Almanya Şansölyesi Friedrich Merz'in iç siyasette yaşadığı gerileme, Avrupa Birliği'nin kalbi Brüksel'de derin bir endişe kaynağı haline geldi. Ülke içindeki siyasi rakipleri Merz'in düşüşünü kutlarken, AB kurumları ve üye devletler, Almanya'nın istikrarsızlaşmasının kıtasal yansımalarını hesaplamaya başladı. Avrupa'nın en büyük ekonomisi ve siyasi ağırlığı, Merz'in zayıflamasıyla birlikte kritik bir belirsizlik dönemine giriyor. Brüksel'deki diplomatik kulislerde, "Merz sonrası Avrupa" senaryoları gayri resmi savaş oyunlarıyla masaya yatırılıyor. Bu durum, sadece Berlin'in değil, tüm kıtanın geleceğini doğrudan etkiliyor.
Merz'in Siyasi Gerilemesi ve Nedenleri
Friedrich Merz, Hristiyan Birlik (CDU/CSU) partisinin lideri olarak 2021'den bu yana Almanya'nın en güçlü siyasi figürlerinden biriydi. Ancak son aylarda koalisyon hükümeti içindeki anlaşmazlıklar, ekonomik durgunluk ve göç politikalarındaki sert tutumu nedeniyle kamuoyu desteğini yitirmeye başladı. Özellikle aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin yükselişi karşısında izlediği strateji, hem kendi partisi içinde hem de Avrupa çevrelerinde eleştiri topladı. Merz'in Rusya-Ukrayna savaşında izlediği temkinli çizgi ve savunma harcamalarında beklenen artışı gerçekleştirememesi, AB'nin ortak güvenlik politikalarını da akamete uğrattı. İç kamuoyu araştırmaları, Merz'in kişisel onay oranının son altı ayda yüzde 15'e varan düşüş gösterdiğini ortaya koyuyor. Bu tablo, Eylül 2025'te yapılması planlanan federal seçimler öncesinde CDU/CSU'nun iktidarını tehlikeye atıyor.
Almanya'daki siyasi tıkanıklık, yalnızca ulusal bir sorun olarak kalmıyor. Avrupa Birliği'nin en büyük net katkıcısı olan Almanya'nın zayıf bir liderlik sergilemesi, AB'nin genişleme, iklim ve dijital dönüşüm gibi kritik dosyalarında ilerleme kaydedilmesini engelliyor. Brüksel'deki yetkililer, Merz'in düşüşünü "Avrupa'nın motorunun teklemeye başlaması" olarak yorumluyor.
Brüksel'in Sessiz Endişesi ve Savaş Oyunları
Avrupa Birliği kurumları, resmi açıklamalarda Merz'in iç siyasi durumuna dair yorum yapmaktan kaçınıyor. Ancak diplomatik kaynaklar, AB Dış İlişkiler Servisi (EEAS) ve Avrupa Komisyonu bünyesinde gayri resmi senaryo çalışmalarının hızlandığını doğruluyor. Bu çalışmalar, "Merz sonrası Almanya'nın AB liderliğindeki rolü ne olur?" sorusuna yanıt arıyor. Özellikle Fransa'nın Almanya ile olan motor ilişkisi, Merz'in zayıflamasıyla birlikte yeniden dengelenmek zorunda kalabilir. Paris, savunma ve dış politikada daha fazla inisiyatif almayı planlarken, Polonya ve Baltık ülkeleri gibi Rusya'ya komşu ülkeler, Almanya'nın kararlılık göstermemesinden endişeli.
Brüksel merkezli düşünce kuruluşları, son haftalarda "Merz'siz bir Avrupa" başlıklı raporlar yayımlamaya başladı. Bu raporlarda, Almanya'nın liderlik boşluğunun Çin ve Rusya gibi aktörler tarafından nasıl doldurulabileceği analiz ediliyor. Ayrıca, AB'nin 2027-2033 bütçe müzakereleri ve Yeşil Mutabakat'ın geleceği gibi konularda Almanya'nın pozisyonu belirsizleşiyor. Avrupa Parlamentosu'ndaki bazı gruplar, Merz'in zayıflığının AB'nin genişleme sürecini yavaşlatacağını ve Batı Balkanlar ile Ukrayna'nın üyelik perspektifini riske atacağını dile getiriyor.
Küresel ve Bölgesel Yansımalar
Almanya'daki siyasi belirsizlik, sadece Avrupa ile sınırlı değil. NATO içinde de önemli yansımaları olacak. Merz, savunma harcamalarını GSYİH'nin yüzde 2'sinin üzerine çıkarma sözü vermiş ancak bunu henüz hayata geçirememişti. ABD'nin Avrupa'daki askeri varlığını gözden geçirdiği bir dönemde, Almanya'nın kararsızlığı ittifak içinde güven bunalımı yaratabilir. Öte yandan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in, Almanya'daki siyasi çalkantıyı Avrupa'nın zayıflığı olarak okuması ve Ukrayna cephesinde daha agresif adımlar atması bekleniyor. Çin ise, Almanya'daki istikrarsızlığı ticari ve teknolojik nüfuzunu artırmak için fırsat olarak görebilir.
Avrupa'nın geleceği açısından bir diğer kritik nokta, Almanya'nın enerji politikası. Merz hükümeti, Rusya'dan enerji bağımsızlığını sağlamak için LNG terminalleri ve yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırmıştı. Olası bir hükümet değişikliği, bu projelerin akıbetini belirsizleştiriyor. Ayrıca, Almanya'nın otomotiv ve kimya gibi kilit sektörlerindeki durgunluk, tüm Avrupa ekonomisini aşağı çekme riski taşıyor. Avrupa Merkez Bankası'nın faiz politikaları da bu belirsizlikten etkilenebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Almanya'daki siyasi belirsizlik, Türkiye'yi yakından ilgilendiriyor. Almanya, Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı ve en fazla Türk vatandaşının yaşadığı ülke konumunda. Merz'in zayıflaması, iki ülke arasındaki ekonomik ve diplomatik ilişkilerde yeni bir denge arayışını beraberinde getirebilir. Özellikle savunma sanayii iş birlikleri ve göçmen anlaşmaları gibi konularda Almanya'nın tutumu belirsizleşebilir. Türkiye, Avrupa Birliği ile ilişkilerinde Almanya'nın liderlik rolünü sıklıkla kullanıyordu; Merz sonrası dönemde Ankara'nın Brüksel nezdindeki manevra alanı daralabilir veya tam tersine yeni ittifaklar doğabilir. Ayrıca, Almanya'nın enerji ve ticaret politikalarındaki değişim, Türkiye üzerinden geçen enerji koridorları ve ticaret yolları için fırsatlar ve riskler barındırıyor. Kısacası, Berlin'deki her siyasi sarsıntı, Ankara'nın Avrupa stratejisini yeniden ayarlamasını gerektirecek.