ABD Ticaret Bakanlığı, Başkan Donald Trump’ın bakır ithalatına yönelik olası yeni gümrük tarifeleri konusunda karar almasına yardımcı olacak kilit bir raporu Beyaz Saray’a sunmaya hazırlanıyor. Sektör kaynaklarına göre, raporun önümüzdeki günlerde tamamlanması ve Trump yönetiminin ulusal güvenlik gerekçesiyle bakır ithalatına ek vergiler getirip getirmeyeceğini belirlemesi bekleniyor. Bu durum, küresel bakır ticaretinde yeni bir belirsizlik dalgası yaratırken, yatırımcılar ve tüccarlar olası senaryolara karşı pozisyon almaya başladı.
Gelişmenin Arka Planı
Trump yönetimi, geçtiğimiz yıl bakır ithalatının ulusal güvenlik açısından bir tehdit oluşturup oluşturmadığını incelemek üzere bir soruşturma başlatmıştı. 1962 tarihli Ticaret Genişletme Yasası’nın 232. maddesi kapsamında yürütülen bu soruşturma, daha önce çelik ve alüminyum ithalatına da benzer tarifelerin uygulanmasına yol açmıştı. Bakır için de benzer bir adım atılması halinde, özellikle Şili, Peru ve Zambiya gibi büyük bakır ihracatçısı ülkelerin ciddi şekilde etkilenmesi bekleniyor.
Bakır, elektrikli araçlardan yenilenebilir enerji sistemlerine, inşaattan savunma sanayisine kadar pek çok sektörde kritik bir hammadde olarak kullanılıyor. ABD, yıllık yaklaşık 1,5 milyon ton bakır ithal ediyor ve bu ithalatın büyük bir kısmı Kanada ve Meksika’dan geliyor. Ancak Trump, özellikle Çin üzerinden yapılan dolaylı ticareti de hedef almak istiyor.
Raporda, ithalatın ulusal güvenliği tehdit ettiği sonucuna varılması halinde, Başkan Trump’ın en az %10 oranında bir gümrük vergisi uygulama yetkisi bulunuyor. Sektör temsilcileri ise, böyle bir adımın ABD’deki bakır kullanıcıları üzerinde maliyet artışına yol açacağı ve küresel tedarik zincirlerini bozacağı uyarısında bulunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bakıra yönelik olası tarifeler, dünyanın en büyük bakır tüketicisi olan Çin başta olmak üzere Asya ülkelerini de yakından ilgilendiriyor. Çin, küresel bakır talebinin yaklaşık %50’sini oluştururken, ABD’nin tarife kararları Çin’in ihracat stratejilerini ve küresel fiyatları doğrudan etkileyebilir. Öte yandan, ABD’nin en önemli ticaret ortaklarından Kanada ve Meksika’ya uygulanacak tarifeler, USMCA anlaşması kapsamında yeni bir ticari gerilim alanı yaratabilir.
Küresel piyasalarda bakır fiyatları son haftalarda belirsizlik nedeniyle dalgalanma gösterirken, Londra Metal Borsası’nda (LME) kontratlar yönünü arıyor. Analistler, Trump’ın daha önce çelik ve alüminyumda olduğu gibi tarifeleri bir pazarlık aracı olarak kullanabileceğini, ancak bu hamlenin uzun vadede ABD endüstrisine zarar verebileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, bakır talebinin büyük bölümünü ithalat yoluyla karşılayan bir ülke olarak, küresel bakır fiyatlarındaki dalgalanmalardan doğrudan etkilenmektedir. ABD’nin uygulayacağı olası tarifeler, uluslararası bakır fiyatlarını yükselterek Türkiye’nin dış ticaret açığını artırabilir ve özellikle inşaat ile elektronik sektörlerinde maliyet baskısı yaratabilir. Öte yandan, tarifelerin küresel tedarik zincirlerinde yol açacağı yeniden yapılanma, Türkiye’nin alternatif tedarikçi arayışlarını hızlandırabilir. Türkiye’nin bu dönemde çeşitlendirilmiş ithalat stratejileri izlemesi ve yerli bakır üretimini artırmaya yönelik politikalar geliştirmesi önem kazanmaktadır.