Avrupa Yeşil Partisi (EGP), kıtayı etkisi altına alan rekor düzeydeki aşırı sıcak hava dalgasının ardından Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarının acil bir zirve düzenlemesi çağrısında bulundu. EGP, liderlerin bir an önce bir araya gelerek AB'nin iklim politikasının temel taşı olan Yeşil Mutabakat'ı (Green Deal) mevcut krizin gerektirdiği ölçüde güçlendirmeleri gerektiğini belirtti. Parti, iklim değişikliğinin artık uzak bir tehdit olmaktan çıktığını, Avrupa'da hayatı doğrudan tehdit eden bir gerçeklik haline geldiğini vurguladı.
Kriz büyüyor: Rekor sıcaklıklar ve artan riskler
Avrupa'da bu yaz birçok ülkede termometreler mevsim normallerinin çok üzerine çıktı. İspanya, İtalya, Yunanistan ve Almanya gibi ülkelerde sıcaklık rekorları kırılırken, orman yangınları binlerce hektar alanı kül etti. Fransa'da aşırı sıcaklar nedeniyle can kayıpları yaşandı, hastaneler acil durum ilan etti. Uzmanlar, küresel ısınmanın etkisiyle bu tür aşırı hava olaylarının sıklığının ve şiddetinin artacağı konusunda uyarıyor.
Avrupa Yeşil Partisi Eş Başkanı Evelyne Huytebroeck, yaptığı açıklamada, 'Artık bekleyecek zamanımız yok. Aşırı sıcaklar sadece bir doğal afet değil, aynı zamanda iklim politikalarımızın yetersiz kaldığının bir göstergesi. AB liderleri acilen toplanmalı ve Yeşil Mutabakat'ı gerçek bir iklim koruma aracına dönüştürmelidir.' ifadelerini kullandı. Parti, liderler zirvesinde kısa vadeli acil durum önlemlerinin yanı sıra, 2030 yılına kadar karbon emisyonlarını %55 oranında azaltma hedefinin yükseltilmesi ve fosil yakıt sübvansiyonlarının bir an önce sonlandırılması gibi somut adımların ele alınmasını talep ediyor.
Yeşil Mutabakat'ın geleceği ve küresel boyut
Avrupa Yeşil Mutabakatı, 2019 yılında Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen tarafından duyurulmuş ve AB'nin 2050'ye kadar iklim nötr olma hedefinin merkezine yerleştirilmişti. Ancak son dönemde enerji krizi ve jeopolitik gerilimler nedeniyle bazı üye ülkeler hedeflerin yavaşlatılması yönünde talepler dile getirmişti. Yeşiller, aşırı sıcakların bu tartışmalara son vermesi gerektiğini savunuyor. Parti, 'İklim değişikliği durmuyor, biz de durmamalıyız' sloganıyla hükümetlere baskı yapmayı sürdürüyor.
Kriz sadece Avrupa ile sınırlı değil. Küresel ısınma tüm dünyada etkisini gösteriyor. Amerika Birleşik Devletleri'nde de rekor sıcaklıklar can kaybına yol açarken, Asya'da muson yağmurları ve seller felakete neden oluyor. Bilim insanları, bu yılın kayıtlara geçen en sıcak yıl olabileceği uyarısında bulunuyor. Bu durum, uluslararası iklim müzakerelerinde acil eylem çağrılarını güçlendiriyor. AB'nin bu alandaki liderliği, özellikle gelişmekte olan ülkelerin iklim finansmanı talepleri karşısında kritik önem taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, AB ile Yeşil Mutabakat kapsamında bir dizi iş birliği yürütüyor ve kendi Yeşil Mutabakat Eylem Planı'nı uyguluyor. AB'nin iklim hedeflerini sıkılaştırması, Türkiye'nin ihracatında önemli bir pazar olan AB'ye uyum maliyetlerini artırabilir. Türkiye'nin yakında hayata geçirmeyi planladığı Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'na (SKDM) hazırlıklı olması gerekiyor. Ayrıca, aşırı hava olayları Türkiye'yi de doğrudan etkiliyor; son yıllarda yaşanan orman yangınları ve sel felaketleri, iklim değişikliğine uyum ve afet yönetimi kapasitesinin güçlendirilmesini zorunlu kılıyor. Bu gelişme, Türkiye için iklim politikalarını hızlandırma ve AB ile entegrasyonu derinleştirme açısından bir fırsat penceresi sunuyor.