Avustralya Vergi Dairesi'nin (ATO) açıkladığı verilere göre, aralarında Microsoft'un Avustralya iştiraki ve telekomünikasyon devi Optus'un sahibi Singtel'in de bulunduğu çok sayıda büyük ölçekli şirket, ülkede elde ettikleri milyar dolarlık gelirlere rağmen kurumlar vergisi ödemedi. ATO'nun kamuya açık veri tabanında yer alan bilgiler, söz konusu şirketlerin yasal boşluklar veya indirimler yoluyla vergi yükümlülüklerini sıfıra indirebildiğini gösteriyor.
Vergi Veritabanının Arka Planı
Avustralya Vergi Dairesi, her yıl ülkede faaliyet gösteren ve belirli bir gelir eşiğini aşan şirketlerin vergi bilgilerini kamuoyuyla paylaşıyor. Bu uygulama, kurumlar vergisi şeffaflığını artırmak ve halkın büyük şirketlerin vergi katkılarını görmesini sağlamak amacıyla 2013 yılında başlatıldı. Son açıklanan veriler, Microsoft Avustralya ve Singtel gibi isimlerin yanı sıra Netflix'in de aralarında bulunduğu bir dizi çok uluslu şirketin, milyarlarca dolarlık cirolarına karşın federal bütçeye kurumlar vergisi ödemediğini ortaya koyuyor.
ATO yetkilileri, sıfır vergi ödemesinin her zaman yasa dışı bir durum anlamına gelmediğini vurguluyor. Şirketler, bir önceki yıllarda oluşan zararlarını mahsup ederek, Ar-Ge teşvikleri veya yatırım indirimleri gibi yasal düzenlemelerden yararlanarak vergi matrahlarını sıfırlayabiliyor. Ancak kamuoyunda ve siyaset sahnesinde bu tür açıklamalar, çok uluslu şirketlerin adil vergi ödemediği yönündeki tartışmaları yeniden alevlendiriyor.
Ekonomistler ve vergi adaleti savunucuları, söz konusu şirketlerin Avustralya'da elde ettikleri kârları düşük vergili ülkelere kaydırarak vergi kaçırdığı iddialarını sık sık dile getiriyor. ATO'nun verileri, bu tür şirketlerin toplam vergi ödemelerinin, hasılatlarına oranla son derece düşük kaldığını gösteriyor. Örneğin, Singtel'in Avustralya'daki iştiraki Optus, ülkenin en büyük ikinci telekom operatörü olmasına ve milyarlarca dolar gelir elde etmesine rağmen, bazı yıllarda hiç kurumlar vergisi ödemedi.
Microsoft Avustralya ise bulut bilişim, yazılım lisanslama ve danışmanlık hizmetleri gibi alanlarda büyük bir pazar payına sahip. Şirketin Avustralya'daki gelirleri her yıl artarken, vergi ödemelerinin düşük kalması dikkat çekiyor. Benzer şekilde Netflix de abone sayısını ve gelirini artırmasına rağmen, ülkedeki vergi yükünün hafif olduğu biliniyor.
ATO, vergi kaçakçılığıyla mücadele kapsamında son yıllarda çok uluslu şirketlere yönelik denetimlerini sıklaştırdı. 2016'da çıkarılan ve çok uluslu vergi kaçırma önleme yasası (MAAL) kapsamında, yurt dışına kâr aktarımına sınırlamalar getirildi. Ancak eleştirmenler, mevzuatın hâlâ yetersiz olduğunu ve büyük şirketlerin yaratıcı muhasebe yöntemleriyle vergiden kaçınmaya devam ettiğini savunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Avustralya'daki bu durum, aslında küresel bir sorunun yerel bir yansıması. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) öncülüğünde yürütülen ve 2021'de 130'dan fazla ülkenin imzaladığı küresel asgari kurumlar vergisi anlaşması, çok uluslu şirketlerin kârlarını düşük vergili ülkelere kaydırmasını engellemeyi amaçlıyor. Söz konusu anlaşma ile şirketlerin faaliyet gösterdikleri ülkelerde en az %15 oranında vergi ödemesi hedefleniyor. Ancak anlaşmanın tam olarak uygulanması için ülkelerin kendi mevzuatlarını uyumlaştırması gerekiyor ve bu süreç yavaş ilerliyor.
Avustralya, küresel vergi reformuna destek veren ülkeler arasında yer alsa da, iç mevzuatındaki boşluklar nedeniyle büyük şirketlerin vergi ödemeleri halen düşük seviyelerde. Bu durum, ülkedeki vergi adaleti tartışmalarını canlı tutuyor. Muhalefet partileri ve sivil toplum kuruluşları, hükümeti daha etkili önlemler almaya çağırıyor.
Küresel ölçekte ise ABD, AB ülkeleri ve diğer gelişmiş ekonomiler de benzer sorunlarla karşı karşıya. Teknoloji devlerinin vergi ödemeleri, özellikle pandemi sonrası artan kamu harcamaları ve bütçe açıkları nedeniyle daha fazla sorgulanıyor. Kamuoyu baskısı, hükümetleri dijital hizmet vergisi gibi yeni vergi türleri getirmeye yöneltiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Avustralya'daki bu gelişme, Türkiye'nin de yakından takip ettiği küresel vergi adaleti tartışmalarının bir parçası. Türkiye, çok uluslu şirketlerin vergi kaçırmasını önlemek için OECD'nin matrah aşındırma ve kâr kaydırma (BEPS) eylem planlarına uyum sağlamaya çalışıyor. Ülkede faaliyet gösteren yabancı teknoloji şirketlerinin vergi ödemeleri sık sık tartışma konusu oluyor. Türkiye, dijital hizmet vergisi gibi araçlarla bu şirketlerden daha fazla pay almayı hedefliyor. Avustralya örneği, Türkiye'nin de benzer önlemleri sıkılaştırması gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, küresel asgari kurumlar vergisinin etkin uygulanması, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin vergi gelirlerini artırabilir.