Almanya'nın doğusundaki Erfurt kentinde düzenlenen aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin kongresi, yaklaşık 20 bin kişinin katıldığı kitlesel protestolarla karşılandı. Polis, otoyol ve kente açılan birçok ana yolu trafiğe kapatırken, göstericiler şehir merkezine doğru ilerledi. AfD'nin Thüringen eyalet teşkilatının düzenlediği kongreye, partinin federal eş başkanları Tino Chrupalla ve Alice Weidel de katıldı. Parti içi tartışmaların ve aşırı sağcı söylemlerin gölgesinde geçen kongrede, eyalet seçimleri öncesinde stratejiler belirlenmeye çalışıldı.
Protestoların arka planı ve AfD'nin yükselişi
AfD, özellikle doğu Almanya'da son yıllarda artan bir destekle karşılaşıyor. Parti, göçmen karşıtı ve Avrupa Birliği'ne eleştirel söylemleriyle biliniyor. Thüringen'de yapılan son anketlerde AfD'nin oy oranının yüzde 30'a yaklaştığı belirtiliyor. Bu durum, eyalette Eylül 2024'te yapılması planlanan seçimler öncesinde partinin etkisini artırabileceği endişelerini beraberinde getiriyor. Kongrenin yapıldığı Erfurt'ta, sivil toplum örgütleri ve sol partiler tarafından düzenlenen protestolara çevre illerden de katılım oldu. Polis, güvenlik önlemleri kapsamında helikopter ve su tazyikli araçlar da görevlendirdi.
AfD içinde ise son dönemde yaşanan görüş ayrılıkları dikkat çekiyor. Partinin ılımlı kanadı ile aşırı sağcı 'Kanat' (Der Flügel) grubu arasındaki gerilim, Thüringen eyalet başkanı Björn Höcke'nin etkisiyle daha da belirginleşiyor. Höcke, daha önce yaptığı Nazi dönemine övgü olarak yorumlanan ifadeler nedeniyle Anayasayı Koruma Teşkilatı'nın (Verfassungsschutz) takibinde. Kongrede Höcke'nin söyleminin ağır basması, protestoların şiddetlenmesine neden oldu.
Bölgesel ve ulusal boyut
AfD'nin doğu Almanya'daki yükselişi, Almanya genelinde de siyasi dengeleri etkiliyor. Federal hükümette koalisyon ortağı olan Yeşiller, SPD ve FDP, AfD'ye karşı ortak bir tavır sergilerken, Hristiyan Birlik Partileri (CDU/CSU) ise daha temkinli bir yaklaşım izliyor. Avrupa genelinde aşırı sağın yükselişi, Fransa, İtalya ve Avusturya gibi ülkelerde de benzer eğilimler gösteriyor. Almanya'nın doğusunda AfD'nin güçlenmesi, bölgenin ekonomik olarak batıya göre daha az gelişmiş olması ve göçmen karşıtlığının artmasıyla ilişkilendiriliyor. Protestoların uluslararası yansımaları da oldu; Avrupa basını, AfD'nin Almanya'da ana akım haline gelme potansiyelini sorgulayan haberler yayımladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AfD'nin yükselişi, Türkiye kökenli vatandaşların da yaşadığı Almanya'da göçmen karşıtı söylemlerin güçlenmesi anlamına geliyor. Partinin İslam karşıtı ve Türkiye karşıtı tutumu, özellikle Almanya'daki Türk toplumu için bir tehdit olarak görülüyor. Ekonomik ve diplomatik ilişkilerin yoğun olduğu iki ülke arasında, AfD'nin etkisinin artması, Almanya'nın göç ve dış politika alanında daha katı bir çizgiye yönelmesine yol açabilir. Bu durum, Türkiye-Almanya ilişkilerinde gerilim yaratma potansiyeli taşırken, AB içinde Türkiye ile ilişkilerde de olumsuz bir faktör olarak değerlendirilebilir.