ABD Başkanı Donald Trump, ulusal güvenlik ve dış politika konuşmalarında İran'dan bahsederken, kendi başkanlık dönemine ait yenileme ve onarım projelerine şaşırtıcı şekilde daha fazla yer veriyor. Yapılan analizler, Trump'ın söylemlerinde onarım projelerine İran'dan yüzde 70 daha fazla atıfta bulunduğunu ortaya koydu. Bu durum, başkanın önceliklerinin nerede olduğuna dair soru işaretleri yaratırken, kamuoyu yoklamaları da Trump'ın onay notlarının İran savaşının patlak vermesinden bu yana istikrarlı şekilde düştüğünü gösteriyor.
Onarım Projeleri ve Siyasi Söylem
Başkan Trump, seçim dönemi vaatleri arasında yer alan altyapı yenileme projelerini, başkanlık konuşmalarında sıklıkla dile getiriyor. Ekim ayından bu yana yaptığı 25 önemli ulusal güvenlik konuşmasında, İran'a yönelik açıklamalardan çok, 'tadilat', 'restorasyon' ve 'modernizasyon' kelimelerini kullandığı tespit edildi. Beyaz Saray sözcüleri, bu durumun başkanın iç politikaya verdiği önemi yansıttığını belirtirken, muhalifler ise Trump'ın İran krizini yönetme becerisindeki zafiyetin bu söylem farklılığıyla örtüldüğünü iddia ediyor.
Ancak uzmanlar, Trump'ın onarım projelerine bu kadar odaklanmasının, seçim tabanını memnun etmeye yönelik bir strateji olabileceğini düşünüyor. Zira onarım projeleri, özellikle kırsal ve sanayi bölgelerinde istihdam yaratma potansiyeliyle öne çıkıyor. Trump'ın bu projeleri övmesi, ekonomik büyüme vaatlerini canlı tutma çabası olarak yorumlanıyor.
İran Savaşının Siyasi Maliyeti
Öte yandan, İran ile yaşanan askeri gerginlik ve savaş ortamı, Trump'ın onay notlarını olumsuz etkiliyor. Anket şirketlerine göre, savaşın başlamasından bu yana başkanın onay oranı yüzde 5 ila 8 puan arasında düştü. Özellikle bağımsız seçmenler ve gençler arasında savaş karşıtı duyguların yükselmesi, Kasım ayındaki ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçi Parti için risk oluşturuyor.
Uzmanlar, Trump'ın söylemlerinde İran'ı ikinci plana atmasının, savaşın getirdiği olumsuz imajı dengelemeye yönelik bilinçli bir tercih olduğunu belirtiyor. Fakat bu stratejinin, seçmenlerin dikkatini başka yöne çekmekte ne kadar başarılı olacağı şimdilik belirsiz.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump'ın İran söylemlerini minimize etmesi, Türkiye'nin bölgesel güvenlik dinamiklerini doğrudan etkiliyor. ABD'nin İran'a yönelik askeri müdahalesinin azalması, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Suriye'deki hareket alanını genişletebilir. Ancak ABD yönetiminin iç politikaya odaklanması, Türkiye ile ilişkilerde Suriye'nin kuzeydoğusu, F-16 modernizasyonu ve yaptırımlar gibi kritik dosyaların çözümünü geciktirebilir. Türkiye, bölgesel istikrarsızlığa karşı kendi inisiyatiflerini güçlendirirken, ABD'nin kararsız siyasi sinyallerini yakından takip etmek zorunda kalıyor.