Avrupa ülkeleri, Rusya'nın sabotaj faaliyetleri ve doğal afetler gibi çeşitli tehditlere karşı sivil savunma kapasitelerini artırıyor. Hollanda, bu konuda öncü rol üstlenerek geniş kapsamlı sivil tatbikatlar düzenliyor. Ülke, olası bir kriz anında halkın nasıl hareket etmesi gerektiğini uygulamalı olarak gösteriyor. Bu adım, Avrupa'nın 'savaş ve barış arası' bir döneme girdiği yönündeki değerlendirmelerin somut bir yansıması olarak görülüyor.
Gelişmenin Arka Planı
Soğuk Savaş'ın sona ermesinden bu yana Avrupa'da sivil savunma konusu büyük ölçüde ihmal edilmişti. Ancak 2014'te Rusya'nın Kırım'ı ilhakı ve 2022'de Ukrayna'ya yönelik geniş çaplı işgali, Avrupa başkentlerinde alarm zillerinin çalmasına neden oldu. Rusya'nın enerji altyapısına, iletişim ağlarına ve demokratik kurumlara yönelik hibrit saldırıları, sivil toplumun da bu tehditlere karşı dirençli hale getirilmesi gerektiğini gösterdi.
Hollanda hükümeti, bu kapsamda "Sivil Savunma ve Kriz Yönetimi" programını başlattı. Program çerçevesinde ülke genelinde elektrik kesintileri, siber saldırılar, su baskınları ve kimyasal sızıntılar gibi senaryolar test ediliyor. Tatbikatlara yerel yönetimler, itfaiye, polis, sağlık ekipleri ve gönüllü vatandaşlar katılıyor. Amaç, olağanüstü durumlarda halkın panik yapmadan doğru davranış kalıplarını sergilemesini sağlamak.
Hollanda'nın yanı sıra İsveç, Finlandiya, Norveç ve Baltık ülkeleri de benzer programlar yürütüyor. İsveç, 2018'de tüm hanelere "Olası Kriz veya Savaş Durumunda" başlıklı bir broşür dağıtmıştı. Finlandiya ise dijital güvenlik ve siber dayanıklılık konularında vatandaşları eğitiyor. Bu ülkeler, NATO üyeliğiyle birlikte savunma konseptlerini sivil boyuta da genişletmiş durumda.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Avrupa'da sivil savunmaya yönelik bu ilgi artışı, yalnızca Rusya kaynaklı tehditlerle sınırlı değil. İklim değişikliğinin yol açtığı aşırı hava olayları, pandemiler ve kritik altyapıya yönelik siber saldırılar da ülkelerin hazırlıklı olma ihtiyacını artırıyor. Avrupa Birliği, 2020'de başlattığı "Stratejik Pusula" belgesiyle kriz yönetimi ve sivil koruma alanında ortak hareket etme kararlılığını ortaya koydu.
NATO da 2023 Vilnius Zirvesi'nde sivil hazırlık konusunu gündemine aldı. İttifak, üye ülkelerin sivil altyapılarının korunması ve halkın bilinçlendirilmesi için yeni bir çerçeve üzerinde çalışıyor. Bu gelişmeler, Avrupa'nın güvenlik anlayışının askeri boyutun ötesine geçerek toplumun tüm katmanlarını kapsayacak şekilde genişlediğini gösteriyor.
Rusya'nın Ukrayna'daki savaşı sürerken, Avrupa ülkeleri bir yandan askeri yardımlarını artırırken diğer yandan kendi topraklarında olası bir çatışmaya karşı hazırlık yapıyor. Bu durum, "savaş ve barış arası" bir gri alanın oluştuğu yorumlarına yol açıyor. Uzmanlar, önümüzdeki dönemde hibrit tehditlerin artacağını ve sivil savunmanın ulusal güvenliğin ayrılmaz bir parçası haline geleceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Avrupa'daki bu sivil savunma hamlesini yakından takip etmeli. NATO üyesi olarak benzer tehditlerle karşı karşıya olan Türkiye, özellikle deprem ve sel gibi doğal afetlerde sivil koordinasyon eksikliği yaşayabiliyor. Hollanda'nın yürüttüğü tatbikat modeli, Türkiye'nin AFAD bünyesindeki çalışmalara entegre edilebilir. Ayrıca Rusya'nın Karadeniz'deki hibrit faaliyetleri ve enerji altyapısına yönelik riskler, Türkiye için de geçerli. Avrupa ile iş birliği, hem sivil savunma kapasitesini artırabilir hem de Türkiye'nin bölgesel güvenlik mimarisindeki rolünü güçlendirebilir.