CBRE'nin yeni araştırması, Asya-Pasifik bölgesindeki şirketlerin yapay zeka (AI) kullanımının ofis alanı ihtiyaçları üzerindeki etkisi konusunda bölündüğünü gösteriyor. Ankete katılan şirketlerin yaklaşık beşte biri (yüzde 18) yapay zekanın daha geniş çapta benimsenmesinin gayrimenkul ihtiyaçlarını azaltacağına inanıyor. Katılımcıların yarısından fazlası (yüzde 56) ise yapay zekanın ofis alanı talebi üzerinde ya hiç etkisi olmayacağı ya da etkisinin belirsiz olduğu görüşünde. Geri kalan yüzde 26 ise yapay zekanın ofis alanı ihtiyacını artıracağını düşünüyor.
Yapay zeka ve ofis talebi: Belirsizlik hakim
CBRE'nin raporu, bölgedeki 500'den fazla şirket yöneticisiyle yapılan anket verilerine dayanıyor. Şirketlerin yapay zeka yatırımları hızla artarken, bu teknolojinin fiziksel ofis ihtiyacını nasıl etkileyeceği konusunda net bir uzlaşı yok. Bazı uzmanlar, yapay zekanın rutin görevleri otomatikleştirerek daha az ofis alanına ihtiyaç duyulacağını savunurken, diğerleri yapay zekanın yeni iş kolları yaratacağını ve ofis talebini artırabileceğini belirtiyor.
CBRE Asya-Pasifik Araştırma Direktörü Ada Choi, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Yapay zeka, ofis kullanımını dönüştürme potansiyeline sahip ancak etkisi sektöre ve şirketin dijital olgunluğuna göre farklılık gösterecek. Şu an için belirsizlik hakim" dedi. Choi, hibrit çalışma modellerinin yaygınlaşmasının da ofis alanı talebini etkileyen bir diğer faktör olduğunu vurguladı.
Rapora göre, yapay zekayı iş süreçlerine entegre eden şirketlerin ofis ihtiyaçları konusunda daha kararsız olduğu görülüyor. Yapay zeka kullanımının ofis alanını azaltacağını düşünenlerin oranı, yapay zekayı henüz kullanmayan şirketlerde daha yüksek. Bu da teknolojinin potansiyel etkisinin henüz tam olarak deneyimlenmediğini gösteriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Asya-Pasifik, küresel ofis gayrimenkul piyasasının önemli bir bölümünü oluşturuyor. Singapur, Hong Kong, Tokyo, Sidney ve Şanghay gibi finans ve teknoloji merkezlerinde ofis kiraları ve doluluk oranları, bölge ekonomileri için kritik bir gösterge. Pandemi sonrası uzaktan ve hibrit çalışmanın kalıcı hale gelmesiyle birçok şirket ofis alanlarını küçültme yoluna gitti. Şimdi yapay zeka faktörü, bu dönüşümün seyrini belirsizleştiriyor.
Küresel danışmanlık şirketi McKinsey'in geçen yıl yayımladığı bir rapora göre, yapay zeka otomasyonu 2030'a kadar dünya genelinde 375 milyon çalışanın işlerini etkileyebilir. Bu durum, ofis alanı talebinin geleceği konusunda farklı senaryoları gündeme getiriyor. Eğer yapay zeka ofis işlerini azaltırsa, şirketler daha az metrekareye ihtiyaç duyabilir. Ancak yapay zeka yeni uzmanlık alanları yaratırsa, ofis talebi artabilir.
CBRE raporu, yapay zekanın ofis alanı üzerindeki etkisinin sektörel farklılıklar göstereceğini ortaya koyuyor. Finans, hukuk ve danışmanlık gibi yoğun ofis kullanımı olan sektörlerde yapay zekanın daha fazla alan tasarrufu sağlayabileceği, yaratıcı endüstriler ve teknoloji şirketlerinde ise ofis ihtiyacının artabileceği belirtiliyor. Ayrıca, şirketlerin yapay zeka yatırımlarını artırmasıyla birlikte veri merkezleri ve teknik altyapı ihtiyacının ofis alanından farklı bir gayrimenkul talebi yaratacağı ifade ediliyor.
Uzmanlar, yapay zekanın ofis piyasası üzerindeki net etkisinin önümüzdeki 5-10 yıl içinde daha iyi anlaşılacağını söylüyor. Kısa vadede şirketlerin temkinli bir yaklaşım sergileyerek mevcut ofis alanlarını koruma eğiliminde olduğu gözlemleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Asya-Pasifik'teki bu belirsizlik, Türkiye'deki ofis gayrimenkul piyasası için de ders niteliğinde. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerde ofis talebi, pandemi sonrası hibrit çalışma modeliyle zaten dalgalı bir seyir izliyor. Yapay zeka kullanımının Türkiye'de henüz sınırlı olması, kısa vadede ofis alanı üzerinde belirgin bir baskı yaratmayabilir. Ancak küresel teknoloji şirketlerinin yatırımları ve yerli girişimlerin yapay zeka adaptasyonu arttıkça, önümüzdeki yıllarda Türk şirketleri de benzer bir ikilemle karşılaşabilir. Özellikle finans ve çağrı merkezi sektörlerinde otomasyonun ofis ihtiyacını azaltma potansiyeli bulunuyor. Bu nedenle Türkiye'deki gayrimenkul yatırımcıları ve şirketler, yapay zeka trendini yakından izlemeli ve esnek ofis çözümlerine yönelmelidir.