Avrupa Parlamentosu'nda (AP) 720 milletvekili bulunuyor ancak bu geniş grup içinde AB siyasetinin yönünü belirleyecek kritik isimler öne çıkıyor. Haziran 2024 seçimlerinin ardından oluşan yeni dengelerde, özellikle aşırı sağın yükselişi, yeşil dönüşüm ve genişleme politikaları gibi konularda söz sahibi olacak 17 milletvekili, Avrupa'nın geleceğinde belirleyici rol oynayacak.
Avrupa Parlamentosu'nda Yeni Denge Arayışları
2024 seçimleri, Avrupa Parlamentosu'nun siyasi haritasını önemli ölçüde değiştirdi. Merkez sağ parti Avrupa Halk Partisi (EPP) yine en büyük grup olmayı başarırken, aşırı sağ ve milliyetçi partilerin oy oranındaki artış dikkat çekti. Bu durum, AB'nin iklim politikaları, göç yönetimi ve genişleme stratejileri gibi konularda daha karmaşık bir karar alma sürecini beraberinde getiriyor. İşte bu süreçte izlenmesi gereken 17 isim, sadece kendi grupları içinde değil, aynı zamanda Avrupa genelinde etkili olacak.
Öne çıkan isimlerden biri, EPP grubundan Manfred Weber. Almanya'dan gelen Weber, uzun yıllardır AP'de etkili bir figür ve şu anda en büyük grubun lideri. AB'nin göç politikalarında sert tutumuyla bilinen Weber, aynı zamanda Türkiye ile ilişkilerde de belirleyici bir aktör. Diğer önemli bir isim, Sosyalistler ve Demokratlar (S&D) grubundan Iratxe García Pérez. İspanyol siyasetçi, sosyal adalet ve işçi hakları konularında mücadele ediyor ve AB'nin yeşil dönüşüm politikalarına desteğiyle biliniyor.
Renew Europe grubundan Stéphane Séjourné ise Fransa'nın AB politikalarındaki etkisini temsil ediyor. Macron'un yakın müttefiki olan Séjourné, AB'nin stratejik özerkliği ve savunma işbirliği konularında önemli rol oynuyor. Yeşiller grubundan Bas Eickhout ise iklim politikalarının en güçlü savunucularından biri olarak öne çıkıyor. Hollandalı politikacı, AB'nin 2050 karbon nötr hedefi için mücadele ediyor ve sanayi dönüşümü konusunda önemli görevler üstleniyor.
Aşırı sağın yükselen isimleri arasında ise Kimlik ve Demokrasi (ID) grubundan Marine Le Pen'in partisi Rassemblement National'dan Jordan Bardella dikkat çekiyor. Genç yaşına rağmen Fransa'da önemli bir siyasi figür haline gelen Bardella, AB karşıtı söylemiyle biliniyor ancak son dönemde daha ılımlı bir çizgi izlemeye çalışıyor. Almanya'dan AfD'li Maximilian Krah ise göç karşıtı politikalarıyla öne çıkıyor ve AB'nin göç politikalarında sert bir muhalefet oluşturuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Avrupa Parlamentosu'ndaki bu isimler, sadece AB içi politikaları değil, aynı zamanda küresel dengeleri de etkiliyor. Özellikle ABD ile ilişkiler, Çin ile rekabet ve Rusya'ya karşı tutum gibi konularda AP'nin pozisyonu kritik önem taşıyor. Örneğin, EPP'nin Rusya'ya yönelik yaptırımlar konusundaki tutumu, AB'nin Ukrayna politikasını şekillendiriyor. Benzer şekilde, Yeşiller'in iklim politikaları, küresel iklim müzakerelerinde AB'nin liderlik rolünü pekiştiriyor.
Bu milletvekillerinin birçoğu, aynı zamanda Türkiye-AB ilişkilerinde de söz sahibi. Özellikle göç anlaşması, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve vize serbestisi gibi konularda AP'nin onayı gerekiyor. Bu nedenle, Türkiye'nin AB ile ilişkilerinde bu isimlerin pozisyonları belirleyici olacak. Özellikle Almanya, Fransa ve Hollanda gibi ülkelerden gelen milletvekillerinin Türkiye karşıtı söylemleri zaman zaman gerginlik yaratabiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Avrupa Parlamentosu'ndaki bu 17 milletvekilinin Türkiye açısından önemi büyük. AB'nin Türkiye'ye yönelik politikalarında AP'nin rolü yadsınamaz. Özellikle göç mutabakatı, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve vize serbestisi gibi konularda AP'nin onayı gerekiyor. Aşırı sağın yükselişi, Türkiye aleyhine söylemleri artırabilir. Ancak bazı milletvekillerinin Türkiye ile yapıcı diyalog yanlısı tutumu, ilişkilerin dengelenmesinde fırsat olabilir. Türkiye'nin AB sürecinde bu isimlerle kuracağı ilişkiler kritik önem taşıyor.