Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Lana Nusseibeh, BM Genel Sekreterliği için geç bir aday olarak ortaya çıktı. Nusseibeh'in destekçileri, BM misyonları nezdinde destek arayışına başladı. Bu gelişme, mevcut resmi adayların seçim sürecindeki kilitlenmeyi kıramaması üzerine yaşandı. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in görev süresinin 2026 sonunda dolması beklenirken, halefinin belirlenmesi için gayri resmi istişareler şimdiden hız kazanmış durumda.
Seçim süreci ve adayların durumu
BM Genel Sekreteri'nin seçimi, Güvenlik Konseyi'nin daimi üyelerinin veto yetkisi nedeniyle karmaşık bir diplomatik süreç gerektiriyor. Şu ana kadar resmi olarak açıklanan adaylar arasında eski Slovakya Dışişleri Bakanı Miroslav Lajcak, Şili eski Devlet Başkanı Michelle Bachelet ve diğer bazı isimler bulunuyor. Ancak bu adayların hiçbiri, özellikle büyük güçler arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle yeterli desteği toplayamadı. Nusseibeh'in geç adaylığı, bu boşluğu doldurma çabası olarak yorumlanıyor.
Nusseibeh, 2021'den bu yana BAE'nin BM Daimi Temsilcisi olarak görev yapıyor ve özellikle iklim değişikliği ve kadın hakları konularında aktif bir diplomatik profil çizdi. Ayrıca BM Güvenlik Konseyi'nde geçici üye olarak görev aldığı dönemde (2022-2023) dikkat çeken bir performans sergiledi. Destekçileri, Nusseibeh'in hem Körfez hem de Batılı ülkelerle iyi ilişkiler kurabilen bir isim olarak kilitlenmeyi aşabileceğini savunuyor.
Bölgesel ve küresel dengeler
BM Genel Sekreterliği seçimi, yalnızca bir kişinin belirlenmesinden ibaret değil; aynı zamanda küresel güç dengelerinin bir yansıması. Geleneksel olarak Genel Sekreterlik görevi bölgesel rotasyona tabi tutulur ve şu an sıra Doğu Avrupa'da. Ancak bu teamülün esnetilmesi, özellikle gelişmekte olan ülkeler tarafından zaman zaman dile getiriliyor. BAE gibi etkili bir Körfez ülkesinden bir adayın çıkması, bu dengeleri değiştirebilir.
Nusseibeh'in adaylığı, aynı zamanda BAE'nin artan diplomatik aktivizminin bir göstergesi. Son yıllarda BAE, bölgesel çatışmalarda arabuluculuk yaparak ve çok taraflı platformlarda etkinlik göstererek küresel sahnede daha görünür hale geldi. Bu adaylık, BAE'nin uluslararası kurumlardaki etkisini pekiştirme arzusunun bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Öte yandan, BM Genel Sekreteri seçiminde Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesinin (ABD, Rusya, Çin, Fransa, İngiltere) onayı kritik. Nusseibeh'in bu üyelerle ilişkileri ve Körfez ülkelerinin pozisyonu, sürecin seyrini belirleyecek. Şu ana kadar resmi bir açıklama yapılmadı ancak diplomatik kulislerde Nusseibeh'in şansının düşük olduğu, ancak kilitlenme devam ederse bir uzlaşı adayı olarak öne çıkabileceği konuşuluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, BM Genel Sekreterliği seçimini yakından takip ediyor. Nusseibeh'in adaylığı, Türkiye'nin bölgesel dengelerde BAE ile olan rekabeti ve işbirliği bağlamında önem taşıyor. Türkiye, BM'de reform çağrılarını yineleyerek daha temsili bir yapıyı savunuyor. Eğer Nusseibeh seçilirse, Türkiye'nin BM nezdindeki diplomatik manevra alanı etkilenebilir. Ayrıca, Körfez ülkelerinin BM'de daha etkin olması, Türkiye'nin bölgesel politikalarını yeniden gözden geçirmesini gerektirebilir. Ancak süreç henüz erken aşamada ve Türkiye'nin tutumu, adayların BM reformu ve Kıbrıs gibi konulardaki pozisyonlarına göre şekillenecektir.