Japonya'da iş dünyası güven endeksinin karışık bir seyir izlemesi, Japonya Merkez Bankası'nın (BOJ) yakın vadede faiz artırımına gitme baskısını hafifletti. BOJ'un kısa vadeli ekonomik görünüm anketi (Tankan) ve diğer iş dünyası göstergeleri, imalat sanayinde toparlanma sinyalleri verirken hizmet sektöründe ve KOBİ'lerde belirsizliğin sürdüğünü gösteriyor. Bu tablo, BOJ'un negatif faiz politikasından çıkış ve getiri eğrisi kontrolünü sonlandırma planlarını yavaşlatabileceği yönünde değerlendiriliyor.
Japonya Ekonomisinde Karışık Sinyaller
Japonya Merkez Bankası'nın açıkladığı son Tankan anketine göre, büyük imalatçıların güven endeksi bir önceki çeyreğe göre hafif artış gösterdi. Ancak bu iyileşme, otomotiv ve elektronik gibi ihracata dayalı sektörlerle sınırlı kaldı. Buna karşın, iç taleple bağlantılı hizmet sektörü ve perakende gibi alanlarda güven endeksi geriledi. Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) maliyet artışları ve zayıf tüketici harcamaları nedeniyle kötümser olduğu görülüyor.
Japonya ekonomisi, 2024 yılının ilk çeyreğinde yıllıklandırılmış bazda %2,9 daraldıktan sonra ikinci çeyrekte %3,1 büyüyerek teknik resesyondan çıkmıştı. Ancak bu toparlanma, büyük ölçüde zayıf yenin ihracatı desteklemesi ve stokların azalmasından kaynaklandı. İç tüketim ise hâlâ kırılgan. Enflasyon ise %2 hedefinin üzerinde seyrediyor; çekirdek enflasyon (taze gıda hariç) son aylarda %2,5 civarında. Bu durum, BOJ'un faiz artırımı için alanı olduğunu gösterse de, iş dünyasındaki karışık görünüm bankanın temkinli hareket etmesine neden oluyor.
BOJ Başkanı Kazuo Ueda, son açıklamalarında para politikasının mevcut gevşek duruşunun sürdürüleceğini, ancak enflasyon ve ücret artışlarındaki gelişmelere göre ayarlama yapılabileceğini belirtti. Ueda, ayrıca küresel ekonomik belirsizliklere ve jeopolitik risklere dikkat çekti. Piyasalar, BOJ'un bir sonraki faiz artırımını büyük olasılıkla 2024'ün son çeyreğinde veya 2025 başında yapabileceğini fiyatlıyordu; ancak son veriler bu beklentiyi zayıflattı.
Küresel ve Bölgesel Yansımalar
Japonya, dünyanın dördüncü büyük ekonomisi ve en büyük net alacaklı ülkesi konumunda. BOJ'un faiz politikası, küresel sermaye akımları ve döviz kurları üzerinde doğrudan etkili. Uzun süre devam eden ultra gevşek para politikası, Japon yatırımcıların yurtdışında daha yüksek getirili varlıklara yönelmesine neden olmuştu. Faiz artırımı durumunda, Japon sermayesinin ülkeye dönmesi ve küresel tahvil piyasalarında dalgalanma yaşanması bekleniyordu. Ancak artırımın gecikmesi, bu senaryoyu şimdilik rafa kaldırdı.
Asya-Pasifik bölgesinde, özellikle Güney Kore, Tayvan ve ASEAN ülkeleri, Japonya'nın para politikasından dolaylı olarak etkileniyor. Zayıf yen, Japon ihracatçılarına rekabet avantajı sağlarken, bölgedeki diğer ihracatçılar için dezavantaj oluşturuyor. BOJ'un faiz artırmaması, yenin zayıf kalmasına ve bölgesel ticaret dengelerinin Japonya lehine bozulmaya devam etmesine yol açabilir. Öte yandan, Çin ekonomisindeki yavaşlama ve ABD-Çin ticaret gerilimleri, Japonya'nın ihracatını olumsuz etkileyebilecek diğer risk faktörleri arasında.
Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası gibi kuruluşlar, Japonya'nın para politikasını normalleştirme sürecinde aceleci olmaması gerektiğini vurguluyor. Japonya'nın kamu borcunun GSYH'ye oranı %250'nin üzerinde ve faiz artırımı borç maliyetlerini artırarak mali sürdürülebilirliği tehdit edebilir. Bu nedenle BOJ, faiz artırımını yavaş ve kademeli yapmayı planlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Japonya'nın para politikası, Türkiye'yi iki kanaldan etkileyebilir. Birincisi, küresel risk iştahı ve sermaye akımları: BOJ'un faiz artırmaması, gelişmekte olan piyasalara yönelik sermaye akımlarını destekleyebilir; bu da Türkiye gibi yüksek getirili pazarlara kısa vadeli sermaye girişini artırabilir. İkincisi, ticaret: Japonya, Türkiye'nin Asya'daki önemli ticaret ortaklarından biri. Zayıf yen, Japon ürünlerini Türkiye karşısında daha rekabetçi kılarken, Türkiye'nin Japonya'ya ihracatını zorlaştırabilir. Ayrıca, Japonya'nın enerji ithalatı ve altyapı yatırımları, Türk müteahhitlik firmaları için fırsatlar sunuyor; BOJ'un politikası dolaylı olarak bu projelerin finansmanını etkileyebilir.