Avustralya hükümeti, büyük teknoloji şirketlerinin çevrimiçi çocuk cinsel istismarı materyaliyle mücadelede ciddi boşluklar bulunduğunu ortaya koyan bir rapor yayımladı. Ülkenin e-Güvenlik Komisyonu (eSafety Commissioner) tarafından hazırlanan rapor, Meta, Google, TikTok ve Snap gibi platformların, çocukları korumak için yasal yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmediğini belirtiyor. Rapor, şirketlerin istismar içeriklerini tespit ve kaldırma süreçlerindeki gecikmeleri, algoritmik öneri sistemlerinin risklerini ve şeffaflık eksikliklerini eleştiriyor.
Gelişmenin arka planı
Avustralya, 2021 yılında çevrimiçi çocuk güvenliği konusunda dünyanın en kapsamlı yasalarından birini kabul etmişti. e-Güvenlik Komisyonu'na geniş yetkiler veren yasa, şirketlerin istismar içeriklerini tespit etmek ve kaldırmak için etkin önlemler almasını zorunlu kılıyor. Raporda, şirketlerin bildirdiği verilerin gerçeği yansıtmadığı, birçok platformun istismar içeriğini kullanıcılar şikayet edene kadar fark etmediği, yapay zeka tabanlı tespit sistemlerinin yeterince gelişmediği ve özellikle canlı yayınlar sırasında çocukların istismara uğrama riskinin yüksek olduğu vurgulanıyor.
Raporda ayrıca, şirketlerin çocuklara yönelik reklam ve veri toplama uygulamalarının da endişe verici olduğu belirtiliyor. Platformların, çocukların yaşını doğrulamak için yeterli önlem almadığı, böylece istismarcıların çocuklarla kolayca iletişim kurabildiği kaydediliyor. eSafety Commissioner Julie Inman Grant, “Teknoloji devleri kâr odaklı çalışıyor ve çocuk güvenliği ikinci planda kalıyor. Bu durum değişmeli” ifadelerini kullandı.
Bölgesel veya küresel boyut
Avustralya'nın bu hamlesi, küresel çapta teknoloji şirketlerinin çocuk güvenliği konusunda artan baskı altında olduğunu gösteriyor. Avrupa Birliği'nin Dijital Hizmetler Yasası (DSA) ve İngiltere'nin Çevrimiçi Güvenlik Yasası da benzer şekilde şirketlere yükümlülükler getiriyor. Avustralya, ulusal yasalarıyla bu alanda öncü role sahip. Rapor, diğer ülkeler için de model teşkil edebilir. Özellikle Asya-Pasifik bölgesinde artan çevrimiçi istismar vakaları, hükümetleri harekete geçmeye zorluyor. Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) verilerine göre, her üç internet kullanıcısından biri çocuk ve çevrimiçi istismar vakaları pandemi döneminde yüzde 77 arttı.
Raporun yayımlanmasının ardından Meta, Google ve TikTok, Avustralya hükümeti ile işbirliği yapmaya hazır olduklarını açıkladı. Ancak sivil toplum kuruluşları, şirketlerin gönüllü iyileştirmelerinin yetersiz kalacağını ve bağımsız denetimlerin artırılması gerektiğini savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, çevrimiçi çocuk istismarıyla mücadelede son yıllarda önemli adımlar attı ancak teknoloji şirketlerinin denetimi konusunda henüz kapsamlı bir yasal çerçeve oluşturulamadı. Avustralya'nın bu raporu, Türkiye'deki ilgili kurumlar için de bir referans niteliği taşıyor. Özellikle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın, sosyal medya platformlarının çocuk güvenliği politikalarını daha yakından izlemesi gerekebilir. Ayrıca, Avustralya'nın uyguladığı yaptırımlar ve şeffaflık raporları, Türk mevzuatında da benzer düzenlemelere yol açabilir.