Avrupa genelinde bu hafta sıcaklık rekorları alt üst olurken, başta Fransa, Almanya ve İspanya olmak üzere birçok ülkede termometreler mevsim normallerinin 10-15 derece üzerine çıktı. Özellikle 24-26 Haziran tarihleri arasında kaydedilen aşırı sıcaklıklar, 2003 ve 2019 yıllarındaki ölümcül sıcak dalgalarını geride bıraktı. Bu felaketle eş zamanlı olarak Londra'da düzenlenen İklim Haftası'nda, küresel ısınmayı sınırlamaya yönelik yeni bir girişim olan 'Project Cosmos' tanıtıldı. Uzmanlar, bu tür aşırı hava olaylarının iklim değişikliğiyle bağlantılı olduğunu ve önlem alınmazsa daha sık yaşanacağını vurguluyor.
Kıtanın dört bir yanında kırılan rekorlar
Carbon Brief tarafından yayımlanan DeBriefed bültenine göre, 26 Haziran 2026 itibarıyla Avrupa'nın büyük bölümünde sıcaklıklar tarihi zirvelere ulaştı. Fransa'da Paris, Lyon ve Marsilya gibi şehirlerde 45 santigrat dereceyi aşan sıcaklıklar kaydedilirken, Almanya'nın Frankfurt ve Berlin kentleri de 42 dereceyi gördü. İspanya'da ise Sevilla ve Endülüs bölgesi 47 dereceyle adeta kavruldu. Yetkililer, birçok bölgede kırmızı alarm verdi ve halka evde kalma çağrısı yaptı.
Sıcak dalgası, sadece insan sağlığını değil, tarım ve enerji sistemlerini de tehdit ediyor. Fransa'da nükleer santrallerin soğutma suyu sıcaklıklarının kritik seviyelere ulaşması nedeniyle bazı reaktörlerin kapasiteleri düşürüldü. Tarım ürünlerinde ise özellikle buğday ve mısırda büyük verim kayıpları bekleniyor. İtalya ve Yunanistan'da orman yangınları hızla yayılırken, binlerce hektar alan kül oldu.
Londra İklim Haftası ve 'Project Cosmos'
Bu kritik dönemde Londra'da düzenlenen İklim Haftası, küresel liderleri ve uzmanları bir araya getirdi. Etkinliğin en dikkat çekici gelişmesi, uluslararası bir konsorsiyum tarafından başlatılan 'Project Cosmos' oldu. Proje, atmosferden karbondioksit doğrudan yakalama (DAC) teknolojilerine dev yatırımlar yapmayı ve 2030 yılına kadar yılda 10 gigaton karbonu atmosferden çekmeyi hedefliyor. Açıklamaya göre, proje kapsamında onlarca yeni tesis kurulacak ve mevcut teknolojilerin ölçeği büyütülecek.
Project Cosmos, şimdiye kadar duyurulan en iddialı karbon giderme girişimlerinden biri olarak nitelendiriliyor. Ancak çevre örgütleri, bu tür teknolojilerin emisyon azaltımlarının yerini alamayacağını, sadece tamamlayıcı olması gerektiğini vurguluyor. Londra İklim Haftası'nda ayrıca, yenilenebilir enerji hedefleri, iklim finansmanı ve uyum stratejileri de masaya yatırıldı.
Avrupa'da iklim politikaları sorgulanıyor
Sıcak hava dalgası, Avrupa Birliği'nin iklim politikalarını yeniden tartışmaya açtı. Yeşil Mutabakat kapsamında 2030 emisyon hedefleri belirlenmiş olsa da, kıtanın aşırı hava olaylarına karşı hazırlıksız yakalandığı görülüyor. Uzmanlar, mevcut uyum planlarının yetersiz kaldığını ve daha hızlı hareket edilmesi gerektiğini söylüyor. Özellikle altyapı, sağlık ve tarım sektörlerinde acil önlemler alınması çağrısı yapılıyor.
Bununla birlikte, bazı ülkeler sıcak dalgasını siyasi bir fırsata çevirmeye çalışıyor. Aşırı sağ partiler, iklim politikalarının ekonomiye zarar verdiğini savunurken, yeşil partiler bu tür felaketlerin iklim krizinin bir uyarısı olduğunu belirtiyor. AB Komisyonu, bu hafta içinde yeni bir acil durum iklim planı üzerinde çalıştığını duyurdu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Akdeniz havzasında yer alması nedeniyle bu sıcak dalgasından doğrudan etkilenmese de, Avrupa'daki aşırı hava olayları ülkemiz için önemli uyarılar içeriyor. Türkiye'nin iklim değişikliğine uyum kapasitesi, özellikle tarım ve su kaynakları açısından kritik öneme sahip. Ayrıca, Project Cosmos gibi küresel karbon giderme projelerine Türkiye'nin de dahil olması, uluslararası iklim diplomasisinde elini güçlendirebilir. AB ile ilişkilerde iklim politikaları giderek daha belirleyici hale gelirken, Türkiye'nin Yeşil Mutabakat'a uyum sürecini hızlandırması, hem ekonomik hem de siyasi açıdan avantaj sağlayacaktır.