tüfekler yer alıyor. Uzmanlar, bu silahların gemiyi hem insansız hava araçlarına hem de hızlı bot saldırılarına karşı korumak için yerleştirildiğini belirtiyor.
Arka plan: Rus ticaret filosu tehdit altında
Ukrayna savaşının başlamasından bu yana Rus ticaret gemileri, özellikle Karadeniz ve Baltık'ta çeşitli saldırılara maruz kaldı. Ukrayna, Rusya'ya ait ticari gemileri hedef alan bir dizi insansız hava aracı ve deniz drone saldırısı gerçekleştirdi. Ayrıca, NATO üyesi ülkelerin denizaltı kablolarına yönelik sabotaj eylemlerinde Rus gemilerinin kullanıldığı iddiaları da gündeme gelmişti. Bu bağlamda, Moskova'nın enerji ihracatının bel kemiğini oluşturan LNG tankerlerini korumak için silahlandırması dikkat çekiyor.
'Pskov' tankerinin, Rusya'nın Baltık kıyısındaki Vysotsk terminalinden Avrupa'ya LNG taşıdığı biliniyor. Gemideki silahların, özellikle geçiş sırasında karşılaşabileceği tehditlere karşı bir önlem olduğu değerlendiriliyor. Ancak bu durum, uluslararası denizcilik kuralları açısından tartışmalı. Ticari gemilerin silahlandırılması, güvenlik firmaları aracılığıyla yapılsa da, özel şirketler tarafından işletilen tankerlerde ağır silah bulunması yeni bir güvenlik sorunu yaratıyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Baltık'ta yeni bir gerilim mi?
Baltık Denizi, NATO ve Rusya arasında askeri gerginliğin en yoğun olduğu bölgelerden biri. Finlandiya ve İsveç'in NATO üyeliğiyle birlikte, Rusya'nın Baltık'taki askeri varlığı daha da izole hale geldi. Bu ortamda, ticari bir geminin silahlandırılması, Moskova'nın sivilleşmiş askeri tehdit algısını yansıtıyor. Ayrıca, benzer uygulamaların diğer Rus ticari gemilerinde de yaygınlaşması, Baltık'ta deniz trafiğinin güvenliğini riske atabilir. NATO, Rusya'nın bu hamlesini yakından izliyor; ancak henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Uzmanlar, bu tür silahlandırmanın uluslararası hukukta 'korsanlıkla mücadele' kapsamında değerlendirilebileceğini, ancak Baltık'taki durumun farklı olduğunu vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya'nın Baltık'ta ticari gemilerini silahlandırması, Türkiye'nin Boğazlar rejimi ve Montrö Sözleşmesi çerçevesinde değerlendirilmelidir. Karadeniz'de Rus ticaret filosunun güvenliği, Türkiye'nin deniz ticareti ve enerji güvenliğiyle doğrudan ilişkilidir. Eğer Moskova benzer uygulamaları Karadeniz'e de taşırsa, Türk boğazlarından geçen gemilerin silah taşıması Montrö'yü ihlal edebilir. Ayrıca, Türkiye'nin Rusya ile enerji ticaretinde önemli bir partner olması, bu tür askeri tedbirlerin ticari akışı olumsuz etkileyebileceğini gösteriyor. Türk yetkililerin, bölgedeki durumu yakından takip etmesi ve NATO ile koordineli bir tutum sergilemesi bekleniyor.