Demokrat Parti'nin önde gelen stratejistlerinden David Axelrod, eski ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yaptığı telefon görüşmesinde patladığı yönündeki haberlerle ilgili olarak "Analizi yanlış değil" yorumunu yaptı. Axelrod, Pazartesi akşamı CNN'de katıldığı programda, Trump'ın Netanyahu'ya Hizbullah hedeflerine saldırı planı nedeniyle öfkelendiğini ve bu tutumun gerekçeli olduğunu savundu. Söz konusu telefon görüşmesinde Trump'ın, İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Beyrut civarındaki Hizbullah hedeflerine yönelik operasyon planını sert dille eleştirdiği belirtiliyor.
Gelişmenin arka planı
ABD medyasında geniş yankı bulan haberlere göre, Trump-Netanyahu arasındaki telefon trafiği gerilimli geçti. Trump'ın, Netanyahu'ya "Bu saldırıyı neden yapacaksın anlamıyorum, bu bizi büyük bir savaşa sürükler" dediği iddia ediliyor. Netanyahu ise Hizbullah'ın sınır güvenliği için ciddi tehdit oluşturduğunu savundu. Demokrat stratejist Axelrod, Trump'ın bu çıkışını dikkat çekici bulsa da, İsrail'in orantısız güç kullanımına karşı uyarılmasının doğru olduğunu belirtti. Axelrod, "Eski bir başkan olarak Trump'ın böyle bir bağlamda Netanyahu'yu uyarması, aslında ABD çıkarları açısından stratejik bir hamle. Keşke kendi döneminde de benzer bir duruş sergilemiş olsaydı" ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD-İsrail ilişkilerinde son dönemde yaşanan bu tür gerilimler, Ortadoğu'da dengeleri yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor. Netanyahu yönetimi, özellikle Hizbullah'ın İsrail sınırında artan faaliyetleri karşısında sert önlemler alınması gerektiğini düşünüyor. Ancak ABD, bölgede geniş çaplı bir çatışmayı önlemek için İsrail'i dizginlemeye çalışıyor. Bu bağlamda Trump'ın eski bir başkan olarak bu şekilde tepki göstermesi, ABD siyasetinde İsrail konusunda görüş ayrılıkları olduğunu gösteriyor. Axelrod'un destekleyici yorumu, Demokratlar içinde de İsrail'in askeri hareketliliğine karşı temkinli bir yaklaşımın benimsendiğine işaret ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
bu gelişme, Türkiye'nin doğrudan taraf olmadığı bir ABD-İsrail gerilimini yansıtsa da, bölgesel etkileri açısından önem taşıyor. Türkiye, özellikle Lübnan'ın istikrarı ve Hizbullah'ın rolü konusunda hassastır. Olası bir İsrail-Hizbullah çatışması, bölgede yeni bir göç dalgası yaratabilir ve Türkiye'nin güney sınırlarını etkileyebilir. Ayrıca, ABD'nin İsrail'e yönelik bu tür uyarıları, Türkiye'nin de savunduğu gibi, Orta Doğu'da orantılı güç kullanımı ve diplomasinin öncelenmesi gerektiği ilkesiyle örtüşmektedir.