ABD'de bir savunma avukatı, mahkemeye sunduğu dilekçede yapay zeka aracı ChatGPT'yi kullanarak içeriği hazırladığı ve dosyada çok sayıda hata bulunduğu için mahkemeye saygısızlık suçlamasıyla karşılaştı. Avukat, hatayı 'dürüst bir yanlışlık' olarak nitelendirdi.
Olayın Arka Planı
ABD'nin [eyalet belirtilmemiş] eyaletinde görülen bir davada savunma avukatı, müvekkilini savunmak için hazırladığı yasal dosyada ChatGPT'den destek aldı. Ancak yapay zekanın ürettiği metinlerde uydurma içtihatlar, yanlış kanun maddeleri ve gerçek dışı atıflar yer aldı. Mahkeme, avukatın dosyayı titizlikle incelemeden sunduğunu tespit etti. Hakim, avukatın bu davranışını 'mahkemeye saygısızlık' olarak değerlendirerek yaptırım kararı aldı. Avukat ise savunmasında, 'Bunu dürüst bir yanlışlık olarak görüyorum, amacım mahkemeyi yanıltmak değildi' ifadelerini kullandı.
Olay, yapay zeka araçlarının hukuk alanında kullanımına dair etik ve mesleki sorumluluk tartışmalarını yeniden alevlendirdi. ChatGPT gibi büyük dil modelleri, bazen gerçekte var olmayan kaynakları uydurabiliyor (halüsinasyon). Bu tür hatalar, hukuk gibi kesinlik gerektiren alanlarda ciddi sonuçlar doğurabiliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'de yaşanan bu olay, dünya genelinde yapay zekanın profesyonel mesleklerde kullanımına yönelik düzenlemelerin gerekliliğini gözler önüne seriyor. Avrupa Birliği, Yapay Zeka Yasası (AI Act) ile bu tür riskleri sınıflandırırken, ABD'de federal düzeyde henüz kapsamlı bir düzenleme bulunmuyor. Hukuk meslek kuruluşları, avukatların yapay zeka çıktılarını doğrulama yükümlülüğü olduğunu vurguluyor. Bu dava, emsal teşkil edebilecek nitelikte; zira mahkemeler artık yapay zeka kullanımını bir hafifletici sebep olarak görmüyor, aksine mesleki ihmal olarak değerlendiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de yapay zeka araçlarının hukuk pratiğinde kullanımı hızla artıyor. Ancak henüz mesleki sorumluluk ve etik kurallar konusunda net düzenlemeler bulunmuyor. Bu olay, Türkiye Barolar Birliği ve Adalet Bakanlığı için uyarıcı olmalı. Özellikle avukatların yapay zeka çıktılarını doğrulamadan mahkemeye sunması, ileride benzer yaptırımlarla karşılaşmalarına yol açabilir. Ayrıca, Türkiye'nin dijital dönüşüm sürecinde yapay zeka etiği konusunda acilen düzenleme yapması gerekiyor. Aksi halde, uluslararası alanda yaşanan bu tür örnekler, Türk hukuk sistemi için de itibar kaybına neden olabilir.