Avrupa ülkeleri, Hint-Pasifik bölgesinde patlak verecek olası bir savaşta tarafsız kalmayı tercih edebilir, ancak bu çatışmanın yıkıcı ekonomik ve güvenlik sonuçlarından kaçmaları mümkün olmayabilir. 2024 yılında Paul van Hooft ve Tim Sweijs tarafından kaleme alınan "İki Cepheli Trajedi: İsteksiz Avrupa, Tayvan Üzerindeki Bir Sino-Amerikan Savaşından Kolayca Kaçamaz" başlıklı analizde, Avrupa'nın kenarda kalma çabalarına rağmen savaşın kıtayı doğrudan etkileyeceği savunuluyor. Bu senaryo, Avrupa'nın enerji fiyatlarından tedarik zincirlerine, askeri kapasiteden siyasi istikrara kadar pek çok alanda ciddi bedeller ödemesine yol açabilir.
Gelişmenin Arka Planı
Van Hooft ve Sweijs'in çalışması, Tayvan üzerindeki gerginliğin büyümesi halinde Avrupa'nın karşılaşacağı ikilemi mercek altına alıyor. Analistler, Çin'in Tayvan'ı işgal etmesi veya abluka uygulaması durumunda ABD'nin müdahale edeceğini ve bunun da küresel bir çatışmaya dönüşeceğini öngörüyor. Avrupa Birliği ülkeleri, coğrafi uzaklık nedeniyle doğrudan askeri müdahaleden kaçınmak isteyebilir, ancak NATO üyeliği ve ABD ile olan stratejik bağları bu tercihi sınırlandırıyor. Makale, Avrupa'nın Çin'e olan ticari bağımlılığıyla ABD ile olan güvenlik ittifakı arasında sıkışacağını ve iki cepheli bir krizle karşı karşıya kalacağını vurguluyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hint-Pasifik'teki bir savaş, Avrupa'yı üç temel kanaldan etkileyecek: ticaret, enerji ve güvenlik. Çin, AB'nin ikinci büyük ticaret ortağı konumunda; savaş durumunda tedarik zincirleri kopacak, enerji fiyatları fırlayacak ve Çin pazarına erişim duracak. Ayrıca, Avrupa'nın Asya'daki deniz ticaret yolları tehdit altına girecek. Güvenlik boyutunda ise NATO'nun doğu kanadı zaten Rusya tehdidi altındayken, ABD'nin Çin'e odaklanması Avrupa'daki caydırıcılığı zayıflatabilir. Bu durum, Avrupa ülkelerini savunma harcamalarını artırmaya ve potansiyel olarak kıta dışı bir savaşa angaje olmaya zorlayabilir. Küresel jeopolitik denge, Avrupa'nın bu krizdeki tutumuna bağlı olarak yeniden şekillenebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin NATO üyesi olarak Avrupa güvenliğine katkı sunma rolünü yeniden tanımlayabilir. Hint-Pasifik'teki bir çatışma, Türkiye'nin hem doğu sınırlarındaki istikrarı hem de Karadeniz'deki enerji merkezi konumunu etkileyebilir. Ayrıca, Çin ile gelişen ticari ilişkiler ve Kuşak-Yol Projesi kapsamındaki iş birliği, Ankara'nın tarafsız kalma çabalarını zorlaştırabilir. Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşında izlediği dengeli politikanın benzerini bu krizde de uygulamak isteyebilir, ancak jeopolitik baskılar ve küresel tedarik zincirlerindeki kırılmalar ekonomik kırılganlıkları artırabilir.