Atlantic dergisinin editörü Jeffrey Goldberg, derginin yazarlarından Kaitlyn Tiffany ile yeni kitabı “The Housewives Underground: The Untold Story of the Women Who Made the JFK Assassination Our Most Enduring Mystery” hakkında bir söyleşi gerçekleştirdi. Kitap, 22 Kasım 1963'te Dallas'ta öldürülen Başkan John F. Kennedy suikastını çevreleyen komplo teorilerinin yayılmasında ve kalıcılığında ev kadınlarının oynadığı rolü mercek altına alıyor. Tiffany, bu kadınların nasıl bir araya geldiklerini, ellerindeki sınırlı imkanlarla nasıl bir araştırma ağı oluşturduklarını ve suikastın gizemini canlı tutmak için nasıl çaba sarf ettiklerini anlatıyor.
Kitabın Arka Planı ve Kadınların Rolü
Tiffany'nin kitabı, Kennedy suikastıyla ilgili sayısız kitap ve belgesel arasında farklı bir yerde duruyor. Çünkü bu kez anlatılan hikaye, genellikle erkek egemen komplo teorisyenleri ve araştırmacılar tarafından şekillendirilen anlatının dışında kalan bir kesime odaklanıyor: Ev kadınları. Kitap, bu kadınların nasıl olup da kendi aralarında bir “yeraltı” ağı kurduklarını, bilgi alışverişinde bulunduklarını ve dönemin gazetelerine, yayıncılarına mektuplar yazarak suikastla ilgili soruları canlı tuttuklarını gösteriyor. Bu kadınların çoğu, dönemin toplumsal cinsiyet rolleri nedeniyle ev işleri ve çocuk bakımıyla sınırlı kalırken, Kennedy suikastı onlara entelektüel bir uğraş ve toplumsal bir amaç vermişti.
Suikastın Gizemi ve Komplo Teorileri
Tiffany, kitabında bu kadınların suikastla ilgili olarak ortaya attıkları veya destekledikleri bazı komplo teorilerini de ele alıyor. Bunlar arasında, CIA'in, Mafya'nın, Küba sürgünlerinin veya dönemin Başkan Yardımcısı Lyndon B. Johnson'ın suikastın arkasında olduğu yönündeki iddialar yer alıyor. Kitap, bu teorilerin ne kadarının gerçekçi olduğunu tartışmaktan ziyade, neden bu kadar geniş bir kabul gördüğünü ve özellikle kadınlar arasında neden bu kadar popüler olduğunu anlamaya çalışıyor. Yazar, bu kadınların birçoğunun dönemin resmi anlatısına (Lee Harvey Oswald'ın tek başına hareket ettiği yönündeki Warren Komisyonu raporu) güvenmediklerini ve kendi araştırmalarıyla gerçeği bulmaya çalıştıklarını belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Kennedy suikastı, sadece ABD için değil, tüm dünya için bir dönüm noktasıydı. Soğuk Savaş'ın zirve yaptığı bir dönemde, Küba Füze Krizi'nin hemen ardından gerçekleşen bu suikast, birçok kişi tarafından daha büyük bir komplonun parçası olarak görüldü. Kitap, bu küresel bağlamı da göz önünde bulundurarak, kadınların bu büyük olayı anlama ve anlamlandırma çabalarını ele alıyor. Suikastın ardından ortaya çıkan komplo teorileri, sadece ABD'de değil, dünyanın birçok yerinde yankı buldu ve bu teorilerin yayılmasında o dönemin sınırlı iletişim araçlarına rağmen ev kadınlarının oynadığı rol dikkat çekici.
Türkiye Açısından Değerlendirme
JFK suikastı ve etrafındaki komplo teorileri, Türkiye'de de geniş bir ilgi uyandırmış ve tartışılmıştır. Türkiye'deki birçok kişi, bu suikastın arkasında derin devlet yapılanmalarının olduğuna inanmış ve bu iddialar zamanla Türkiye'deki benzer komplo anlatılarıyla harmanlanmıştır. Kitap, doğrudan Türkiye'yi ilgilendiren bir konu olmasa da, komplo teorilerinin toplumlar üzerindeki etkisi ve kadınların bu tür hareketlerdeki rolü açısından düşündürücü bir örnek sunmaktadır. Türkiye'de de özellikle sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla birlikte komplo teorilerinin daha hızlı yayıldığı ve farklı kesimler tarafından benimsendiği görülmektedir. Bu kitap, bu tür anlatıların nasıl oluştuğu ve neden bu kadar kalıcı olduğu konusunda evrensel bir perspektif sunmaktadır.