NATO’nun üst düzey komutanlarından General Alexus Grynkewich, Avrupalı müttefiklerin ABD'nin savunma planlarındaki kritik boşlukları “birkaç hafta içinde” doldurduğunu açıkladı. General, Avrupa'nın NATO’nun ortak savunma kabiliyetine yaptığı katkının, ABD’nin bazı askeri varlıklarını başka bölgelere kaydırmasının ardından ortaya çıkan açığı kapatmada hayati rol oynadığını belirtti. Bu gelişme, ittifak içindeki yük paylaşımı tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Gelişmenin arka planı
General Grynkewich, Brüksel’deki NATO savunma bakanları toplantısının ardından yaptığı açıklamada, Avrupa’nın savunma harcamalarını artırma ve kendi güvenliğine daha fazla sorumluluk alma yönündeki çabalarının somut sonuçlar verdiğini söyledi. Özellikle Almanya, Polonya ve Baltık ülkeleri, hava savunma sistemleri ve konuşlandırılabilir birlikler konusunda önemli adımlar attı.
ABD’nin son yıllarda Hint-Pasifik bölgesine odaklanması ve Avrupa’daki asker sayısını kısmen azaltması, NATO’nun doğu kanadında bir güvenlik boşluğu oluşmasına yol açmıştı. Grynkewich, “Avrupalı müttefiklerimiz bu duruma hızla yanıt verdi ve sadece haftalar içinde kritik yetenekleri devraldı,” dedi.
NATO yetkilileri, bu hamlelerin ittifakın caydırıcılık kapasitesini güçlendirdiğini ve Rusya’nın olası saldırganlığına karşı bir sinyal gönderdiğini belirtiyor. Ancak bazı analistler, ABD’nin Avrupa’daki nükleer caydırıcılık garantisi olmadan bu boşluğun tam olarak doldurulamayacağı uyarısında bulunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Avrupa’nın artan savunma çabaları, NATO’nun 2022’de kabul ettiği Yeni Stratejik Konsept çerçevesinde değerlendiriliyor. Bu konsept, Rusya’yı “en önemli ve doğrudan tehdit” olarak tanımlarken, Avrupalı müttefiklerin savunma harcamalarını GSYİH’nin en az yüzde 2’sine çıkarmasını hedefliyor. Son verilere göre, NATO’nun Avrupalı üyeleri arasında bu hedefe ulaşan ülke sayısı 11’e yükseldi.
Bu gelişme aynı zamanda ABD’nin Avrupa güvenliğindeki geleneksel liderlik rolünün sorgulanmasına neden oluyor. Özellikle eski Başkan Donald Trump döneminde başlayan yük paylaşımı tartışmaları, Biden yönetimi altında da devam ediyor. Avrupalı liderler, kendi savunma kapasitelerini artırarak hem ittifak içindeki konumlarını güçlendirmeyi hem de ABD’ye karşı daha eşit bir ortaklık kurmayı hedefliyor.
Uzmanlar, Avrupa’nın savunma sanayisinde yaşanan kapasite darboğazlarına dikkat çekiyor. Artan talep karşısında Avrupa savunma şirketleri üretim hatlarını genişletmeye çalışsa da, özellikle mühimmat ve hava savunma sistemleri stoklarının yenilenmesi yıllar alabilir. Buna rağmen, Polonya ve Almanya gibi ülkelerin büyük yatırımları, uzun vadede Avrupa’nın savunma özerkliğini artırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin NATO içindeki stratejik konumunu yeniden ön plana çıkarıyor. Türkiye, yıllardır savunma harcamalarında GSYİH’nin yüzde 2’sinin üzerinde bir pay ayırarak ittifakın yük paylaşımı hedeflerini aşan az sayıdaki ülkeden biri. Aynı zamanda İHA/SİHA teknolojileri ve askeri üs kapasitesiyle NATO’nun güney kanadında kritik bir rol oynuyor. Ancak Türkiye’nin Rusya ile dengeli ilişkileri ve Doğu Akdeniz’deki enerji politikaları, ittifak içinde zaman zaman tartışmalara yol açıyor. Avrupa’nın artan savunma kapasitesi, Türkiye’nin NATO’daki elini güçlendirebileceği gibi, alternatif güvenlik yapılanmaları karşısında konumunu da etkileyebilir.