ABD merkezli hedge fon Pentwater Capital, araç kiralama devi Avis Budget Group’a 650 milyon dolar tazminat ödemeyi kabul etti. Anlaşma, Pentwater’ın Avis hisselerindeki ani yükseliş ve düşüş döneminde kısa sürede büyük miktarda hisse satarak piyasayı manipüle ettiği iddialarını çözüme kavuşturuyor. Olay, 2021 yılında Avis hisselerinin bir hafta içinde %300 değer kazanıp ardından %40 düşmesiyle başladı. Pentwater, bu dönemde 3,6 milyon hisseyi hızla elden çıkararak yaklaşık 1,6 milyar dolar işlem hacmi yarattı. Avis, bu satışların yanıltıcı sinyaller verdiğini ve piyasa dengesini bozduğunu iddia etti.
Gelişmenin arka planı
Pentwater Capital, 2021 Kasım’ında Avis’in güçlü üçüncü çeyrek kazanç raporu sonrası hisselerin hızla yükseldiği bir dönemde, 3-5 Kasım tarihleri arasında sürekli olarak büyük bloklar halinde hisse sattı. Satışlar, sırasıyla 1 Kasım’da 464.000, 2 Kasım’da 458.000, 3 Kasım’da 828.000, 4 Kasım’da 967.000 ve 5 Kasım’da 912.000 hisse şeklinde gerçekleşti. Pentwater, bu satışları agresif bir şekilde piyasaya sürerek hisse fiyatının yapay olarak baskılanmasına neden oldu. Avis’in hisseleri, 1 Kasım’da 400 dolar seviyesindeyken 5 Kasım’a kadar 250 doların altına indi. Avis, bu durumun diğer yatırımcıları yanılttığını ve şirketin itibarını zedelediğini savundu. Mahkeme belgelerine göre, Pentwater’ın bu stratejisi kısa vadeli kâr elde etmek için piyasa dalgalanmalarından faydalanmayı amaçlıyordu.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu dava, hedge fonların agresif al-sat stratejilerinin denetlenmesi konusunda önemli bir emsal teşkil ediyor. ABD’de Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC), son yıllarda piyasa manipülasyonu ve içeriden öğrenenlerin ticareti vakalarına karşı daha sıkı önlemler alıyor. Ancak bu tür anlaşmalar, fonların cezai yaptırımlardan kaçınmasına olanak tanıdığı için eleştiriliyor. Pentwater’ın 650 milyon dolar ödemesi, hedge fonlar için oldukça büyük bir meblağ olmasına rağmen, fonun toplam varlıklarının sadece %5’ine denk geliyor. Uzmanlar, bu tür uzlaşmaların piyasa kötüye kullanımını caydırmada yetersiz kalabileceğini belirtiyor. Öte yandan, Avis gibi büyük şirketlerin bu tür saldırılara karşı kendini korumak için daha fazla hukuki ve operasyonel hazırlık yapması gerektiği vurgulanıyor. Küresel ölçekte, özellikle Avrupa ve Asya’daki düzenleyici kurumlar, benzer olayları önlemek için kendi piyasalarında yeni kurallar geliştiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye’deki sermaye piyasaları, özellikle Borsa İstanbul’da hisse manipülasyonu vakalarına sık rastlanıyor. Bu gelişme, Türkiye’deki düzenleyici kurumlar için hedge fonlar ve yatırım fonları üzerindeki denetimlerin artırılması gerektiğine dair bir uyarı niteliği taşıyor. Ayrıca, Türk şirketlerinin uluslararası piyasalarda işlem görürken benzer risklerle karşılaşması mümkün. Bu nedenle, Türk şirketlerinin hisse senedi geri alım programları ve piyasa yapıcılığı gibi araçları daha aktif kullanması gündeme gelebilir. Türkiye’nin düzenleyici çerçevesi, özellikle kısa vadeli spekülatif hareketlere karşı daha hazırlıklı olmalıdır.