Avustralya siyasetinde tartışmalı bir isim olan Barnaby Joyce, Yeni Güney Galler (NSW) eyaletinde yapılacak üst meclis oylaması öncesinde kürtaj karşıtı aktivistleri Sidney'de topladı. Joyce, kalabalığa hitaben Ulusal Parti milletvekillerini hedef alarak, cinsiyet seçimli kürtajı yasaklayan bir yasa tasarısına destek vermeleri için çağrıda bulundu. Eski başbakan yardımcısı ve Ulusal Parti lideri Joyce'un bu hamlesi, NSW'deki siyasi dengeleri etkileyebilecek güçlü bir lobi faaliyeti olarak değerlendiriliyor. Aktivizmin odağında, kadınların gebeliklerini sonlandırma hakkını sınırlayan ve etik tartışmaları alevlendiren bir yasa teklifi bulunuyor.
Gelişmenin arka planı
Barnaby Joyce, Sidney'deki mitingde yaptığı konuşmada, Ulusal Parti'nin NSW'deki milletvekillerine doğrudan seslendi. Joyce, "Bu sadece bir ahlaki mesele değil, aynı zamanda partimizin temel değerlerinin bir sınavıdır" ifadelerini kullandı. Mitinge katılan yüzlerce aktivist, taşıdıkları pankartlarla cinsiyet seçimli kürtajın yasaklanmasını talep etti. Tasarı, özellikle Asya kökenli ailelerde erkek çocuk tercihi nedeniyle kız fetüslerin kürtaj edilmesini engellemeyi amaçlıyor. NSW üst meclisinde görüşülecek olan yasa tasarısı, hem sağlık hem de etik boyutlarıyla geniş yankı uyandırdı. Joyce'un bu girişimi, kariyerinde daha önce de kürtaj karşıtı duruşuyla bilinen siyasetçinin, bu kez daha organize bir kampanya yürüttüğünü gösteriyor.
NSW eyalet seçimlerine kısa bir süre kala Joyce'un bu hamlesi, Ulusal Parti içinde de tartışmalara yol açtı. Partinin bazı üyeleri, Joyce'un bu tür bir lobiciliğinin parti imajına zarar verebileceğini düşünürken, diğerleri ise konunun taban için önemli olduğunu savunuyor. Joyce, daha önce Avustralya siyasetinde kadın düşmanı söylemlerle gündeme gelmişti. Bu kez de benzer bir söylemle, kadın hakları savunucularının tepkisini çekti. Kadın örgütleri, tasarının kadınların bedensel özgürlüğünü ihlal ettiğini ve sağlık hizmetlerine erişimi kısıtlayacağını belirtiyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Avustralya'da kürtaj tartışmaları, diğer Batılı ülkelerde olduğu gibi derin bir kutuplaşmaya işaret ediyor. Özellikle ABD'deki Roe v. Wade kararının bozulmasından sonra kürtaj karşıtı hareketler küresel çapta güç kazanırken, Avustralya da bu dalgadan etkileniyor. Joyce'un liderliğindeki kampanya, bu küresel eğilimin bir Avustralya örneği olarak görülebilir. Tasarının cinsiyet seçimli kürtaja odaklanması ise etik açıdan daha spesifik bir tartışmayı beraberinde getiriyor. Avustralya'da halihazırda kürtaj yasaları eyaletler arasında farklılık gösteriyor. NSW'de kürtaj hakkı nispeten korunurken, bu yasa tasarısı mevcut kazanımları tehdit ediyor. Uluslararası insan hakları örgütleri, cinsiyet seçimli kürtajın yasaklanmasının doğru bir adım olabileceğini ancak bunun kadınların kürtaj hakkını genel olarak kısıtlamak için kullanılmaması gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Avustralya'daki bu gelişme, Türkiye'de kürtaj tartışmalarının yeniden alevlenmesine yol açabilecek bir emsal teşkil ediyor. Türkiye'de kürtaj yasal ancak uygulamada çeşitli kısıtlamalar bulunuyor. Joyce'un kampanyası, küresel muhafazakâr dalganın bir parçası olarak Türkiye'deki benzer gruplara ilham verebilir. Diğer yandan, kadın hakları savunucuları bu durumu, kazanılmış hakların geri alınmasına yönelik bir tehdit olarak görüyor. Türkiye'nin AB ile ilişkileri ve insan hakları karnesi göz önüne alındığında, bu tür uluslararası tartışmaların iç siyasette yankı bulması muhtemel. Özellikle cinsiyet seçimli kürtajın toplumsal cinsiyet eşitliği ve sağlık hizmetleri üzerindeki etkileri, Türkiye'de de benzer endişeleri uyandırıyor.