Fransa'nın ev sahipliğinde düzenlenen G7 Liderler Zirvesi'nde Avrupalı devlet ve hükümet başkanları, ABD Başkanı Donald Trump'a seslenerek Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında doğrudan bir görüşme düzenlenmesi çağrısında bulundu. Zirvede öne çıkan bu talep, Zelenskiy'in Trump'a yaptığı son telefon görüşmesinde Kiev'in savaş alanında artık gerilemediğini ve durumun dengelendiğini ifade etmesinin ardından geldi. Avrupalı liderler, Ukrayna'daki savaşın yeni bir safhaya girdiği ve diplomatik çözüm için kritik bir pencerenin açıldığı değerlendirmesini yapıyor.
G7 Zirvesinde Diplomasi Rüzgarı
Zirvenin ana gündem maddelerinden biri olan Ukrayna savaşına ilişkin Avrupalı liderler, Trump yönetiminin daha önce benimsediği 'önce müzakere' yaklaşımını desteklediklerini ancak bu müzakerelerin Ukrayna'nın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü garanti altına alacak şekilde yapılması gerektiğini vurguladı. İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Almanya Başbakanı Olaf Scholz ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un ortak bir tutum sergilediği zirvede, Putin'in masaya oturmaya ikna edilmesi için Rusya'ya yönelik yaptırımların sürdürülmesi gerektiği de ifade edildi. Avrupa Birliği liderleri, savaşın başlangıcından bu yana Ukrayna'ya sağlanan mali ve askeri yardımın devam edeceğinin altını çizerken, Trump'ın daha önceki 'Ukrayna'ya yardımı kesme' tehditlerine karşı net bir duruş sergiledi.
Savaş Alanında Yeni Durum
Zelenskiy, Trump'a yaptığı telefon görüşmesinde Ukrayna ordusunun son haftalarda Doğu Ukrayna'da Rus güçlerinin ilerleyişini durdurduğunu ve hatta bazı bölgelerde karşı taarruzlarla toprak kazandığını aktardı. Kiev yönetimi son dönemde Batı'dan gelen uzun menzilli silah sistemleri ve Mühimmat yardımları sayesinde hava savunmasını güçlendirdiğini ve Rusya'nın enerji altyapısına yönelik saldırılarını püskürtmeyi başardığını bildiriyor. Ancak analistlere göre savaş hala büyük ölçüde yıpratma savaşına dönüşmüş durumda ve her iki taraf da kesin bir zafer kazanmaktan uzak. Bu dengenin, müzakereleri daha da acil hale getirdiği belirtiliyor.
Zirvede konuşan ABD Başkanı Trump ise, Rusya'nın savaşı sonlandırmak için ciddi adımlar atması halinde müzakere masasının kurulabileceğini, ancak Ukrayna'nın toprak tavizleri konusunda esnek olması gerektiğini ima etti. Bu açıklama, Avrupalı müttefikler arasında tedirginlik yaratırken, özellikle Doğu Avrupa ülkeleri Rusya'ya verilecek her türlü tavizin tehlikeli bir emsal oluşturacağı konusunda uyarıda bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ukrayna-Rusya savaşında başlayan bu yeni diplomatik hareketlilik, Türkiye'nin savaşın başından beri üstlendiği arabuluculuk rolünü yeniden ön plana çıkarabilir. Ankara, hem NATO üyesi olması hem de Rusya ile dengeli ilişkiler kurabilmesi sayesinde her iki tarafın da güven duyduğu ender aktörlerden biridir. Türkiye, daha önce İstanbul ve Antalya'da düzenlenen müzakerelere ev sahipliği yapmış, Tahıl Koridoru Anlaşması gibi kritik mutabakatların sağlanmasında kilit rol oynamıştı. G7 ülkelerinin Trump'a yaptığı bu çağrı, Türkiye'nin Karadeniz'deki stratejik konumunu ve enerji güvenliğini yakından ilgilendiriyor. Eğer savaş sona ererse, bölgesel istikrar artacak, Türkiye'nin enerji koridoru olma potansiyeli güçlenecek ve Rusya-Ukrayna krizinden kaynaklanan güvenlik riskleri azalacaktır. Ancak sürecin başarısız olması halinde, Türkiye'nin hem Karadeniz'deki güvenlik yükü hem de ekonomik maliyetleri artabilir.