ABD Savunma Bakanlığı'nın (Pentagon), Kongre'nin Ukrayna'ya yönelik onayladığı 400 milyon dolarlık askeri yardımı, Başkan Donald Trump'ın görev süresinin bitiminden sonraki döneme, 2029 mali yılına kadar harcamayı tamamlamayı planlamadığı bildirildi. Bu karar, Kiev yönetiminin Rusya'nın füze saldırılarına karşı koymak için ihtiyaç duyduğu silahların kritik derecede azaldığı bir dönemde geldi. Konuya yakın kaynaklar, Pentagon yetkililerinin Kongre üyelerine bu planı ilettiğini aktardı. Karar, ABD'nin Ukrayna'ya verdiği desteğin sürekliliği ve kapsamı konusunda soru işaretlerini beraberinde getirIRken, Başkan Trump'ın seçim dönemindeki Ukrayna politikalarına ilişkin belirsizlikleri de yeniden gündeme taşıdı.
Pentagon'un planı ve Kongre'nin onayı
ABD Kongresi, geçtiğimiz aylarda Ukrayna'ya yönelik güvenlik yardımı kapsamında 400 milyon dolarlık bir kaynağı onaylamıştı. Bu kaynağın, Ukrayna'nın savunma ihtiyaçları için kullanılması öngörülüyordu. Ancak Pentagon'un bu fonu Trump yönetiminin sona ermesinin ardından, 2029 mali yılına kadar harcamayı planlamadığı ortaya çıktı. Bu durum, yardımın gecikmesi anlamına gelirken, Ukrayna'nın acil ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kalabileceği yorumlarına neden oldu. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, Ukrayna'nın savunmasına verilen desteğin süreceği vurgulanırken, ancak fonların dağıtımının ‘stratejik bir planlama' gerektirdiği belirtildi. Kongre'den bazı üyeler ise bu ertelemenin Ukrayna'nın sahada dezavantajlı duruma düşmesine yol açabileceğini savunarak, Pentagon'un kararını eleştirdi.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, daha önce yaptığı açıklamalarda, ülkesinin hava savunma sistemlerine ve mühimmata olan ihtiyacının acil olduğunu defalarca dile getirmişti. Özellikle Rusya'nın son dönemde artırdığı füze ve insansız hava aracı saldırıları karşısında Ukrayna'nın elindeki stokların tükenmek üzere olduğu uyarıları yapılıyor. Pentagon'un bu planı, aynı zamanda ABD'nin müttefikleri arasında da endişe yarattı. NATO üyeleri, Ukrayna'ya yapılan yardımların kesintiye uğraması durumunda Rusya'nın elinin güçleneceğinden endişe ediyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Karar, yalnızca Ukrayna'nın savunma kapasitesini etkilemekle kalmıyor; aynı zamanda Avrupa'nın güvenlik mimarisini de doğrudan ilgilendiriyor. Uzmanlar, ABD'nin Ukrayna'ya desteğini azaltması veya geciktirmesi halinde, Avrupa ülkelerinin üzerindeki yükün artacağını ve Rusya'nın daha saldırgan bir tutum sergileyebileceğini belirtiyor. Ayrıca, bu durumun Ukrayna ile Rusya arasında olası bir barış müzakelerini de olumsuz etkileyebileceği ifade ediliyor. Zira Kiev'in eli zayıflarken, Moskova'nın pozisyonu güçlenebilir. Öte yandan, ABD'de başkanlık seçimleri yaklaşırken, Trump yönetiminin bu tutumunun seçim hesaplarıyla bağlantılı olabileceği yorumları yapılıyor. Başkan Trump'ın Ukrayna'ya yönelik eleştirel tavrı biliniyor; bu nedenle fonun ertelenmesinin, yönetimin Ukrayna'ya verdiği desteği azaltma yönündeki politikasının bir parçası olabileceği değerlendiriliyor.
Pentagon'un bu kararı, aynı zamanda uluslararası toplumda ABD'nin güvenilirliği konusunda soru işaretleri yaratabilir. Ukrayna'nın batılı müttefikleri, ABD'nin taahhütlerini yerine getirmesini bekliyor. Ancak bu tür ertelemeler, ittifak dayanışmasına zarar verebileceği gibi, Rusya'ya da “Batı'nın yorulduğu” mesajı verebilir. Analistler, ABD'nin uzun vadeli taahhütlerini yerine getirmesinin önemine dikkat çekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Ukrayna'daki savaşın en başından bu yana dengeli bir politika izleyerek hem Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne destek vermiş hem de Rusya ile diyalog kanallarını açık tutmuştur. ABD'nin Ukrayna'ya yönelik askeri yardımı ertelemesi, savaşın seyrini etkileyebilir. Bu durum, Karadeniz'deki güvenlik dengelerini ve bölgesel istikrarı doğrudan ilgilendirdiği için Türkiye açısından yakından takip edilmektedir. Türkiye, montrö Boğazlar Sözleşmesi çerçevesinde savaşın bölgeye yayılmasını önlemeye çalışırken, ABD'nin bu adımı Ukrayna'nın savunma kapasitesini zayıflatabilir; bu da Türkiye'nin arabuluculuk çabalarını zorlaştırabilir. Ayrıca, ABD'nin bu kararı, NATO içinde müttefikler arasında güven bunalımına yol açabilir; Türkiye'nin ittifak içindeki konumunu ve savunma işbirliklerini etkileyebilir. Bölgesel istikrarın sağlanması ve savaşın sona erdirilmesi için Türkiye'nin diplomatik girişimlerinin önemi artarak devam etmektedir.