Atlantik Okyanusu'nda bu yıl kasırga sezonu, alışılmadık bir şekilde geç başlayan ancak rekor kıran bir fırtınayla dikkat çekiyor. Isaias Kasırgası, sezonun bu kadar ilerleyen bir döneminde oluşarak Atlas Okyanusu'nda bir rekora imza attı. Normalde kasırga sezonu 1 Haziran'da başlayıp 30 Kasım'a kadar sürerken, Isaias'ın bu denli geç ortaya çıkması meteorologları şaşırttı. Pasifik Okyanusu ise tamamen farklı bir yörüngede ilerliyor; orada fırtına aktivitesi beklenenin altında seyrediyor.
Atlantik'te Rekor Kıran Geç Oluşum
Isaias, 30 Temmuz 2020'de tropikal bir dalga olarak Atlas Okyanusu'nun ortasında oluşmaya başladı ve kısa sürede kasırga gücüne ulaştı. Ancak bu tarih, Atlas Okyanusu'nda kaydedilen en geç 'I' harfli fırtına olarak tarihe geçti. Normal şartlarda 'I' ile başlayan fırtınalar genellikle Eylül ayında görülürken, Isaias Ağustos başında oluşarak mevsimsel normları alt üst etti. Ulusal Kasırga Merkezi (NHC) verilerine göre, 2020 sezonu toplamda 30 adlandırılmış fırtına ile rekor kırdı ve bunlardan 13'ü kasırga oldu. Isaias da bu yoğun sezonun bir parçasıydı. Fırtına, Karayipler'den başlayarak ABD'nin Doğu Kıyısı'na doğru ilerledi ve Kuzey Carolina'dan New York'a kadar geniş bir alanda etkili oldu. Özellikle 4 Ağustos'ta Kuzey Carolina'ya 1. kategoriden kasırga olarak vurdu ve ardından hızla kuzeye yönelerek New York ve New Jersey'de sellere yol açtı. Isaias, 9 kişinin ölümüne ve milyonlarca kişinin elektriksiz kalmasına neden oldu. Maddi hasar ise milyarlarca doları buldu.
Uzmanlar, Isaias'ın bu kadar geç oluşmasının nedenini La Niña koşullarına ve anormal sıcak deniz suyu sıcaklıklarına bağlıyor. Atlas Okyanusu'ndaki yüzey sıcaklıkları mevsim normallerinin üzerinde seyrederken, atmosferik koşullar da fırtınaların geç oluşmasına rağmen hızla güçlenmesine olanak tanıdı. Colorado State University'den kasırga uzmanı Dr. Phil Klotzbach, 'Bu sezon, olağanüstü sıcak deniz yüzeyi sıcaklıkları ve zayıf rüzgar makası sayesinde rekor sayıda fırtına üretti. Isaias'ın geç oluşu ise Afrika'dan gelen toz bulutlarının etkisiyle ilişkili olabilir,' dedi.
Pasifik'te Sessizlik Hakim
Atlas Okyanusu'ndaki bu hareketliliğin aksine, Pasifik Okyanusu bu yıl beklenenin çok altında bir kasırga aktivitesi gösterdi. Normalde Doğu Pasifik'te sezon 15 Mayıs'ta başlar ve yoğun fırtınalar üretir. Ancak 2020'de Pasifik'te adlandırılmış fırtına sayısı sadece 17'de kaldı ve bunların çoğu zayıf kaldı. Bunun başlıca nedeni, La Niña'nın Pasifik'te soğuk suyu yüzeye çıkarması ve atmosferik dengesizliği azaltması. Meteorologlar, Atlas ve Pasifik arasındaki bu zıt durumun küresel iklim sistemindeki dalgalanmaların bir yansıması olduğunu belirtiyor.
Pasifik'teki düşük aktivite, Asya ve Amerika kıtaları arasındaki hava koridorlarını da etkiledi. Örneğin, Japonya ve Filipinler bu yıl tropikal fırtınalardan nispeten daha az etkilendi. Ancak uzmanlar, Pasifik'teki bu sessizliğin gelecek yıllarda telafi edici bir artışa yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, doğrudan Atlas veya Pasifik kasırga kuşağında yer almasa da, bu tür ekstrem hava olayları küresel iklim sistemini ve dolayısıyla Türkiye'nin bulunduğu Akdeniz havzasını da etkiliyor. Atlas'taki rekor kasırga sezonu, küresel ısınmanın bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Türkiye, Akdeniz'de artan sıcaklık ve kuraklık riskiyle karşı karşıya. Ayrıca, küresel ticaret yolları ve enerji nakil hatları üzerindeki potansiyel kesintiler, Türkiye ekonomisini dolaylı yoldan etkileyebilir. Bu nedenle, Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadele politikalarını güçlendirmesi ve bölgesel işbirliklerini artırması gerekiyor.