Avustralya, Pasifik adaları bölgesinde Çin'in artan etkisini dengelemek amacıyla kapsamlı bir ittifak sistemi inşa ediyor. Canberra yönetimi, son aylarda bölge ülkeleriyle savunma, güvenlik ve ekonomik işbirliğini derinleştiren anlaşmalar imzalayarak, Pasifik'te Çin'in gerileyen nüfuzunun yerini doldurmayı hedefliyor. Bu stratejik hamle, ABD-Çin rekabetinin Pasifik'teki yansıması olarak dikkat çekiyor.
İttifak Sisteminin Arka Planı
Avustralya Başbakanı Anthony Albanese liderliğindeki hükümet, 2022'de iktidara gelmesinden bu yana Pasifik bölgesine yönelik diplomatik ve ekonomik açılımını hızlandırdı. Özellikle Solomon Adaları, Vanuatu, Fiji ve Papua Yeni Gine gibi ülkelerle yapılan üst düzey ziyaretler ve imzalanan ikili anlaşmalar, Avustralya'nın bölgedeki varlığını pekiştirdi. 2023'te yürürlüğe giren ve iki ülke arasında serbest ticaret ile savunma işbirliğini kapsayan Avustralya-Birleşik Krallık-ABD (AUKUS) anlaşması, bölgesel güvenlik mimarisinin önemli bir parçası haline geldi.
Avustralya ayrıca, Pasifik Adaları Forumu (PIF) çerçevesinde bölge ülkeleriyle ortak güvenlik bildirileri yayınladı. 2024'te Tonga'da düzenlenen PIF zirvesinde, iklim değişikliğiyle mücadele ve deniz güvenliği konularında ortak bir yol haritası kabul edildi. Bu adımlar, Çin'in bölgede son yıllarda artan kredi ve altyapı yatırımlarına karşı bir denge unsuru oluşturuyor.
Çin Etkisinin Gerilemesi
Çin'in Pasifik adalarındaki etkisi, özellikle 2019'da Solomon Adaları'nın Tayvan ile ilişkilerini kesip Pekin ile diplomatik ilişki kurmasının ardından zirveye ulaşmıştı. Ancak son dönemde bu etki gözle görülür şekilde geriledi. 2022'de Çin ile Solomon Adaları arasında imzalanan güvenlik anlaşması, Avustralya ve ABD'de endişe yaratmış olsa da, anlaşmanın uygulanmasında yaşanan aksaklıklar ve bölge halkının artan tepkisi, Çin'in nüfuzunu sınırladı.
2023'te Vanuatu ve Fiji gibi ülkeler, Çin ile yeni altyapı projeleri için görüşmeleri askıya aldı. Ayrıca Papua Yeni Gine, 2024 başında Avustralya ile imzaladığı savunma anlaşmasıyla Çin'e mesafeli duruşunu netleştirdi. Bu gelişmeler, Batılı analistler tarafından "Çin'in Pasifik'teki geri çekilişi" olarak yorumlanıyor.
Avustralya'nın bölgedeki ekonomik yatırımları da dikkat çekici boyutlara ulaştı. 2023'te Avustralya, Pasifik adalarına yönelik altyapı fonunu 2 milyar Avustralya dolarına çıkardı. Bu fon, liman, havaalanı ve telekomünikasyon projelerini finanse ederek Çin'in kuşak-yol girişimine alternatif oluşturuyor. Ayrıca Avustralya, bölge ülkelerine yönelik vize kolaylıkları ve işgücü hareketliliği anlaşmalarıyla insani bağları güçlendiriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Avustralya'nın Pasifik hamlesi, ABD'nin Hint-Pasifik stratejisiyle yakından uyumlu. Washington, Çin'i çevreleme politikasında Avustralya'yı kilit müttefik olarak görüyor. 2024'te ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Avustralya'nın bölgedeki liderliğini "kritik" olarak nitelendirdi. AUKUS kapsamında Avustralya'ya nükleer denizaltı teknolojisi transferi de bu işbirliğinin somut göstergesi.
Öte yandan, Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Wang Wenbin, Avustralya'nın "soğuk savaş zihniyeti" ile hareket ettiğini savunarak, Pasifik adalarının bağımsız karar alma hakkına saygı gösterilmesi çağrısında bulundu. Ancak bölge ülkelerinin çoğu, Çin'in kredi diplomasisinden duyduğu rahatsızlığı dile getiriyor. Fiji Başbakanı Sitiveni Rabuka, 2023'te yaptığı açıklamada, "Bizim için en önemli şey egemenliğimiz ve iklim direncimizdir. Büyük güçlerin rekabetine alet olmayacağız" demişti.
Uzmanlar, Avustralya'nın Pasifik ittifak sisteminin başarısının, bölge ülkelerinin ekonomik ve iklimle ilgili beklentilerini karşılamasına bağlı olduğunu belirtiyor. Düşük faizli krediler ve uzun vadeli taahhütler sunan Çin'e karşı, Avustralya'nın daha şeffaf ve sürdürülebilir projeler geliştirmesi gerekiyor. Aksi halde, bölgede nüfuz mücadelesi yeniden alevlenebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Avustralya'nın Pasifik'te Çin'e karşı kurduğu ittifak sistemi, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, küresel güç dengeleri açısından önemli ipuçları sunuyor. Çin'in kuşak-yol projesi, Türkiye'nin Orta Koridor girişimiyle rekabet halinde. Pasifik'te Çin'in gerilemesi, Pekin'in kaynaklarını başka bölgelere kaydırmasına neden olabilir; bu da Türkiye'nin Asya ile ticaret yollarında yeni fırsatlar yaratabilir. Ayrıca, ABD-Çin rekabetinin derinleşmesi, Türkiye'nin denge politikası izlemesini zorlaştırırken, NATO içindeki konumunu da etkileyebilir. Türkiye, Pasifik'teki gelişmeleri yakından izleyerek, ekonomik ve stratejik çıkarlarını korumalı.