Avustralya Yüksek Mahkemesi'nin ilk kadın yargıcı Mary Gaudron, 83 yaşında vefat etti. 1987 yılında Yüksek Mahkeme'ye atanan Gaudron, ülkenin en yüksek yargı organındaki bu göreve gelen ilk kadın olarak tarihe geçmişti. Hukuk alanındaki öncü rolü ve eşitlik mücadelesiyle tanınan Gaudron, iş yerinde kadın haklarının güçlendirilmesi ve ayrımcılığa karşı verdiği mücadeleyle anılıyor.
Hukuk kariyerinin dönüm noktaları
Mary Genevieve Gaudron, 5 Ocak 1943'te New South Wales eyaletinin Moree kasabasında dünyaya geldi. Sydney Üniversitesi'nde hukuk eğitimi aldıktan sonra 1968'de avukatlık ruhsatını aldı. 1970'lerde sendikalar ve kadın hakları örgütleri için hukuki danışmanlık yaptı. 1979'da Yüksek Mahkeme'nin başsavcı yardımcısı olarak atandı ve bu göreve getirilen ilk kadın oldu. 1981'de Yüksek Mahkeme yargıçlığına atanmasıyla Avustralya'nın en üst yargı organındaki ilk kadın yargıç unvanını kazandı. 1987'de ise Yüksek Mahkeme'nin daimi yargıcı olarak atandı ve 2003 yılına kadar bu görevi sürdürdü.
Gaudron, Yüksek Mahkeme'deki görevi boyunca birçok önemli karara imza attı. Özellikle iş hukuku, ayrımcılık ve kadın hakları konularında verdiği kararlarla tanındı. 1992'de verdiği bir kararda, iş yerinde cinsel tacize karşı işverenlerin sorumluluğunu genişletmişti. Ayrıca yerli Avustralyalıların hakları konusunda da önemli kararlara katkı sağladı. 2003'te Yüksek Mahkeme'den emekli olduktan sonra uluslararası hukuk alanında çalışmalar yürüttü ve Birleşmiş Milletler bünyesinde çeşitli görevler aldı.
Avustralya Barolar Birliği Başkanı, Gaudron'un vefatıyla ilgili yaptığı açıklamada, "Mary Gaudron, sadece bir hukukçu olarak değil, aynı zamanda bir eşitlik savaşçısı olarak da ülkemizin tarihine geçti. Onun açtığı yolda ilerleyen sayısız kadın hukukçu, kendisine çok şey borçlu" dedi. Avustralya Başbakanı da yayınladığı taziye mesajında Gaudron'un "hukuk devleti ve toplumsal adalet için verdiği mücadelenin unutulmayacağını" belirtti.
Eşitlik ve kadın hakları mücadelesi
Mary Gaudron, kariyeri boyunca kadınların iş yerinde karşılaştığı ayrımcılıkla mücadele etti. 1980'lerde ve 1990'larda verdiği kararlarla, işverenlerin hamilelik ve cinsiyet temelli ayrımcılık yapmasını engelleyen içtihatlar oluşturdu. 1994'teki bir davada, iş yerinde cinsel tacizin "iş koşullarının bir parçası" haline gelmesi durumunda işverenin sorumlu tutulması gerektiğine hükmetti. Bu karar, Avustralya iş hukukunda çığır açıcı nitelikteydi.
Gaudron, aynı zamanda kadınların hukuk mesleğinde daha fazla yer alması için aktif çaba sarf etti. 1990'larda Avustralya'da kadın yargıçların sayısının artmasına öncülük etti. Emekliliğinden sonra da kadın hakları konferanslarında konuşmacı olarak yer aldı ve genç kadın hukukçulara mentorluk yaptı. 2003'te Avustralya Nişanı (Order of Australia) ile ödüllendirildi.
Uluslararası alanda da tanınan Gaudron, 2005-2007 yılları arasında Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) bünyesinde danışman olarak görev yaptı. 2008'de Birleşmiş Milletler Kadın Hakları Komitesi'ne seçildi ve 2012'ye kadar bu görevi sürdürdü. Gaudron, özellikle gelişmekte olan ülkelerde kadınların iş gücüne katılımı ve eşit ücret konularında çalışmalar yürüttü.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Mary Gaudron'un vefatı, Türkiye'deki kadın hukukçular ve toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesi açısından sembolik bir anlam taşıyor. Gaudron'un kariyeri, kadınların en üst düzey yargı organlarında yer almasının önünü açmış ve birçok ülkede benzer atamalara ilham vermişti. Türkiye'de de kadın yargıç ve savcı oranı son yıllarda artsa da, üst düzey yargı organlarındaki kadın temsiliyeti hâlâ tartışma konusu. Gaudron'un iş yerinde ayrımcılık ve cinsel taciz konusundaki içtihatları, Türkiye'nin de taraf olduğu uluslararası sözleşmeler (özellikle İstanbul Sözleşmesi) çerçevesinde önemli referanslar olarak değerlendirilebilir. Ayrıca, Gaudron'un uluslararası çalışma hukuku alanındaki faaliyetleri, Türkiye'nin ILO normlarına uyum sürecinde yol gösterici olmuştu. Onun mirası, kadın hakları savunuculuğunun sınırları aşan etkisini gösteriyor.