Kişinev yakınlarında geçtiğimiz günlerde meydana gelen insansız hava aracı (İHA) patlaması, Moldova'nın hava sahası gözetleme ve acil durum uyarı sistemlerindeki kritik zafiyetini gözler önüne serdi. Ülke, son dönemde izinsiz uçuşlarda keskin bir artış yaşarken, Batı yanlısı hükümetin Avrupa-Atlantik güvenlik yapılarıyla entegrasyon çabalarına rağmen savunma kapasitesindeki eksiklikler dikkat çekiyor. Olay, Moldova'nın stratejik konumu nedeniyle bölgesel güvenlik açısından endişe yaratırken, ABD'nin bu boşluğu doldurup dolduramayacağı sorusunu gündeme getirdi.
Moldova'nın Hava Sahası Güvenliği Alarm Veriyor
Moldova, Ukrayna ile Romanya arasında sıkışmış, Avrupa'nın en yoksul ülkelerinden biri olarak uzun süredir Rusya'nın etkisi altında. Ancak 2020'de Batı yanlısı Maia Sandu'nun cumhurbaşkanı seçilmesiyle ülke, Avrupa Birliği ve NATO ile ilişkilerini derinleştirme yoluna girdi. Ne var ki savunma altyapısı, bu yeni yönelimin gerektirdiği hızda modernize edilemedi. Moldova ordusu, Sovyet döneminden kalma teçhizata bağımlı ve hava savunma sistemleri neredeyse yok denecek kadar zayıf. Son İHA olayı, ülkenin radar ve erken uyarı ağının yetersızlığını bir kez daha kanıtladı. Uzmanlara göre, Moldova hava sahası düzenli olarak Rus İHA'ları ve füze parçaları tarafından ihlal ediliyor; bu ihlaller bazen Ukrayna'daki çatışmalardan taşan unsurlar, bazen de kasıtlı provokasyonlar olabiliyor.
Kişinev yönetimi, olayın ardından acil durum uyarı sistemlerini gözden geçireceğini açıkladı ancak somut bir adım henüz atılmadı. Moldova sınır polisi, son aylarda izinsiz uçuş sayısında "endişe verici bir artış" olduğunu belirtiyor. Bu uçuşların çoğu ticari dronlar olsa da, bazılarının askeri keşif amaçlı olduğu değerlendiriliyor. Ülkenin hava sahasını etkin şekilde izleyecek bir radar ağı bulunmadığı için, bu ihlaller genellikle ancak bir patlama veya kaza meydana geldiğinde fark ediliyor.
Washington'un Rolü ve Bölgesel Dengeler
ABD, Moldova'nın savunma kapasitesini güçlendirmek için çeşitli programlar yürütüyor. Özellikle 2022'den bu yana, Moldova'ya yönelik askeri yardım ve eğitim desteği artırıldı. Ancak bu yardımlar daha çok sınır güvenliği, siber savunma ve istihbarat paylaşımı gibi alanlara odaklanmış durumda; hava savunma sistemleri ise ihmal edilmiş görünüyor. Washington'un Moldova'ya gelişmiş radar ve İHA tespit sistemleri sağlaması, Karadeniz'deki güvenlik mimarisi açısından kritik önem taşıyor. Zira Moldova, Ukrayna'daki savaşın batıya sıçrama riskini sınırlayan bir tampon bölge işlevi görüyor.
Ancak ABD'nin bu konuda istekli olup olmadığı belirsiz. Moldova, NATO üyesi değil ve ittifakın 5. Madde güvencesinden yararlanmıyor. Bu durum, Batı'nın Moldova'ya yönelik savunma taahhütlerini sınırlı tutmasına yol açıyor. Öte yandan, Rusya'nın Moldova üzerindeki baskısı artıyor; Transdinyester'de konuşlu Rus askerleri ve enerji kozu, Kişinev'in manevra alanını daraltıyor. ABD'nin Moldova'ya hava savunma desteği sağlaması, Moskova'nın bölgedeki etkisini dengelemek için bir adım olabilir ancak aynı zamanda gerilimi tırmandırma riski taşıyor.
Avrupa Birliği de Moldova'nın güvenliğine ilgi gösteriyor. AB, 2023'te Moldova'ya yönelik sivil ve askeri danışma misyonu başlattı. Ancak üye olmayan bir ülkeye yapılan bu tür yardımlar, genellikle bürokratik engeller ve kaynak kısıtları nedeniyle yavaş ilerliyor. Dolayısıyla Moldova'nın acil ihtiyaç duyduğu hava savunma kabiliyetini kısa vadede ABD'nin sağlaması en olası senaryo gibi görünüyor. Yine de bu desteğin ne ölçüde ve ne hızda geleceği, Washington'un Karadeniz stratejisindeki önceliklerine bağlı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Moldova'daki İHA savunma boşluğu, Türkiye'nin Karadeniz güvenlik stratejisini yakından ilgilendiriyor. Türkiye, Montrö Sözleşmesi çerçevesinde boğazlar rejimini korurken, bölgede istikrarın tesisi için aktif diplomasi yürütüyor. Moldova'nın hava sahasındaki zafiyet, Rusya'nın bölgede testler yapmasına olanak tanıyarak Türkiye'nin güvenlik çıkarlarını dolaylı yoldan tehdit edebilir. Ayrıca Türk savunma sanayii, İHA ve radar sistemleri konusunda küresel bir oyuncu haline geldi; Moldova'ya yönelik potansiyel bir Batı destek paketi, Türk firmaları için işbirliği fırsatları doğurabilir. Öte yandan, ABD'nin bölgeye doğrudan askeri destek vermesi, Karadeniz'deki güç dengesini değiştirerek Türkiye'nin arabuluculuk rolünü zayıflatabilir. Bu nedenle Ankara, Moldova'nın güvenliğine yönelik girişimleri dikkatle izlemeli ve kendi savunma diplomasisini buna göre şekillendirmelidir.