Bahreyn İçişleri Bakanlığı, ülke vatandaşlarının Irak ve İran'a seyahat etmesini yasakladığını duyurdu. Salı günü yapılan açıklamada, 'günahkâr İran saldırganlığının yansımaları nedeniyle devam eden gergin güvenlik durumu' gerekçe gösterildi. Anadolu Ajansı'nın aktardığı habere göre, Bahreyn yönetimi bu adımıyla Körfez bölgesinde artan tansiyona karşı bir önlem almayı hedefliyor. Karar, özellikle Tahran'ın Yemen, Suriye ve Irak'taki nüfuz mücadelesinin bir sonucu olarak görülüyor.
Yasağın Arka Planı ve Bahreyn'in Endişeleri
Bahreyn, uzun süredir İran'ın, ülkedeki Şii nüfus üzerinden içişlerine karıştığı suçlamalarını gündeme getiriyor. Manama yönetimi, Tahran'ın Bahreyn'deki bazı muhalif grupları desteklediğini iddia ediyor. Bu kapsamda, 2020'deki bir güvenlik operasyonunda bir dizi İran bağlantılı hücrenin çökertildiği açıklanmıştı. Irak ise, İran destekli milislerin etkin olduğu bir ülke olarak Bahreyn için risk teşkil ediyor. Özellikle son dönemde, Irak'ta ABD askeri varlığına yönelik saldırılar ve Suudi Arabistan ile İran arasındaki rekabet, Bahreyn'in güvenlik endişelerini artırdı. Yasağın, Bahreyn vatandaşlarının bu ülkelerde olası kaçırma, saldırı veya siyasi istismar gibi risklerden korunması amacını taşıdığı belirtiliyor. Ayrıca, Bahreyn'de 2011 Arap Baharı protestolarının ardından İran'ın krizi körüklediğine ilişkin suçlamalar da hafızalarda taze.
Bölgesel Boyut: Körfez'de Artan Gerilim
Bahreyn'in bu kararı, Körfez İşbirliği Konseyi üyeleri arasında İran'a yönelik ortak bir güvenlik yaklaşımının yansıması olarak değerlendiriliyor. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeler de benzer seyahat uyarıları yayınlamış veya İran bağlantılı grupları terör örgütü listesine almış durumda. Bahreyn'deki İngiliz ve ABD askeri üslerinin varlığı, ülkeyi İran'ın olası misillemeleri için hassas bir hedef haline getiriyor. Geçtiğimiz haftalarda İran'ın, Yemen'deki Husilere verdiği desteğin artması ve Kızıldeniz'deki ticari gemilere yönelik saldırılar, Körfez ülkelerinin teyakkuz halini artırdı. Bahreyn'in seyahat yasağı, bu bölgesel güç mücadelesinin sivil alana yansıması olarak okunabilir. Aynı zamanda, İran'ın nükleer programına ilişkin müzakerelerdeki tıkanma ve Batılı ülkelerin Tahran'a yeni yaptırımlar hazırlaması, bölgedeki diplomatik çabaları zora sokuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bahreyn'in bu kararı, Türkiye'nin Körfez bölgesindeki denge politikasını doğrudan etkilemese de, İran'la ilişkiler bağlamında önemli bir sinyal. Türkiye, İran'la ekonomik ve enerji iş birliğini sürdürürken, bölgedeki güvenlik sorunlarına karşı da temkinli bir duruş sergiliyor. Özellikle Irak'ın kuzeyinde PKK ile mücadele eden Türkiye, Irak'taki İran nüfuzunun artmasının bu mücadeleyi olumsuz etkileyebileceğini değerlendiriyor. Ayrıca, Bahreyn-Suudi Arabistan ekseninin İran'a karşı sertleşmesi, Ankara'nın Tahran'la diyalog kanallarını açık tutma çabasını zorlaştırabilir. Türk turistlerin Bahreyn ve Irak'a yönelik seyahat planlarını etkileme potansiyeli düşük olmakla birlikte, bölgesel istikrarsızlığın Körfez'deki Türk yatırımları üzerinde dolaylı bir risk oluşturduğu söylenebilir.