Çin'in orta kesiminde yaşayan bir baba, oyun bağımlısı oğlunun intihar girişiminin ardından ülkenin en büyük dört çevrimiçi oyun şirketine karşı sembolik bir dava açtı. Davacı baba, oğlunun bir seferde 18 ateş düşürücü hap yutmasına neden olan oyun bağımlılığına karşı şirketlerin önlem almadığını iddia ediyor. 10 yuan (yaklaşık 1,5 ABD doları) tutarındaki tazminat talebi sembolik olmakla birlikte, asıl amaç mahkemenin şirketlere reşit olmayan kullanıcıların oyun sürelerini sınırlama ve bağımlılıkla mücadele yükümlülüklerini hatırlatması.
Olayın arka planı
Davaya konu olan olay, geçtiğimiz aylarda Çin'in merkezindeki Henan eyaletinde yaşandı. Oğlunun bilgisayar başında geçirdiği saatlerin giderek arttığını fark eden baba, çocuğunun okul başarısının düştüğünü ve sosyal ilişkilerinin zayıfladığını belirtti. Bir akşam, oğlunun odasında baygın halde bulunan baba, hemen hastaneye kaldırılan çocuğunun 18 ateş düşürücü hapı aynı anda içtiğini öğrendi. Olayın ardından çocuk, mide yıkama ve yoğun bakım tedavisiyle hayata döndürüldü.
Baba, oğlunun bağımlılığının arkasında Çin merkezli dört büyük oyun şirketinin sorumlu olduğunu savunuyor. Şirketlerin, reşit olmayan kullanıcıların kimlik doğrulama sistemlerini yeterince sıkı uygulamadığını ve oyun içi ödüllerle kullanıcıları sürekli olarak ekrana bağladığını iddia ediyor. Dava dilekçesinde, şirketlerin Çin yasalarınca belirlenen 'reşit olmayanlar için haftada en fazla üç saat oyun' kuralına uymadığı ileri sürülüyor.
Çin hükümeti, 2021 yılında aldığı kararla 18 yaş altı kullanıcıların hafta içi ve hafta sonu toplam oyun sürelerini ciddi şekilde kısıtlamıştı. Buna göre, 18 yaşından küçüklerin Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri akşam 20.00-21.00 saatleri arasında en fazla bir saat oyun oynamasına izin veriliyor. Ancak uzmanlar, uygulamanın denetimindeki eksiklikler nedeniyle bu kuralın sıklıkla ihlal edildiğini belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu dava, Çin'in oyun endüstrisi üzerindeki baskısının yeni bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Çin, dünyanın en büyük oyun pazarına sahip ülke konumunda. 2023 yılında Çin oyun pazarının büyüklüğü 45 milyar doları aştı. Hükümet, 2021'den bu yana oyun bağımlılığıyla mücadele etmek amacıyla bir dizi düzenleme getirdi. Bunlar arasında oyun süresi limitleri, kimlik doğrulama zorunluluğu ve oyun içi harcama limitleri bulunuyor.
Şirketler ise bu düzenlemelere uyduklarını, ancak kullanıcıların kimlik bilgilerini ebeveynlerinden veya internet kafelerden temin ederek sistemi atlattıklarını savunuyor. Baba avukatı, davanın öncelikli amacının maddi tazminat değil, mahkemenin şirketlere bağımlılıkla mücadele konusunda bağlayıcı kararlar vermesini sağlamak olduğunu vurguluyor. Uzmanlar, benzer davaların artması durumunda Çin'deki oyun şirketlerinin reşit olmayan kullanıcıları koruma konusunda daha fazla yatırım yapmak zorunda kalabileceğini belirtiyor.
Benzer tartışmalar, Güney Kore ve Japonya başta olmak üzere Asya'nın diğer ülkelerinde de yaşanıyor. Güney Kore, 2011'de getirdiği 'gece yarısı kapatma' sistemiyle 16 yaş altı kullanıcıların gece yarısından sabah 6'ya kadar oyun oynamalarını engellemişti. Ancak bu sistem 2021'de kaldırıldı; yerini daha esnek düzenlemeler aldı. Japonya'da ise oyun bağımlılığı, 2019'da resmi olarak 'hastalık' olarak tanımlandı ve tedavi merkezleri oluşturuldu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu dava, Türkiye'de de giderek büyüyen dijital oyun bağımlılığı sorununa ilişkin önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye'de oyun bağımlılığı oranının artması, aileleri ve hükümeti harekete geçirmiş durumda. 2023'te Gençlik ve Spor Bakanlığı, 'dijital bağımlılıkla mücadele' programları başlatmıştı. Çin'deki bu dava, yasal düzenlemelerin yanı sıra şirketlerin de sorumluluk alması gerektiğini gösteriyor. Türkiye'de benzer bir dava süreci, oyun şirketlerinin Türkiye'deki faaliyetlerini ve reşit olmayan kullanıcılara yönelik uygulamalarını yeniden değerlendirmelerini sağlayabilir. Ayrıca, bu tür davalar, uluslararası oyun şirketlerinin Türkiye'de de benzer önlemler alması için kamuoyu baskısı oluşturabilir.