Bakır fiyatları, ABD ile İran arasında varılan geçici barış anlaşmasının küresel ekonomik büyümeye ilişkin endişeleri hafifletmesi ve sanayi metallerine olan talebin artacağına yönelik iyimserliği tetiklemesiyle yükseldi. Londra Metal Borsası'nda (LME) işlem gören bakır vadeli kontratları, anlaşma haberinin ardından yüzde 2,3 artarak ton başına 9.045 dolara çıktı. Bu, son iki haftanın en yüksek seviyesi olarak kaydedildi.
Anlaşmanın Piyasalara Etkisi
ABD ve İran arasında üç hafta süren müzakerelerin ardından imzalanan geçici anlaşma, tarafların nükleer program ve bölgesel güvenlik konularında altı ay süreyle düşmanca eylemlerden kaçınmasını öngörüyor. Anlaşma, özellikle Orta Doğu'da jeopolitik risklerin azalmasını sağlayarak enerji ve emtia piyasalarında rahatlama yarattı. Analistlere göre, İran'ın petrol ihracatına yönelik yaptırımların gevşetilmesi olasılığı da ham petrol fiyatlarında düşüşe neden olurken, bakır gibi sanayi metallerine olan talebin canlanacağı beklentisi güçlendi. UBS Group AG emtia analisti Giovanni Staunovo, 'Anlaşma, küresel ticaretin ve ekonomik aktivitenin önündeki büyük bir engeli kaldırdı. Bu durum, Çin başta olmak üzere büyük metal tüketicilerinin talebini olumlu etkileyecek' dedi. Çin, dünya bakır tüketiminin yaklaşık yüzde 55'ini oluşturuyor.
Öte yandan, anlaşmanın geçici olması ve taraflar arasındaki güven eksikliği piyasalarda temkinli bir hava yaratıyor. İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emirabdullahiyan, 'Bu sadece bir başlangıç. Nihai bir anlaşmaya varılması için daha çok yol var' uyarısında bulundu. ABD Dışişleri Bakanlığı ise anlaşmanın 'sınırlı ve geri döndürülebilir' olduğunu vurguladı. Buna rağmen Cuma günü kapanışta bakır, haftalık bazda yüzde 4,2 değer kazanarak yatırımcıların yüzünü güldürdü.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Jeopolitik risklerin azalması sadece metal fiyatlarını değil, aynı zamanda küresel hisse senedi piyasalarını da destekledi. Asya-Pasifik bölgesinde Japonya'nın Nikkei endeksi yüzde 1,8, Güney Kore'nin KOSPI endeksi ise yüzde 1,5 yükseldi. Avrupa'da da benzer bir iyimserlik hakimdi; Almanya'nın DAX endeksi yüzde 1,2 artış kaydetti. Ancak, bazı ekonomistler, kalıcı bir anlaşma sağlanamaması durumunda piyasalardaki bu coşkunun geçici olabileceği konusunda uyarıyor. Küresel ekonomik büyüme hâlâ yavaş seyrediyor ve ABD Merkez Bankası'nın faiz politikalarına ilişkin belirsizlikler sürüyor.
Bakır, yeşil enerji geçişinde kritik bir rol oynadığı için talep görüyor. Elektrikli araçlar ve yenilenebilir enerji sistemlerinde yoğun olarak kullanılan metal, karbonsuzlaşma hedefleri doğrultusunda önem kazanıyor. Bu bağlamda, ABD-İran anlaşmasının, küresel çapta altyapı yatırımlarını hızlandırabileceği ve metal talebini uzun vadede artırabileceği ifade ediliyor. Ayrıca, anlaşma sayesinde İran'ın doğal gaz ihracatını artırması, enerji maliyetlerini düşürebilir ve bu da metal üretim maliyetlerini aşağı çekebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran anlaşması, Türkiye için bir dizi fırsat ve risk barındırıyor. Türkiye, bakır ve diğer sanayi metallerinde net ithalatçı konumunda olduğundan, fiyat artışları kısa vadede cari açık üzerinde baskı yaratabilir. Ancak, anlaşmanın jeopolitik gerilimi azaltması, Türkiye'nin enerji maliyetlerini düşürebilir; zira İran, Türkiye'nin doğal gaz ithalatında önemli bir tedarikçi. Ayrıca, bölgesel istikrar, Türk ihracatçıları için Orta Doğu pazarlarına erişimi kolaylaştırabilir. Öte yandan, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarını gevşetmesi, Türkiye'nin İran'la ticaretini artırabilir, ancak ABD ile ilişkilerde yeni bir gerilim alanı yaratma potansiyeli de taşıyor.